Showing posts with label düşmek. Show all posts
Showing posts with label düşmek. Show all posts

Sunday, 31 January 2016

Her Çıkışın Bir De...

Düşüşü vardır.

Kızlarla akşam konuşuyoruz.. Konu bir yerlerden düşme hikayelerimize geldi :)

Sanırım herkesin hayatında mutlaka hiç unutamadığı, çok utandığı bir yere yapışma hikayesi vardır ^_^




Benimki Ankara'da geçiyor...

Annemle Kızılay'da geziyoruz... Kızılay yeraltı pasajlarıyla meşhur.. İşte o pasajlara da genelde ince basamaklı döner merdivenlerle iniliyor...

Pasaja adımımızı atmamızla ben boşluğa basarak düşmeye başladım.

Düşmeye başladım diyorum çünkü bu bir an değil, uzun bir süreç :)

Lambur lumbur yuvarlanıyorum...

Duramıyorum :)

Şerefsiz merdivenler de bir türlü bitmiyor...

Annem de yazık, bu süreçte yanımda olmak istiyor, beni bir şekilde hayatta tutma çabalarında...

Ben düşüyorum, o peşimden koşuyor...

Önce ayağını uzatıyor durdurabilmek için beni.

Yok.

Sonra elindeki çantasını uzatıyor, tutunacak bir dal olsun diye..

I-ııh.

Zemin kata ulaşana dek, aheste aheste yuvarlandım... Merdivenin basamakları bitince benim düşüşüm de bitti doğal olarak :)

Tabii ki o olaydan sonra defalarca düştüm kalktım ama o zamanlar lisede miyim neyim, çok utandığımı hatırlıyorum...

Yine de bu duruma gülmeme engel olamadı elbette utanç duygusu. Çünkü ben düşmelere inanılmaz gülüyorum! Kendim de olsa, başkası da olsa kopuyorum her defasında...

Bu konuyla alakalı unutamadığım bir diğer anımı da paylaşayım;

İzmir Konak metro girişinde 20li yaşlarında bir çift elele merdivenlerden inmeye başladı. Ben de arkalarındayım...

Kız aynı benim gibi durdurulamaz bir düşüşe geçti :) Sevgilisinin elinden kurtulmuş dan dun iniyor aşağı...

Kızcağız merdivenlerden yuvarlanırken sevgilisinin verdiği tepkiyi hala unutmam:

"Aşkım n'apıyosun???"

^____^

Var mı sizin de böyle asla unutamadığınız, en olmadık yerde yuvarlanmalarınız?