Monday, 29 March 2010

Spring in İstanbul...

...is apparently a big fat lie, this year. It's raining, again. And again. Gosh.

nora

Friday Night Visit by Hesi & Lore

  Klon çiftimiz Hesi & Lore cici evimize geldiler Cuma akşamı... Nasıl özlediysek, doğru dürüst fotoğraf bile çekmemişiz =) Non-stop çene çaldık :D Tabii ki, evdeki canavarlardan fırsat buldukça =)

Sırtımda MuMuK Efendi lak lak yapıyorum... Peki Mumuk ne yapıyor pardon??? Bu nasıl bir poz böyle yahu?
Bir de ev hediyesi getirmişler dünya datlıları... Süper tasarım fincanlarımız oldu oleyyy !!! Hemen patlattım karamelli kahveleri ben de =)
Gecenin körüne doğru herkesin pili bitmişken... =)

Ahhhh ahhh klon çiftimiz İstanbul'un bir ucuna taşınıyo, biz de diğer ucuna taşındık zaten... *sniff* 
Ortada bir yerlerde buluşmak lazım artık :D
--------------------------------------------------------------
Bu arada, İzmir'li bloggerlar zırt pırt buluşuyo... Nisan ayında İstanbul'a gelecekler de var sanki... Ekip toplansın, şöyle bir kıskandıralım İzmir'i diyorum artık ben !!!

peace.

nora

Sunday, 21 March 2010

Can U Fall In Love With A Chair?

I definitely did when we visited the magnificent apartment of our dear friends Deniz & Zan. 

 I wanna marry one of those chairs.

Yes, I do.

peace.

nora

Saturday, 20 March 2010

Sunday, 14 March 2010

Yuva arıyoruz. edit: Yuvasına kavuştu !



Sevgili fotografpenceremden aracılığıyla haberim oldu. Bu dünya tatlısı bebeğin sahibi olmak ister misiniz?

Sokakta hayatta kalabilecek bir yapıda değil kendisi... Çok da minikmiş zaten..

Karma aşısı yapılmış..

Şu an veterinerde kalıyor :/

En kısa zamanda yuva bulmamız gerek :(

Evde 2 tane kudurukla yaşayan birisi olarak, bu sevimli yaratıkların verdiği sevgiyi sizin de tecrübe etmenizi isterim.

Bebeğinizi, İstanbul içinde herhangi bir yere fotografpenceresinden ve eşi, elleriyle teslim edecekler...

Ayrıntılı bilgi için fotografpenceremden 'nin bloguna uğrayıp kendisi ile hemen irtibata geçebilirsiniz...

Benim gibi evcil hayvan konusunda kontenjanınızı doldurduysanız, lütfen en azından etrafınıza haber verin ya da blogunuz aracılığıyla duyurun...

peace.

nora.

Wednesday, 10 March 2010

New Apartment. (pic-heavy)


Alınacaklar ve yapılacaklar listesi hala çok uzun.

Siz bir de duvarlarımıza Akn'la beraber yapacağımız tabloları asınca görün. =)

Ama sanırım ondan önce şu kornişleri taktırsak fena olmaz =)

Neyse...

There you go:

Mutfak tezgahındaki döküntüler bugün itibariyle toplanmıştır, bilginize :)


MMQ efendi bizden çok çıkarıyor keyfini manzaranın =) ( düşük cümlelerin efendisi )

Beyfendi evin heryerine sürtündü ki Cappy veterinerden dönünce yabancılamasın :P

Bizim kudurukların yeni su içme mekanı.

Kemirilecek yeni zımbırtılarla süsledim evimi...


Tahtımı hatırlamışsınızdır ?


Bu cam tezgahın kavgası var evde :D Bakınız:


İşte böyle.

Daha iyisi sizlerin olsun diyor ve bir süre dinlenmeye çekiliyorum...

peace.

nora.

I am back.

Bugün Ferulago'cuğum sormuş; "Neden yoksun?" diye.

Hemen özet geçeyim.

Taşındık. (sonunda!)

Fena yorulduk. ( Yes we did. )

İnternetimizin bağlanması oldukça zaman aldı. (thanx to TTNET)

Spora başladım. ( halt ettim )

Belimdeki diskleri kaydırmayı başardım. ( that's the way I roll )

Ankara'ya doktora gittik. (İstanbul'da doktor yok muydu? Vardı. 2042'ye gün verirler diye yemedi gitmek.)

Ciddi bir şeyim yokmuş, yatcakmışım, dinlencekmişim, zorlamayacakmışım.

Neyse, sonuç olarak efsane geri döndü, gönül tostları.

Cici evimizle ilgili bir post hazırlama vakti artık.

Az sonra...

nora.

Thursday, 11 February 2010

Fingerscrossed for Cappy.



Tek gözlü canavarım bugün kısırlaştırma ameliyatı oldu :/

Ameliyat çok iyi geçmiş, hiç bir problem yok.


Akşam görmeye gittiğimizde kızgındı bize Cappy, küsmüştü resmen.

İçimiz parçalandı tabii ki, ama başka çaremiz de yoktu :(

1 haftaya yakın veterinerde kalacak. Sonra da direk yeni eve getiricez.

Travma üstüne travma hayvana.


Şu an büyük ihtimalle onu terk ettiğimizi düşünüyo. Cız ediyo içimde bişiler.

Kızıma özel post oldu bu da. İyi oldu.

MuMuK'un ameliyatı çok daha kolaydı, aynı gün taburcu olmuştu.

Kadın olmak hep mi zor ya?

 
peace.

nora.

Beni ancak şato paklar !


YUP!
Aylardır ha bugün ha yarın derken, şaka maka bu sefer taşınıyoruz !
Eski evimize hırsız girdiği günden beri sayıklıyodum "gitcem ben!" diye...
Baya zaman geçti üstünden ama iyi oldu, evren biz ev ararken, bize şato uygun gördü. Oh yeah. 
Bundan böyle Nora şaşaalı bir sitenin sakini olarak karşınızda olacak :P Mübalağa ftw !!!
Yau en azından site sakini olacak deyivereyim ben size... Her gün eve dönerken "ulan bugün yine biz yokken ziyarete gelmişler midir? Kedülerime bişi olmuş mudur?" diye kafayı çizmek yok !!!
Neyse, bugün kociyle gittik temizlik yaptık eşekler gibi, pek cici oldu yeni mekan... Bu haftasonu da eşyaları attık mı, tamamdır.
Bu arada tabiki eski evimizde koliler arasında yaşıyoruz... Bizim kuduruklarınsa bu taşınma işinden pek hoşlandıklarını söyleyemeyeceğim :/


Kolilerle iyi anlaşıyorlar ama yeni eve çabuk alışabilecekler mi dersiniz?

peace.

nora.

Wanna be Hesionized??

Tamam.

Yüzsüzlüğün alemi yok.

Hesişkom beni paso ihya ediyor zaten en güzel tasarımlarıyla.

Bu çekilişe katılmicam ofkors. 

Ama dünya tatlısı arkadaşım bu güzellikleri saçarsa ben de burdan -sağır sultan bile duysun deyyüüü- yazarım, di mi? Çok pis yazarım.

Bol şans diliyorum herkese...



NOT: Bu arada Nescim de süper post yazmış bu konuyla ilgili, görülesi, okunası.

peace.

nora

Tuesday, 2 February 2010

I heart IKEA

Normalde her yaptığım alışverişi buraya yazan bir insan değilim; blogun olayı alışveriş değil.

Ama bu sabah o kadar mutluyum ki, yazmazsam çatlarım.

Uzun zamandır her İkea'ya gidişimde göz pınarlarımda yaşlarla "oha ya bu ne araba mı alıyoz?" dediğim ama içten içe aşık olduğum koltuğun SADECE bugüne özel Ümraniye'deki mağazada çılgın bir indirimde olduğunu görünce dün websitesinden, resmen tırnak bırakmadım parmaklarımda :D

Bu sabah kalktım, 10 gibi Ikea'daydım. (beni tanıyanlar normalde 10 gibi hiçbir yerde olamayacağımı bilirler) Hemen çıktım koltuk katına, stokta 1 tane göründüğünü söylediler :S Resmen koşarak indim depoya, hemen atladım son kalanın üstüne kimseler kapmasın diye. Deskteki arkadaşa rica ettim, "şu 2 sn burda dursun benim acilen Ikea Aile Kart almam lazım" şeklinde =)

İşin ucunda %5 indirim var ilk alışverişte =) Gittim karta başvurdum; bir de 250 üstü alışverişte %10 artı puan varmış =) Biraz daha zorlasam bedavaya alıcaktım koltuğu :D Zaten baksanıza bugüne özel indirime :


Canım Ikea'm böyle vırttı zırttı, %5 ordan %10 burdan dedikçe nasıl mutlu oldum anlatamam :D Bir de Ikea Aile kartıyla birlikte herhangi bir Akbank kredi kartından alırsanız 12 taksit yapıyolar :O  ayda 20 TL'ye geldi bana resmen :S

Çıldırcam ya mutluluktan :D

Sonuç olarak ikea.com.tr 'deki fırsat sayfasını takip edin derim.

Mutluluğun sırrı ordaymış.

Cheers.

nora

Sunday, 31 January 2010

Stuff I can't live without !

Sevgili Ayşegül'ün Pathological Picture Taker adlı blogunda yayınladığı "The Şeyler" adlı mini projesine sonunda fotoğraf gönderebildim =) Bence çok cici bir proje olmuş, basit ve anlamlı. Yanımdan ayırmadığım "şeyler"i kolilerin arasında bulmam zor oldu gerçi, evin durumu malum.

Cappy hanım da kendisini yanımdan ayırmamam gerektiğini eşyaların arasına süzülerek hatırlattı =)

Wednesday, 27 January 2010

Markafoni kapıyı kaç kere çalar?

Bu gidişle daha çooook çalacağa benzer a dostlar!
diyerek bir "olacak o kadar" esintisi yaratayım üstünüzde =)


"Uuuu beybi hediye vaaaarrr.... Umarım yiyecek bişidir !"

"OlamaaaaaaaAAAAAAZZZZZZZ!!!!! Kendine YİNE çanta almıııışşşşşşşşşŞŞŞŞ!!!!!!!"



Neyse ki bu travmayı da çabuk atlattılar bizim çocuklar... Markafoni'den geçenlerde blog dünyası olarak sömürdüğümüz kaset çantalarından benimki bugün geldi =)

Sizinkiler de geldi mi kızlar???

cheers.

nora.

New apartment + my kids.

I'm kinda busy nowadays.

With trying to move to our new apartment.

Eventually, we will. For now there are some works to be done first.

Here's a little sneek peak:


It's kinda stupid to change your house in the middle of winter but we couldn't resist ^_^

--------------------------------------

Oh by the way, today I realized how fast my babies growing up ! Take a look at this:


Almost 4 months ago I found Cappy walking on a very busy street, almost starving, searching for food. The first pic is the first photo of her first day at home. She was looking like a newborn with her very tiny little body but she was actually 2 months old.  Next one is taken today. She's growing up so healthy and cheerful that I'm amazed. My one-eyed little monster. So cute.

Let's take a look at MouMouQue as well;

When he was like 1 and a half month old...
When I first met MMQ in front of my apartment building, almost freezing to death, he was only around 10 days old and had an infection in both of his eyes. We had to bottle-feed him for a while and make sure that he had his medication right on time. It was challenging but we won. He's a very healthy boy right now, and a very naughty one !



And how he looks now, 1 and a half years old  ^_^

Well you've seen my kids, how about yours? Tell me about them !!!

peace.

nora.

Sunday, 17 January 2010

Mission accomplished.


OMG ne gündü yahu....

Sabah ev sahibi trafiği.

Evi tut.

Beşiktaş'ta Akn'ın teyzesiyle ayaküstü buluşma, kahvelemece.

Üsküdar'a git.

Berk'le buluş.

Beylerbeyine geç.

Hesişkomla ve Lorecuğuyla buluş (yuppi!)

Ödev için fotoları çek. (ben anladım, bana en sevdiğim şeyi bile ödev olarak vermiceksin, eziyet oldu resmen)

Hesişkoları da zorla bize getirt.

MuMuK ve Cappy'ye şaklabanlık yaptırt ki misafirlerimiz onları daha çok sevsin :D

Gece olunca otur bilgisayara fotoları editlemeye çalış. ( ödev olunca ondan da kaytarmaya çalış )

Önemli haberleri tweetle/bloga gir.

Benim kadar tembel bi insanın kaldırabileceği şeyler değil bunlar... Yarın sabah da fotoları teslim etmeye gidicem ühhühhh :/

--------------------------------

Bu arada Beykoz, Kuzguncuk gibi alternatifler ne kadar çekici olsa da, bu tembek bünye ancak Beylerbeyi'ne kadar uzanabildi. ( Rabbim beylerbeyi didi )

Eh son güne bırakınca, mecburen bu havada çektim fotoları... Yine de beklediğimden iyi çıktı sonuçlar...

Herkese önerileri için çok teşekkür ediyorum, ve beğenirseniz benim favori fotolarımı poh poh perisi , uğur , banyosuyu, Hande, jolomtukuru, Ayşegül, Merope, dstyle  ve tabiki bugün her türlü motivasyon, teknik, lojistik vs. yardımlarıyla beni ihya eden Hesionka ve Loreathan; SİZLERE HEDİYE EDİYORUUUMMMM !!!!

Beğenmezseniz de başka fotolar çekip onları hediye ederim, bundan kurtuluş yok, bence direk teşekkür edip kurtulun :D

İşte çektiklerim arasından en beğendiklerim :



Azıcık sıkıcı fotolar biliyorum ama işte bana ödev veren de kabahat ^_^

Yemek yediğim balık restoranındaki akvaryumdan müthiş balık fotoları çektim ama onları daha sonra ayrı bir postta giricim =)

Cheers.

nora

Wednesday, 13 January 2010

Ödev.

Finallerim bitmek üzere. Yarın son sınavıma giricem... Fotoğraf dersinin ödevi kalıyor bi tek... Hala çekmedim fotoğrafları. Elim gitmiyo resmen makineye hocanın verdiği süper yaratıcı konudan sonra: "Boğaz Semtleri" ... En azından Yaşlı amca + sokak çocuğu + güvercin şeytan üçgenini istemedi.. Buna da şükür...

Neyse.
Bana önerebileceğiniz Boğaz Semti hangisi acaba?
Gün batımının büyülü olduğu bir semt istiyorum... Kendine özgü bir kaç özelliği de olsa hiç fena olmaz hani...

Yardım lütfen !

nora