Hani fark etmemişsinizdir belki diye fotoğrafını koyayım dedim... Yine yağmur yine yağmur... Yemin ediyorum içim karardı. Gri bir sabaha (öğlene diyelim) uyandığımda kimse benden gülücükler saçmamı beklemesin lütfen. Meymenetsizin tekiyim bu sıralar...
Halbuki geçen gün ne kadar temiz bir gökyüzü vardı. Şu fotoğrafı çekecek kadar pürüzsüzdü hem de...
Sabaha karşı şu görüntüye teleskopla bakmak cidden artistliğini yapabileceğim bir konu, kimse kusura bakmasın. =)
Baksanıza gençler bile bunalmış, atmışlar kendilerini balkona...
Neyse ki, tüm bu can sıkıntısının arasında beni heyecanlandıran bir şey var =) Sanırım geçen seneydi; Uçurtma Avcısı'nı inanılmaz beğenmiştim ve best-seller'larla ilgili tüm önyargım suratımda patlamıştı. Aynı yazarın Bin Muhteşem Güneş adlı eserini de geçenlerde aldım ve dün gece başladım kitaba. Resmen bitecek diye korkuyorum, yavaş yavaş okuyorum, ama ne mümkün !
Ve geçen hafta Alice Hanımlar ziyarete geldiler... Evdeki nüfus 2 kedi +1 köpek olunca bana da bir haller oldu tabii ^_^ Keşke Alice MMQ efendiye bu kadar havlamasaydı, bizimki de o kadar tısslamasaydı, bütün dünya buna inansaydı, hayat bayram olsaydı falan. You got the idea.
Ne kadar masum değil mi? Aslında burda tasmasını çıkarmaya uğraşıyor zilli...
Kız da normal ölçülerde korktu Alice'ten ama Mumuk gibi çıldırmadı...
Neyse ki Alice hanım da evine kavuştu da bir oh çekti bizimkiler.
Bizim delikanlı da eski havasına kavuştu tabii...
Big brother's watching you !
------------------------------------------------
Sanırım bu havada bloga yeni yazı girmek dışında yapılacak en mantıklı şey, en yakın alışveriş merkezine gidip sinemaya atmak olacak kendimizi...
Film önerisi olan var mı???
Cheers.
nora








