Monday, 7 June 2010

Ortaya Karışık.

Hani fark etmemişsinizdir belki diye fotoğrafını koyayım dedim... Yine yağmur yine yağmur... Yemin ediyorum içim karardı. Gri bir sabaha (öğlene diyelim) uyandığımda kimse benden gülücükler saçmamı beklemesin lütfen. Meymenetsizin tekiyim bu sıralar...
Halbuki geçen gün ne kadar temiz bir gökyüzü vardı. Şu fotoğrafı çekecek kadar pürüzsüzdü hem de...

Sabaha karşı şu görüntüye teleskopla bakmak cidden artistliğini yapabileceğim bir konu, kimse kusura bakmasın. =) 
Baksanıza gençler bile bunalmış, atmışlar kendilerini balkona...
Neyse ki, tüm bu can sıkıntısının arasında beni heyecanlandıran bir şey var =) Sanırım geçen seneydi; Uçurtma Avcısı'nı inanılmaz beğenmiştim ve best-seller'larla ilgili tüm önyargım suratımda patlamıştı. Aynı yazarın Bin Muhteşem Güneş adlı eserini de geçenlerde aldım ve dün gece başladım kitaba. Resmen bitecek diye korkuyorum, yavaş yavaş okuyorum, ama ne mümkün !
Ve geçen hafta Alice Hanımlar ziyarete geldiler... Evdeki nüfus 2 kedi +1 köpek olunca bana da bir haller oldu tabii ^_^ Keşke Alice MMQ efendiye bu kadar havlamasaydı, bizimki de o kadar tısslamasaydı, bütün dünya buna inansaydı, hayat bayram olsaydı falan. You got the idea.
Ne kadar masum değil mi? Aslında burda tasmasını çıkarmaya uğraşıyor zilli...

 Kız da normal ölçülerde korktu Alice'ten ama Mumuk gibi çıldırmadı...

Neyse ki Alice hanım da evine kavuştu da bir oh çekti bizimkiler.

Bizim delikanlı da eski havasına kavuştu tabii...
Big brother's watching you !
------------------------------------------------


Sanırım bu havada bloga yeni yazı girmek dışında yapılacak en mantıklı şey, en yakın alışveriş merkezine gidip sinemaya atmak olacak kendimizi... 

Film önerisi olan var mı???

Cheers.

nora

Tuesday, 1 June 2010

MMQ and Cappy in action / Ortaya karışık.


MMQ & Cappy in action. from nora jartan on Vimeo.

Windows 7'deki yeni movie maker'ı çözme çabalarım... Ortaya karışık bir video oldu... Bizim kudurukların sıradan halleri...

Paws.

nora

Last weekend.

İçinde bulunduğumuz hafta bitmeden bir öncekinin sonunu yazayım.

Cumartesi gecesi Eurovision'u beraber izlemek için Hesi ve Lore ile bir araya geldik (zaten bizim sosyalleşmekten anladığımız klon çiftimizle buluşma oluyor mihmih ) Sıra onlardaydı, bize geldiler. Zaten kuduruk çocuklarımı da özlemişlerdi, isabet oldu =)

Örovizyon Twitter Spam Ekibi iş başında... ÖTSE ! Bütün gece öttük cidden... =)

Fazla ahkam kesmeyeceğim; her zaman "örovizyon asla müzikle ilgili değildir!" diye dolanırdım ancak bu yıl cidden de yarışmanın siyasi boyutunu geride bıraktı Lena'nın şarkısı.. Ne yalan söyleyeyim, ben de bir oy attım kendisine.. 

Bu arada Lore ilk geldiğinde Akn'a "Biz de WoW oynarız di mi aaağğbbbiii... onlar izlesin...." demişti... Akn da "Tabii aağğğbbiii, napcaz erovizyon falan..." şeklinde yanıt vermişti ama gece boyunca kalkmadılar TV'nin başından =)

----------------------------------------------------

Ertesi gün ise yine buluştuk ama bu sefer GalataModa'ya gitmek için... Akn sattı tabii ki, gelmedi.. Hesi'yle ben iştirak ettik, Lore da cici fotolarımızı çekti !!!

Bu arada Galata Moda haftası diye bangır bangır inleyince ortalık ben fuar gibi dev bir organizasyon bekliyordum dolayısıyla gittiğimizde minicik bir alanda, çok sayıda olmayan standları görünce biraz hayal kırıklığına uğradım... Zaten son gün gittiğimiz için pek bir şey de kalmamıştı.. Adam akıllı ilgimi çeken tek marka Kiki Design (umarım adını doğru hatırlıyorumdur) oldu. Hesiş çok cici bir kemer kaptı ordan...

Lore da peşimizde foto makinesiyle takılınca tambi selebriti mod on =) Kendisine burdan kocaman bir teşekkür !!!
Hiç adetim değildir ama madem konumuz moda, ben de bir ilki gerçekleştireyim;

Taç: Hesişkonun güzel ellerinden çıkma.
Elbise: Beşiktaş'ta bir pasajdan 
Çanta: Ablamdan çarpma.
Foto mak.: Canon 350D
Lens: Tamron 70-300 f4-5.6
Görünmese de terlikler: NaynVest -ablamın hedayesi-
Görünmese de kolye: Sims Collector's Edition'dan çıkan flashdisk =)

ROFL.

nora

---------------------------

NOT: Bu posttaki tüm fotoğraflar Loreathan tarafın çekilmiştir. Bu böyle biline!

Sunday, 23 May 2010

Past tense.



Haftasonu güya önce Hesi'lere geçicektik, ordan da SU Şenlikleri kapsamında Mor ve Ötesi konserine falan akıcaktık.... 

Fakat anladık ki belli bir yaştan sonra yağmur gibi sebepler bizim gibi hafif-tembel insanlarda farklı tepkimeler doğuruyor. "Amaaaaaaan oturalım evde takılalım yaaağğğuuuuu..." cümleleri birden fazla sarf edilince, biz de Hesişkomla geçmişe gidelim dedik. 

Hazırlanırken çok eğlendik.

Loreathan'ı çıldırttık o fotoğraflarımızı çekmeye çalışırken, kısa bir süre sonra makineyi ele geçirdik tabii ki ^_^

Yapımda ve yayında emeği geçen Loreathan ve benim kocaya teşekkür ediyor, sözü past tense fotoromanımıza bırakıyorum.....




peace.

nora

Sunday, 16 May 2010

Howdy y'all???

Nasılsınız gençlik?

Bu aralar okul şenlikleri sardı etrafı. Bizim pek bir elite olan okulumuzun bahçesinde (kampüsünde diyemiyorum, totom kadar yer çünkü) standlar, sahneler kuruldu falan filan.

Bu akşam da Jay Jay Johanson teşrif ediyorlar. Eğer ödevlerimi bitirebilirsem ben de kendilerine eşlik edeceğim. 

Yarın finaller başlıyor. Sh*t.

Bütlere kalmazsam 2 hafta sonra 4 ay boyunca yatış şenliklerim başlıyor benim asıl. Yuppie.

Gerçi o kadar çok şey erteledim ki finallerin ertesine, pek yatış fırsatım olmayacak gibi :D
Neyse.


Dün fark ettim ki, uzun zamandır kameranın arkasındayım, yeni çekilmiş doğru düzgün fotoğrafım yok. Bir kaç tane self-portrait çektim. Utanmadan koyayım buraya da. Makinaya erişen sol kolu görmezden geliniz lütfen =) Her ne kadar tripod kullansam da netlik ayarını yapmak için o kol uzanmak zorunda kaldı Canan'ıma. Üşendim biraz da kurup çekmeye...

Çakma pin-up girl pozu.
Bu kovboy şapkasının da az ekmeğini yemedim.. Bu kaçıncı poz böyle =)

Ben yavaştan ödevlerime gömüleyim... 
Merak etmeyin festivalden cici fotolarla dönücem...

Peace

nora

Thursday, 6 May 2010

Daraldım.

Çok fena içim daraldı bu aralar...

Sürekli yapılması gereken bir şeyler var ve sürekli geç kalıyorum...

Pause tuşuna basmak istiyorum. 

Daha finaller var önümde.

Haziran'a bir geçsek o kadar hafifleyeceğim ki !!!

Bu aralar pek güncelleyemezsem burayı bilin ki, ya son dakikada bir ödev hazırlıyorumdur ya da çalışıyorumdur...

Rahatlayana kadar,

¡Adiós señoras y señores!

 cheers.
nora

Wednesday, 28 April 2010

Skinny legs.

Martı fotoğrafı çekmeyeni dövüyolarmış... =)
Bizim okul ayıptır söylemesi Boğaz kenarında olduğundan sağa dönsen bir martıya, sola dönsen ötekine çarpıyorsun... Geçenlerde kampüsteki bir kediciğe bişiler aldım yesin diye, martılardan biri bir dadandı, kediyi zor kurtardım :D Sonra didim yazık o da aç, ona da vereyim... Bir anda kendimi Hitchcock filminin setinde buldum :D Tırstım açıkçası :D

Neyse ki dün sabah etraf sakindi.. Herhangi bir arbede yaşanmadan, gayet uzak bir mesafeden bu kuzuyu cici lensimle çekebildim =)


Bir de bu bebiş kondu zincirin üstüne.. Normalde patates kızartmalarını masalardan çalan tombiş göbekli, pek masum çıktı bu fotoda ;
Sırada kırışıklıkları abartılmış yaşlı bir amca ve çirkin bir çocuk çekme misyonum var :D Bir de bastım mı siyah-beyaz efekti converselerime... dadından yenmez !!!

peace

nora

Monday, 26 April 2010

Aile Görüntüleme Merkezi.

Geçen Cumartesi uyandık ve MediaMarkt'taki teleskoplardan almaya gittik kociye. Uzun zamandır istiyordu. Süper ucuz bir fiyata görünce atladık hemen. İyi de ettik. 

Tabii, oraya kadar gitmişken -bir Nora klasiği- lenslere daldım ben de. Bir de ne göreyim, bu bebek süper bir indirimde ve sadece 1 tane kalmış, ağlıyo arkamdan... Öylece orada bırakamazdık. Aldık tabii ^_^

Eve geldik, cicilerimizi denicez, ben tripodumu kurdum, koci de teleskobunu. Pencerenin önündeki görüntüde bir sniper eksikti ajan olmamız için. Mr. and Mrs.Simit. Oh yeah.

Henüz doğru dürüst bir şeyler çekemedim, 50mm fixed lensten sonra garip geldi, alışamadım ama 14.kattan çektiğim bir kaç pozu koyayım buraya, ayıp olmasın.

Omg, 14.kattan diyorum size... :S
THY'ninmiş.. bilgisayara atınca okuyabildim =)
Gelişine vur çoooğcuummm....

Salonun durumu ^_^

İşim gücüm röntgen oldu artık benim. Çaktırmadan istediğim her şeyi çekebilicem :D Hoş, eşek gibi lens ve totomda tripodla ne kadar çaktırmicam, orasını görüciizzzz...

peace.

nora

Sunday, 25 April 2010

Cuma Gezmesi.

Cuma günü bizim kızları yolcu ettikten sonra direk eve dönmek istemedik..

Ertesi gün zaten Hesişkolara gidicektik.

"Niçin bekleyelim?" dedik ve hooopppp Hesi ve Lore'un cici malikanesine ışınlandık...

Özellikle son dakikada aricaktım Hesüm kendini paralamasın bişiler hazırlamasın diye ama zınk diye o aradı :D

- Naaapıosunuz??

-Size geliyoz :S

-Eneeeeeeee niye söylemiyonuz??

Diyalogunun ardından, süper rahatlatıcı, mini bir tatil havasında bir gün geçirdik.. Cici evleri fotolardan heç anlaşılmıyo söylim. Süper ferah, aydınlık, kullanışlı ve en sevdiğim kısmı; yazlık gibiydi valla :D Balkondan içeri sokamadılar beni :D

Neyse gerisi fotoroman =)

Biz gittiğimizde hamarat hatun Sebzeli Lazanya'yı hazırlamıştı bile :S Canım arkadaşım et yemiyorum diye bana özel yapmış <3
Fırındaki Lazanyanın kokusu etrafa yayıldıkça biz de masanın etrafına yayılmaya başladık :DLore da fotomuzu çekti :D
Veeee mutlu son ! Off şimdi de olsa da yesek.. yummmyyy...:S
Üstüne bir de kahve keyfi... missss....
Sonra çocuklar WoW'a oturunca biz de Craft odasına geçtik Hesişkomla...
Hamarat bebik hokus pokus yaptı ve bana öMürcek kolye yarattı  :D Üzerimde fotoğraflayınca daha iyi görürsünüz başka postlarda =)

Sonra da oturup hep beraber önce Lost'un son bölümünü izledik... Sonra da PS'deki oyunlara baktık... O ara kaptırmışım foto falan yok =)


Resmen tatile gidip dönmüş gibi rahatladık o gün... Burdan da kocaman teşekkürler klon çiftimize !!! Cici evinizde mutlu mutlu oturun e mi !!!

<3

nora.

NOT: Datlı arkidişimin yazısı da burada.

Saturday, 24 April 2010

Couchsurfing.


Serrose'cuğumun couchsurfing'den gelen misafiriyle ilgili postunu görür görmez ben de siteye üye olmuştum. Bir ay kadar sonra Irma'dan (Almanya) bir mail aldım. Arkadaşı Katha'yla birlikte 3 günlüğüne İstanbul'u görmeye geliyorlardı ve kanepemizin müsait olup olmadığını soruyordu. Macera başlamıştı =)

When I first saw Serrose's post about her guest from couchsurfing, I immediately applied for us. Almost a month later, I got an email from Irma (from Germany)  telling me that she and her friend Katha will be visiting İstanbul for 3 days and asking me if our couch is available. And the adventure started =)

Kızları ilk gördüğüm anda bayıldım, süper samimi ve kibarlardı. Bavulları eve attıktan hemen sonra Türk kahvelerimizin eşliğinde 2 saat nonstop sohbet ettik. Kültür değiş-tokuşu diyelim :D

For the first moment I saw them, I simply loved them =) They were very friendly and kind. After they just stepped into our apartment, we talked for almost 2 hours just sharing our thoughts about our cultures and stuff. 

İlk 3 gün için kendi planları vardı görmek istedikleri yerler hakkında.. herşey tıkırında gidiyordu.

For the first 3 days they had their own plans for seeing the important places of Istanbul. Everything seemed to be going according to the plan.

Hatta MMQ efendi bile ısındı kızlara =) Cappy desen Katha'nın kucağından, yanından, önünden ayrılmadı :D

Even MMQ loved the girls =) And Cappy of course, she didn't give a break to Katha :D She was always around them :D

Sonra İzlanda'daki volkan patladı. Uçakları iptal oldu. İşte o andan itibaren, sadece ev sahibi ve misafir değil, bildiğin aile olma yolunda ilerlemeye başladık =) Cidden anlatmak çok zor burda, süper bir deneyim oldu.

Then the vulcano in Iceland erupted. Their flight was cancelled. That's when we started to become a family instead of being just hosts and guests. I can not find the right words for this lovely experience we had. 

Taksim'de Bambi'ye götürdük dürüm sevdiklerini duyunca.. 
Bayıldılar burdaki dürümün tadına :D
Kızları duyunca Homer da damladı tabii bize :D 

Tabii onlar biraz gerildi bu durumdan, 3 günlüğüne gelmişsin, herşeyini ona göre getirmişsin, eve dönemiyosun, ne zaman dönebileceğini bilmiyosun vs... Ama birbirimize o kadar alıştık ki zzaman geçtikçe, ben içimden bu iptallerin uzamasını bile istedim :D Hep bizde kalsınlar falan :D Elmayra Nora mode on :P

Of course they were getting a little nervous about this situation, I mean not being able to go back home, and not knowing when you'll be able to. Must be really hard. However, we got used to each other so much that I secretly wished this delays would be longer so that we could spend more time together :D
Katha tütün sararken... Avrupa'da sigara fiyatları malum..
One big family.

Sanırım 8 gün falan kaldılar ama dün gittiklerinde cidden moralimiz bozuldu :( Tabii ki evlerine kavuştukları için onlar adına sevindik falan ama resmen ailemizden ayrı kalmışız gibi hissettik... Çok garipti yani..

I think they stayed with us for like 8 days or something but I'm telling you when they left yesterday, we felt so sad :/ Of course we were relieved that they were finally going home and we were happy for them but it was like leaving your family.. Felt so strange.. A bitter-sweet moment...

Time to leave =(
Üzgün surat yapmaya çalışırkene...

The victory photo at airport... "We're goin' home !"

Valla ev bi garip oldu, onlar gittikten sonra... ne güzel her akşam sofralar kurup muhabbet ediyoduk.. Kakara kikiri 7/24... 
Well, the house was so quiet after they left :( Hope they'll come back again :( We already missed them :(

Danke schön Irma & Katha ! Now we know we have a home in Germany =)

------------------------------------------

Bu arada kızlar bizdeyken yine couchsurfing aracılığyla Danimarka'dan Morten de gelip 2 gece bizde kaldı :D O da volkan nedeniyle evine dönemeyenlerdendi :D Aynı gece Homer da bize gelince ev evlikten çıkıp bildiğin koğuşa döndü :D Fotoğraf bile çekicek fırsat bulamamışım :D

------------------------------------------

İşte böyle. Bir süre kafamızı dinliciizzz kociyle... Yaz için hain planlarımız var ama... Görüciiizzzzz...

peace
nora.

Sunday, 11 April 2010

My favorite Cappy moments.

Asi bebik.


Henüz Cappy birazcık daha minikkene. Ben de fosur fosur uyurkene.
MMQ'tan kaçmak gerekiyor bazen.

Alt dudağın rengine kurban.

<3

nora

İstanbul Efendisi


Cumartesi günü tam 14.58. 

Muhsin Ertuğrul sahnesinin önünde beklemekte olan ZiviZivi'ye doğru hızla koşan 3 kişi, şanslı kızı kollarından çekiştirerek salona girdiler.


Benim her yere geç kalmam artık İsviçreli bilim adamları tarafından bile onaylandı ancak bu kez geç kalan Mewişkoydu. =) Biletlerimiz de kendisinde olunca, felaketin ucundan döndük diyebilirim =) Karma bana "höt" çekti. Bundan sonra bekletmicem insanları.

Neyse ki yetiştik ve kelimenin tam anlamıyla HARİKA vakit geçirdik. Güzel olacağını biliyordum ama bu kadar güleceğimi bilmiyordum doğrusu. Kostümler + dekor cidden müthişti. Hatta Tim Burton'ın elinden çıkmış gibiydi herşey. Şiddetle tavsiye. Ne yapıp ediniz, bilet bulunuz ve izleyiniz bu oyunu.

Oyunla ilgili ayrıntılı bilgiye bu adresten ulaşabilirsiniz.
Oyuna çok kaptırmışım kendimi, doğru dürüst foto çekmemişim :D

ZiviZivi de çok cici bi insanmış, bu vesileyle tanışmış olduk <3


Eylemlerim devam edecek. 

nora.

Friday, 9 April 2010

And the winner is.....

Öncelikle yoğun ilginiz karşısında gözyaşlarıımı tutamadığımı ifade etmeliyim...

Neyse ki çekilişe katılan 3 değerli takipçim vardı. Yoksa ertesi gün "give away rezaleti" diye bloglardaki yerimi alacaktım.

1.Damlı,
2.gRanGe
3.Zivizivi

adlı birbirinden değerli 3 takipçim arasında Random.org sponsorluğunda yapılan çekilişte kazanan......
ZiviZivi !!!!!!!

Son dakika golü ile yarım saat önce attığı yorum ile şanslı takipçi oldu !!! Tebrikleerrr!!!
meetnora@gmail.com'a iletişim bilgilerini yollarsan ulaşabilirim sana...

Damlı ve gRanGe'a da katıldıkları için elleri boş dönmesinler diye, yakın zamanda planladığım(hava durumuna bağlı olarak) bir sonraki yarışmam olan "fotoğraf çekimi" give away'ime şimdiden hak kazandıklarını belirtmek isterim !!! Çekilişe girmeden katılabilecekler !!!!

Bir de söyleyeyim bu 3 arkadaşın yeri farklıdır artık bu blogda. Hıh.

nora.

Tiyatoraya 4. aranıyor !!!!!!!!

Çekiliş için son 1 saat....

Alt tarafı yorum yazıcaksınız yahu !!!

Kımon.

Thursday, 8 April 2010

Nora's Give Away !

Bu Cumartesi.

Saat 15.00'da.

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde.

 "İstanbul Efendisi" adlı müzikal oyuna gitmek ister misiniz?

 Daha önce duyanlar bilir, bilet bulmak için taklalar atmak gerekiyor. Benim canım arkadaşım Mewişkom biletler satışa girdiği anda saldırıp kaptı. Elimizde 1 adet fazla bilet var. 

 Sizin olsun mu?

 Kazanmak için:

Bu bileti neden istediğinizi anlatan yorum atmanız yeterli ^_^  

 He, bak bu gönlü zengin kızcağız bize hediye veriyo, ben de bu haberi sağda solda (blok,tivit,ff vs.) paylaşayım da reklamı olsun derseniz, o sizin güzelliğiniz derim ben =)

 Yarın akşama kadar vaktiniz var. Kımon.

 nora 

 

not: Öyle tek başınıza gidecek sayılmazsınız, ben, Mewişkom ve Cücü eşlik edeceğiz ^_^

 foto kaynak