Friday, 13 August 2010

Circle Lensler

Honeycolor'dan aldığımız Circle lenslerimiz geleli çok oldu ama ben tabii ki ancak yazabiliyorum =)

Şimdilik sadece bir tanesinin fotoğrafını çekebildim, diğerlerini de taktıkça görürsünüz =) *tembeltenekenora*

Aradaki farkı görmeniz için bir de yakın çekim koyalım...

peace.

nora.

NOT: "Ay şekerim senin kendi gözlerin daha güzel, ne gerek var böyle şeylere.." diyenleri anti-klişe timi dövüyo diyolllaaağğğğğ !

Friday, 30 July 2010

A special guest from Japan.

Çoğunuz Serrose'u tanıyorsunuz... Kendisi Japonya'da oturuyor.. Bu yaz oradaki yakın bir arkadaşı Türkiye'ye ziyarete geldi.. Serrose'cum da bizim daha önceki couchsurfing deneyimimize güvenerek cici arkadaşı İstanbul'a geldiğinde ev sahipliği yapıp yapamayacağımızı sordu =) Tabii ki atladık =)



Emi, ne yazık ki sadece 2 gün kaldı :( Hem de tam Akn'ın kızkardeşinin evlendiği hafta geldi :( Keşke daha fazla vaktimiz olsaydı :( Süper cici bir insan, bizim için de harika bir deneyim oldu =)



Üstelik gelirken bir sürü hediye getirmiş! Hatta şu an memleketinde olan Serrose'cum da kocaman bir kutu lokum yollamış Emi'yle birlikte ! Hediyeler sözkonusu olduğunda asla kibarlık yapmam, "hepsi benim, hepsini yicem!! mwhahwhaha!" olurum =) Tüketilebilenlerin dışında kalanlardan bir fotoğraf yukarda =)

Fırsatım olunca Emi'yi Taksim'e götürdüm.. O gün bir kaç kare fotoğrafını çekebildim =) Siz de tanışın =)


 Fırsat bulup sitenin havuzunda keyif bile yapabildik bir ara =) Tabii ki, su soğuk diyerek güneşlenmeyi tercih ettim ben :P Yaşasın tembellik!

MuMuK Efendi pek sevdi misafirimizi... Gitmesin diye bavuluna el koydu bir süre =)

Umarım Emi için de keyifli bir tecrübe olmuştur ve en kısa zamanda yine gelir !!! =)

Serrose'a Özel Not: Şekerim ingilizce yazamadım sen tercüme edersin di mi Emi'ye :D:D:D Mucckk!!!

peace

nora.

Meet Irma.

Bloga üvey evlat muamelesi yapmak.

Sanırım yaptığım şey tam olarak bu. Ama bir sorun neden? Sorduğunuzu varsayarak cevaplayayım; haftalardır o kadar meşgulum ki, bloga zırnık girecek vaktim olmadı.. Olaylar biriktikçe de bloga girmeye üşenir oldum.. Artık bir dur demem gerekiyor biliyorum.. İnsan kendi blogunu özler mi? Ben özledim işte.

Neyse efenim, kronolojik bir sıraya koymam mümkün olmayacak bugün gireceğim postları ama bir kaç fotoyla süslersem sizleri tatmin etmiş olurum gibime geliyor =)

Öncelikle size Irma'dan bahsetmem gerek...

Sitemizin çimenlerini kendine tahsis etmiş 4,5 aylık kangal kırması bir bebiş kendisi... Fark ettiğim andan itibaren sabah akşam mamasını suyunu eksik etmedim...Tabii ki hayvansever(!) yurdum insanı bu durumdan rahatsız oldu ve ortalık karıştı...

Bir adam kendi köpeğini ve bu yavruyu kamuya açık alanda dövmeye kalktı. Sırf oynuyorlar diye.

Ben de tesadüfen o an 14. kattaki evimin balkonundan bunu görüntüledim. ( 70-300mm lensimi se-vi-yo-rum!)

Videoyu internette bir çok platformda yayınladım. Sağlam tepkiler geldi. Video yıldızı da kendi kimliğini ifşa edince ortalık karıştı.. Karşılıklı suç duyurularında bulunmalar.. tehditler... havada gezdi.

Böyle bir durumda hiç tanımadığım insanlardan inanılmaz destek geldi ve canım ülkemde hayvanlara değer veren bu kadar insan olduğunu görmek inanılmaz mutlu etti beni.

Neyse çok uzatmayacağım.

Üzerinden zaman geçtiği için inanın olayları anlatmaya üşeniyorum bile... Kısaca, ben bu sokak kopişini iki ayaklıların gazabından kurtarıp evime aldım ve yuva aramaya başladım... Meğer yuvasını çok uzaklarda aramama gerek yokmuş =)



Yok yok merak etmeyin, ben sahiplendim demeyeceğim =)

Ankara'da yaşayan ablamı hatırlıyor musunuz? Hani Alice diye bir kızı vardı zaten.. Heh işte, Alice'e kardeş oldu Irma =) Hatta inanır mısınız bilmem ama, Irma gelecek diye, önceden apartman dairesinde oturan ablam bahçeli bir eve (şato mu demeliyim?) taşındı =)

Bu taşınma işi çıkınca, ev hazır olana kadar Irma hanım, 15 gün kadar bizim evde kaldı. Popomun dibinden ayrılmadı desem daha doğru olacak =)


Sonra gittim kendi ellerimle canım ablama teslim ettim kızımı :) Ayrılmak zor oldu tabii ama böylesi güvenli bir evde, hayatının sonuna kadar sevilip şımartılacak olacağını bilmek tüm negatif duygularımı yok etti diyebilirim.. Üstelik de her ablama gittiğimde kavuşucaz kızımla =)

Irma'yla ilgili daha çok dosya hazırlayacağım, bol bol fotoğraflar göreceksiniz..

Bu sadece tanışma yazısı oldu. Daha sonra bizim evdeki kuduruklarla ne maceralar yaşadığını da anlatacağım =)



Drama Queen oğlum MouMouQue kendisinden 5 kat büyük Irma'ya neler etti, akıllı kızım Cappy kopişle nasıl geçindi hepsini yazacağım bir ara...

Stay tuned.

nora.

Tuesday, 22 June 2010

DIY huge pillow-like dog/cat bed.

Komşumun köpeği yeni doğum yaptı diye geçtim Singer Bob'umun başına... Elimde doğru dürüst kumaş da kalmamıştı, dedim şu kalan 2 parça ile bir minderimsi yatak yapayım...

Köpeğin boyutlarını tam olarak kestiremediğimden daha önce MMQ Efendi'ye yaptığım tarzda bir yatak girişiminde bulunamadım. Kocaman bir minder yapayım dedim.

Zaten çok basit, evinizde 2 adet kediniz yoksa en fazla 15 dakikanızı alır, benim biraz daha uzun sürdü. Bakınız kanıt:

Kumaş kesmek öyle kolay iş değil bizim evde... =)

Neyse efenim, sonuç olarak, bittiğinde ailecek çok sevdik yeni minderimizi :D 


Şimdi de komşumuza hediye etmek istemiyoruz =)

Ne yapsak?

<3

Whazzup?



"Son zamanlarda hiç ilgi gösteremiyorum bloguma" şeklinde kendimi tekrar edeceğim bir yazıdır, dikkatinize.

Varolan mintiriminnacık zamanımı ve enerjimi de twitter ve bejeweled aldığından, blog bu aralar yalan oldu.

Neyse. Döndük işte. Uzatmayalım.


Ablam, yeğenim ve Alice dönüşümlü olarak bizdeydiler.. Hatta bir ara hepsi birden misafirimiz oldu :D 4 insan + 2 kedi +1 köpek şatomuz hepimizi ağırladı neyse ki =)

MMQ Efendiyle Cappy Sultan'ı taşındıktan sonra ilk defa farklı bir veterinere götürmek zorunda kaldım.. :( Çok pişmanım.. MMQ'a yapılan damla sonucunda oğlumum ensesinde kocaman bir yara oluştu, asit dökmüşüz gibi.. Aynı gece oğlumun boğazında da kocaman bir yumru oluştu... :/ Reaksiyonmuş... Çok da lazımdı sanki pire olmayan kediye pire damlası damlatmak... Bir daha tövbe !

Kızım sapasağlam ama. MMQ tam bir drama queen =) Vete giderken taşıma çantasına koyduk, korkudan çişini yaptı, yolda hiç susmadı.. Kızıma ise kırmızı bir tasma aldık ablamla, onunla taşıdık =) O da korktu tabii ama Mumuk gibi manyaklaşmadı =) Hiç miyavlamadı bile =) Vetin masasına yatırılınca çok acıklı bir surat ifadesi takındı sadece...Bakınız:


Rutin aşılar vs. yapıldı ve uzuuuun bir süre görüşmemek üzere vete veda edildi...

Ablam geldiğinde Forum İstanbul'u talan ettik tabii ki.. IKEA'ya da uğradık.. Buzdolabı şu anda IKEA'nın yiyecek bölümünden alınan mamalarla dolu =)


Vejetaryen pizzasını çok başarılı buldum, şiddetle tavsiye ederim... 
Mikrodalgada 2dk'da hazır.. tam benlik...

Ablam cici papiler ısmarladı bana =)
Ben de cici fotoğraflarını çektim onun <3
 Ve sonra ablamı The Woo'nun Forum İstanbul'daki mağazasına götürme gafletinde bulundum...Uzun bir süre çıkmadık tabii ki =) Çıktığımızda bir sürü ıvır zıvırın yanında ablam şunu alıp götürdü ve ben çatladım kıskançlıktan :
 İnanılmaz güzel şeyler var... Fırsatınız olursa mutlaka uğrayın !

Offf bu arada düşündüğümden çok fotoğraf birikmiş... Hepsini birden yüklemeyeyim... Şimdilik bu kadar yeter size =) 

Söz daha sık güncelleyeceğim blogumu. Valla bak.

peace.

nora

New Epic Item: Canon EOS 5D Mark II



Short story of my new baby, Canon EOS 5D Mark II.
First shoot.
Taken by my hubby.
*excited*

PS: I couldn't manage to convert the .mov file via Vimeo, so I had to upload this video in .flv format :/ Quality is not so good up there.


---------------------------------

Canan'ıma kuma geldi !

Yukarıdaki videoda yeni bebeğim Marky Mark'ı almamızın canlandırmasını izleyebilirsiniz =)

Ölcem lan mutluluktan =)

peace.

nora

Monday, 7 June 2010

Ortaya Karışık.

Hani fark etmemişsinizdir belki diye fotoğrafını koyayım dedim... Yine yağmur yine yağmur... Yemin ediyorum içim karardı. Gri bir sabaha (öğlene diyelim) uyandığımda kimse benden gülücükler saçmamı beklemesin lütfen. Meymenetsizin tekiyim bu sıralar...
Halbuki geçen gün ne kadar temiz bir gökyüzü vardı. Şu fotoğrafı çekecek kadar pürüzsüzdü hem de...

Sabaha karşı şu görüntüye teleskopla bakmak cidden artistliğini yapabileceğim bir konu, kimse kusura bakmasın. =) 
Baksanıza gençler bile bunalmış, atmışlar kendilerini balkona...
Neyse ki, tüm bu can sıkıntısının arasında beni heyecanlandıran bir şey var =) Sanırım geçen seneydi; Uçurtma Avcısı'nı inanılmaz beğenmiştim ve best-seller'larla ilgili tüm önyargım suratımda patlamıştı. Aynı yazarın Bin Muhteşem Güneş adlı eserini de geçenlerde aldım ve dün gece başladım kitaba. Resmen bitecek diye korkuyorum, yavaş yavaş okuyorum, ama ne mümkün !
Ve geçen hafta Alice Hanımlar ziyarete geldiler... Evdeki nüfus 2 kedi +1 köpek olunca bana da bir haller oldu tabii ^_^ Keşke Alice MMQ efendiye bu kadar havlamasaydı, bizimki de o kadar tısslamasaydı, bütün dünya buna inansaydı, hayat bayram olsaydı falan. You got the idea.
Ne kadar masum değil mi? Aslında burda tasmasını çıkarmaya uğraşıyor zilli...

 Kız da normal ölçülerde korktu Alice'ten ama Mumuk gibi çıldırmadı...

Neyse ki Alice hanım da evine kavuştu da bir oh çekti bizimkiler.

Bizim delikanlı da eski havasına kavuştu tabii...
Big brother's watching you !
------------------------------------------------


Sanırım bu havada bloga yeni yazı girmek dışında yapılacak en mantıklı şey, en yakın alışveriş merkezine gidip sinemaya atmak olacak kendimizi... 

Film önerisi olan var mı???

Cheers.

nora

Tuesday, 1 June 2010

MMQ and Cappy in action / Ortaya karışık.


MMQ & Cappy in action. from nora jartan on Vimeo.

Windows 7'deki yeni movie maker'ı çözme çabalarım... Ortaya karışık bir video oldu... Bizim kudurukların sıradan halleri...

Paws.

nora

Last weekend.

İçinde bulunduğumuz hafta bitmeden bir öncekinin sonunu yazayım.

Cumartesi gecesi Eurovision'u beraber izlemek için Hesi ve Lore ile bir araya geldik (zaten bizim sosyalleşmekten anladığımız klon çiftimizle buluşma oluyor mihmih ) Sıra onlardaydı, bize geldiler. Zaten kuduruk çocuklarımı da özlemişlerdi, isabet oldu =)

Örovizyon Twitter Spam Ekibi iş başında... ÖTSE ! Bütün gece öttük cidden... =)

Fazla ahkam kesmeyeceğim; her zaman "örovizyon asla müzikle ilgili değildir!" diye dolanırdım ancak bu yıl cidden de yarışmanın siyasi boyutunu geride bıraktı Lena'nın şarkısı.. Ne yalan söyleyeyim, ben de bir oy attım kendisine.. 

Bu arada Lore ilk geldiğinde Akn'a "Biz de WoW oynarız di mi aaağğbbbiii... onlar izlesin...." demişti... Akn da "Tabii aağğğbbiii, napcaz erovizyon falan..." şeklinde yanıt vermişti ama gece boyunca kalkmadılar TV'nin başından =)

----------------------------------------------------

Ertesi gün ise yine buluştuk ama bu sefer GalataModa'ya gitmek için... Akn sattı tabii ki, gelmedi.. Hesi'yle ben iştirak ettik, Lore da cici fotolarımızı çekti !!!

Bu arada Galata Moda haftası diye bangır bangır inleyince ortalık ben fuar gibi dev bir organizasyon bekliyordum dolayısıyla gittiğimizde minicik bir alanda, çok sayıda olmayan standları görünce biraz hayal kırıklığına uğradım... Zaten son gün gittiğimiz için pek bir şey de kalmamıştı.. Adam akıllı ilgimi çeken tek marka Kiki Design (umarım adını doğru hatırlıyorumdur) oldu. Hesiş çok cici bir kemer kaptı ordan...

Lore da peşimizde foto makinesiyle takılınca tambi selebriti mod on =) Kendisine burdan kocaman bir teşekkür !!!
Hiç adetim değildir ama madem konumuz moda, ben de bir ilki gerçekleştireyim;

Taç: Hesişkonun güzel ellerinden çıkma.
Elbise: Beşiktaş'ta bir pasajdan 
Çanta: Ablamdan çarpma.
Foto mak.: Canon 350D
Lens: Tamron 70-300 f4-5.6
Görünmese de terlikler: NaynVest -ablamın hedayesi-
Görünmese de kolye: Sims Collector's Edition'dan çıkan flashdisk =)

ROFL.

nora

---------------------------

NOT: Bu posttaki tüm fotoğraflar Loreathan tarafın çekilmiştir. Bu böyle biline!

Sunday, 23 May 2010

Past tense.



Haftasonu güya önce Hesi'lere geçicektik, ordan da SU Şenlikleri kapsamında Mor ve Ötesi konserine falan akıcaktık.... 

Fakat anladık ki belli bir yaştan sonra yağmur gibi sebepler bizim gibi hafif-tembel insanlarda farklı tepkimeler doğuruyor. "Amaaaaaaan oturalım evde takılalım yaaağğğuuuuu..." cümleleri birden fazla sarf edilince, biz de Hesişkomla geçmişe gidelim dedik. 

Hazırlanırken çok eğlendik.

Loreathan'ı çıldırttık o fotoğraflarımızı çekmeye çalışırken, kısa bir süre sonra makineyi ele geçirdik tabii ki ^_^

Yapımda ve yayında emeği geçen Loreathan ve benim kocaya teşekkür ediyor, sözü past tense fotoromanımıza bırakıyorum.....




peace.

nora

Sunday, 16 May 2010

Howdy y'all???

Nasılsınız gençlik?

Bu aralar okul şenlikleri sardı etrafı. Bizim pek bir elite olan okulumuzun bahçesinde (kampüsünde diyemiyorum, totom kadar yer çünkü) standlar, sahneler kuruldu falan filan.

Bu akşam da Jay Jay Johanson teşrif ediyorlar. Eğer ödevlerimi bitirebilirsem ben de kendilerine eşlik edeceğim. 

Yarın finaller başlıyor. Sh*t.

Bütlere kalmazsam 2 hafta sonra 4 ay boyunca yatış şenliklerim başlıyor benim asıl. Yuppie.

Gerçi o kadar çok şey erteledim ki finallerin ertesine, pek yatış fırsatım olmayacak gibi :D
Neyse.


Dün fark ettim ki, uzun zamandır kameranın arkasındayım, yeni çekilmiş doğru düzgün fotoğrafım yok. Bir kaç tane self-portrait çektim. Utanmadan koyayım buraya da. Makinaya erişen sol kolu görmezden geliniz lütfen =) Her ne kadar tripod kullansam da netlik ayarını yapmak için o kol uzanmak zorunda kaldı Canan'ıma. Üşendim biraz da kurup çekmeye...

Çakma pin-up girl pozu.
Bu kovboy şapkasının da az ekmeğini yemedim.. Bu kaçıncı poz böyle =)

Ben yavaştan ödevlerime gömüleyim... 
Merak etmeyin festivalden cici fotolarla dönücem...

Peace

nora

Thursday, 6 May 2010

Daraldım.

Çok fena içim daraldı bu aralar...

Sürekli yapılması gereken bir şeyler var ve sürekli geç kalıyorum...

Pause tuşuna basmak istiyorum. 

Daha finaller var önümde.

Haziran'a bir geçsek o kadar hafifleyeceğim ki !!!

Bu aralar pek güncelleyemezsem burayı bilin ki, ya son dakikada bir ödev hazırlıyorumdur ya da çalışıyorumdur...

Rahatlayana kadar,

¡Adiós señoras y señores!

 cheers.
nora