Thursday, 28 March 2013

Nays Sörprayz

Evet kendi adını google'da aratanlardanım.

Sapık gibi zırt pırt değil ama ayda yılda bir aklıma gelince.

Az önce de google çubuğuna "nora jartan" yazdım.

İlk sırada hala açılışını yapamadığımız, portfoliomu bir türlü yükleyemediğimiz websitem çıktı. ( Koci örnek fotolar koymuş bir kaç tane lorem ipsum stayla, ama linkini vermeye utanacağım bir halde şu anda site! )

İkinci sırada ise bir ekşi sözlük linki gördüm.

Alla allah.

Hatta hayırdır inşallah?!

Bağlantıya tıklamadan bir kaç saniye öncesinde hafiften tırstım ne yalan söyleyeyim :) Ekşi sözlüğe girmişim, şahane! Ama acaba ne yapmışım da girmişim?

Hani insan suçlu olmasa da trafikte bile polis çevirince bir suçlu psikolojisine girer ya?

Bilse de masum olduğunu, bir kaç saniye için düşünür; ya bir şey yaptıysam? 

İşte aynı o hislerle tıkladım ben de.

Gördüğüm entry karşısında ağzım yayıldı kulaklarıma ^____^


Her kim yazdıysa kendisine buradan teşekkür edeyim yanağından bir makas alayım istedim!

İnsanlık için küçük, benim için devasa bir şey. :)


Made my day!


cheers!


nora


Wednesday, 13 March 2013

Nouvelle Vague İstanbul Konseri


Geçtiğimiz yaz başında Nouvelle Vague İstanbul'daydı.

Küçükçiftlik Park'taki konserlerinde hepimizi mest etmeyi elbette ki başardılar. Kendileriyle sahne arkasında tanışma fırsatım da oldu, inanılmaz tatlı ve bir o kadar eğlenceli bir grup :) 

Konser esnasında basın mensuplarının sadece bir şarkı görüntülemelerine izin verilmişti, ama benim tüm konser boyunca çekim yapmam serbestti, Marc Collin'in özel isteğiyle ^_^ 

Çok da uzatmadan sizi o büyülü anlara götürmek istiyorum...

















peace!



nora

Tuesday, 12 March 2013

Tie the knot!

Heya!

Bugün Salı.

Hava şahane.

Mumuk bile attı kendini bahçeye, güneşin tadını çıkarıyor!

Şu an Mumuk kadar şanslı olmayıp, bilgisayar başında çalışan, bu güzel havayı en iyi ihtimalle penceresinden izleyenler için bir dakika saygı duruşu... :(

Benim ise yapılacaklar listem öylesine kabardı ki, hiçbirine elim gitmiyor. Vicdan azabıyla boş boş oturuyorum sabahtan beri. Başka bir şey ile uğraşsam keyif alamıyorum, aklım hep yapmam gerekenlerde. :/ Öğrencilik bitince bu huyumdan kurtulurum sanmıştım ama nerdeeeee?!

Bak bloga post bile giriyorum durup dururken! Yeter ki yapmam gerekenleri yapmayayım! Procrastination ftw!



Geçtiğimiz Kasım ayında, kankilerin kankisi Mewişkom dünya evine girdi! O zamandan beri de New York'ta yaşıyor.. 6 yıldır neredeyse her gün görüştüğüm, her türlü kaprisimi insan üstü bir sakinlikle çeken canım arkadaşım, sayesinde mezun olduğum kuzucum artık çoook uzakta! :/ Ama ben biliyorum, aradan yıllar da geçse, görüştüğümüz an kaldığımız yerden hiçbir şey olmamış gibi devam edebiliriz her türlü şebekliğe!

Canım arkadaşımın düğün fotoğraflarını tabii ki ben çektim :) İçimden geldi bir kaç tanesini paylaşayım istiyorum!


















Nedimeler olarak o gün hepimiz siyah renk giymiştik! Yalnız benim tek bir kare fotoğrafım yok Mewoşumla, bir tek ona üzülüyorum! >.<

Kuzuma buradan da ömür boyu mutluluklar diliyorum!

Darısı bahar yaklaşırken düğün hazırlığı stresi içinde olanların başına! ^_^

peace!



nora


Wednesday, 6 February 2013

Meet Zuzu.

Son günlerde blogu iyice dükkana çevirdim, farkındayım :)

Ama ürünler sayesinde zırt pırt bloga girince, yazasım da daha çok geliyor. Ürünler beni daha iyi bir blogger yaptı.

Yes.

Güne Zuzu'mla başlayın diye gecenin bu saatinde gevelemek geldi içimden.

Zuzu'yla resmi olarak tanışmadınız. Tanıştırayım.

Kendisi bir Ağustos gecesi eşimin kullandığı arabanın önüne atlıyor. Gece ağzından kanlar gelerek eşimin kucağında acı içinde bağıran kediyi görünce kapıda, neler hissettiğimi anlatamam. Gerçekten beceremem anlatmayı, sanmıyorum.


24 saat açık veterineri Kadıköy'de bulup apar topar gidiyoruz.

Kimse umutlu konuşmuyor.

Üzerinden iki tekerlek geçmiş, umutlu olunacak bir durum olduğunu ben de düşünmüyorum. Karı-koca şoktayız.

O gece orada kalıyor, ilk müdahalesi yapılıyor, iç kanama için enjeksiyon, nefesi için oksijen veriyorlar vs.

Ertesi gün kendi veterinerimizi arayıp anlatıyoruz durumu. Görmemiz lazım diyorlar haklı olarak.

Zaten gece götürdüğümüz kliniğe gittiğimizde dünyadan bihaber insanlar karşılıyorlar bizi. Sorduğumuz sorulara cevap bile veremiyorlar. Yaptıkları işlemleri yazılı olarak istiyoruz ki kendi veterinerimize bilgi olsun, ama bunu bile yarım ağız, salla pati bir şekilde veriyorlar bize.

Borcumuzu ödeyip, kaçıyoruz oradan. Doğruca kendi veterinerlerimize gidiyoruz.



Orada gerekli müdahaleler yapılıyor, röntgeni çekiliyor vs.

Sonra biraz zor bir dönem bizi bekliyor.

Çünkü Zuzu felç kalıyor. Ama veterinerimiz daha ilk günden bize şunu söylüyor "Bu çocuk toparlar, 1-2 aya kalmaz tekrar yürür." 

Karşınızda ön patileriyle sürünerek ilerleyebilen, çişini kakasını bilinçsizce altına yapan ve bundan inanılmaz rahatsız olan bir hayvan var. Ama en azından nefes alışları düzeldi. Umutlanıyoruz. Yeter ki yaşasın, yürüse de yürümese de bakarız biz ona.

Her gün bize çok da yakın olmayan vetimize yolculuğa çıkıyoruz, eşim işten geliyor, arabadan dahi inmeden ben Zuzu'yla biniyorum ve gidiyoruz. Bir kaç saat orada kalıyoruz, tedavileri yapılıyor ve dönüyoruz.

Tam da Sushi'min doğum yaptığı dönem. Evin her yeri dolu. Ayakkabılığın olduğu evin girişinde minicik bir alan var. Orada bakıyoruz Zuzu'ya. Kimse gelmesin istiyoruz eve, oğlumuzun rahatı bozulmasın. Bir de "yuh artık, evin girişinde bile kedi mi bakıyorsunuz?" demesinler. Kendimiz de gülüyoruz halimize :)



Bir buçuk ay gibi komik bir sürede Zuzu yürümeye başlıyor. İnanılır gibi değil.

2-3 ay kadar sonra sadece kuyruğu çalışmıyor, ama onun dışında hiçbir sıkıntısı kalmıyor.

Çok kısa bir süre sonra kuyruk da tepki vermeye başlıyor.







Mucize demek isterdim ama değil.

Eğer eşim çarptıktan sonra basıp eve gelseydi ve o hayvan yolu sürünerek geçip, 2-3 ay kadar yol kenarında uzansaydı, ve tabii gökten yemeği düşseydi, kaka yaptığında mucizevi bir şekilde yara olmasın diye poposu temizlenseydi ve en önemlisi hiçbir tıbbi yardıma ihtiyaç duymaksızın kendi kendine iyileşseydi mucize olurdu, evet.

Çünkü bir hayvana arabayla çarptığınızda değil, onu alıp bir veterinere götürmediğinizde öldürüyorsunuz. Bilinçsizce çarpıyorsunuz ama bilerek öldürüyorsunuz. 

Ben bir taksinin bir yavru köpeğe çarpıp, aracından inip, arabasına bir şey oldu mu diye bakıp, hiçbir şey olmamış gibi binip gittiğini bile gördüm gözlerimle.

Şu anda Zuzu, 3 kilodan 5 kiloya çıkmış, sağlıklı, atletik ve kısırlaştırılmış bir erkek kedi. Deyim yerindeyse sapasağlam.

Geçenlerde zatürre olmayı başardı ve bizi yine biraz üzdü ama şu anda gayet iyi durumda. Tedavisi devam ediyor. Dışarı çıkması yasak.

Ve ben eşime hep aynı şeyi söylüyorum;


"Doğru arabanın önüne atlamış!"



peace

nora




Thursday, 31 January 2013

Yuvamız kül oldu.


Geçen hafta hepimiz canlı yayında izledik.

Canım okulum cayır cayır yandı.

Hem de herhangi bir binası değil, en güzel binası, 500 yıllık sarayı yandı.

Her "Galatasaray Üniversitesi yanıyor!" alt başlığını gördüğüm kanalda ağladım o gün.

Tarihin yanmasına insan kahroluyor zaten de, oranın benim için ayrı bir de yeri vardı.

Hatırlarsanız 2011'de "Début" adlı ilk sergimi açmıştım, büyük bir heyecanla.

İşte o heyecanıma sizin haberlerde izlediğiniz, alevler içindeki sarayın Süslü Salon'u ev sahipliği yapmıştı.

Ne zaman okulda bir fotoğraf çekecek olsam, dekorum orasıydı.



Muhteşem görkemiyle ve bir o kadar eski halinin verdiği mütevazilikle, her fotoğrafı özel yapıyordu benim gözümde.

O saatlerce söndürülemeyen bina, okula ilk kayıt yaptırdığınız ve 6 yıl sonunda mezun olurken son çıktığınız binadır.

Aynı salonda hazırlandık biz de mezuniyetimize geçen yıl. Cübbeli fotoğraflarımız orada çekildi. Diplomalarımızı almaya gitmeden o binada toplanıp inletmiştik şimdi hatırlamadığım tezahüratlarla orayı.

Süslü Salon'un son mezunlarıyız biz.



peace.



nora







Evlililer Günü

Heya!

Depresyon havasını yaşadığımız şu günlerde, bir de sevgililer günü yaklaşıyor farkındayım! Henüz beyaz atlı prensini / prensesini bulamamışlar için kara günler kapıda sanki :/

Benim az sonraki şikayetimi bu arkadaşlar okkalı bir küfürle karşılayabilir, ses etmicim kendilerine, go ahead!

Efenim tabii bizden hafiften geçti, Sevgililer Günü değil de, Evlililer Günü diyorum ben 14 Şubat'a artık.



Azıcık şımarıklık yapayım.

Ben bu sevgililer gününde kociye ne alacağım?!!!

Bizi yakından tanıyanlar bilir ki, birlikte olduğumuz yıllar içerisinde, hediye çizgisini kocikle biraz yükselttik. Karı-koca elektronik eşyalara meraklı olunca, yaklaşan her hediye mevsimi bünyede ve bütçede sarsıntılara yol açmaya başladı :)

İkimiz de 30 üstü ve 5 yıllık evli olmamıza rağmen, (allahım yeni yaşıma hala alışamadım!) öğrenci kafası yaşamayı becerebilen bir çiftiz. Daha düne kadar gecenin köründe WoW oynayan, eve ne kadar para girerse girsin ay sonunda bir şekilde parasız kalmayı becerebilen, akşam yatmak, sabah kalkmak bilmeyen tipleriz.

Hal böyle olunca, hediyeler de, playstation'dan imac'lere, intuos tabletten ipad'e, bayağı aştık kendimizi :S ( artistlik yapıyorum sanmayın, ay sonuna para kalmıyor dedik! )

Şimdi ne piyasada istediğimiz bir şey kaldı almadığımız, ne de bu tarz hediyelerin bir heyecanı...

Bu kez farklı bir şey almak / yapmak istiyorum.

Daha yaratıcı bir şeyler sanki.

Uzundur kocik bloguma pek bakmıyor, bunu fırsat bilip, size sorayım dedim.

Var mı aklınıza gelen, astronomik fiyatlara patlamayacak (Yoksa biz de biliyoruz uçak kiralayıp dünya turu yapmayı!)  yaratıcı bir sevgililer günü hediyesi? ^_^

Yardım pliz!

(Ha bu arada aşk tanrısı benim tükkanı da vuracak, Sevgililer Günü'ne özel ürünler giricim bu hafta, stay tuned!)

Cheers.

nora

Wednesday, 16 January 2013

Busy bee!

Hola!

Şu an ne yapıyorum biliyor musunuz?

Ertelenen yarınki çekim işi için mutluluk dansı yapıyorum :)

Çekim Studio Nora'da yapılacak, ve şu an orası benim stüdyomdan atölyeme dönüşmüş durumda :)

Toplamaya çok üşeniyordum, bir sürü de paket hazırlamam lazım zaten.. :)

Oooohh süper oldu, şu an çayımı alıp bloglayacağıma, sağı solu topluyor olacaktım ki beni tanıyanlar bu konularda ne kadar üşengeç bir insan olduğumu bilir ^_^


Geçtiğimiz günlerde yağan karla ilgili tweet atmak, ne bileyim instagramda kahve fincanımızın kadraja girdiği pencere önü pozlar paylaşmak hepimizin göreviydi. :} 

Biz Sissy kızımla bir değişiklik yapıp kendimizi attık bahçeye =) 

Bu kadar güzel olunur diyorum! Evimizin en zeki kızıdır kendisi, dolayısıyla hep bi belaya bulaşmayı da başarır!


Sissy a.k.a Hover Cat ^o^

Zilli Sissy'm nasıl deli deli oynadı görmeniz lazımdı =) Kendisi hakkında bir meme yapmamı bile sağladı kuduruk!


Daha bir sürü canavar fotolar var, bi elden geçireyim onları da paylaşicim! ^_^


Bu arada kolyesine kavuşan paylaşıyor! Ben de inanılmaz mutlu oluyorum insanlarının boynunda benim elimden çıkan cicileri gördükçe!

Üretmek, ürettiğinin beğenilmesi, böyle bir şımartılma olamaz! ^_^





Trust Me I'm A Blogger en sevilenlerden :) 

Yeni yeni ürünler üzerinde çalışıyorum, çok yakında yepisyeni ciciler giricim! Azıcık sabır!

Bu arada Trust Me I'm A Blogger ve Batman kolyeler tükenmek üzere, son adetler! Kapanın elinde kalacak!

Farkındayım bu aralar sürekli bunlar hakkında konuşuyorum ama dedim ya, beni cidden heyecanlandıran bir proje.. İlgi görüyor olması da ayrı bir heyecan katıyor :) Bozuk plak gibi sadece bununla ilgili konuşmak, düşünmek geliyor içimden eheheh :)

Bu konuyla ilgili spamlerime katlanan sizlere ve başta Gutu'm, Hesi'm, Nes'im olmak üzere her türlü desteğini gösteren canım arkadaşlarıma buradan da teşekkür etmeliyim. Unuttuğum birileri varsa, ne olur kusuruma bakmasın, internet trafiğim o kadar yoğunlaştı ki, kafa oldu pelte! ^_^

Ha! Bir de bugün dünyalar cicisi Yeliz'in Dünyası'ndan paketim geldiiii!!! Şu an paylaşmicim çünkü kendisini ürünlerin çekiminde giymek istiyorum ^_^ Hani Mars'a falan gitmiş olabilirsiniz, gezegenimizden binlerce ışık yılı uzaktaysanız son yıllarda duymamış olabilirsiniz, aksi taktirde bu güzelliklerden bihaber olmanızı anlayamayacağım, Style Butik rocks!!!


Şimdilik bu kadar, folks!


cheers


nora



Monday, 7 January 2013

Gratz!




Bir önceki postanın yarışmasını kazanan belli oldu!

Nora Ashira 10. yorumu yaptı ve Facebook'ta linki paylaşarak Drama Queen'e kondu :) Kargosu hazırlanıyor, bir kaç gün içerisinde boynunda olacak! ^_^

Ben de bu arada bir kaç ürünün daha fotoğraflarını hazırladım, arayı açmadan bir an önce listelemek istiyorum :)

Ayrıca, belirtmeliyim ki yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz kutuları da tek tek renkli kartonlardan ellerimle hazırlıyorum :) Fırsat bulursam bir ara nasıl yapıldığını gösteren bir video hazırlayabilirim :)

Bu arada yarışmalar bitmeyecek merak etmeyin :) Hediye almak kadar vermek de cidden çok eğlenceli,  takipte kalın yeter :)

Veeee cicileri listelemek üzere kaçıyorum, birazdan görüşürüz!


cheers

nora

Friday, 4 January 2013

Yeni yıl / Yeni proje!

Heya millet!

Sizi tasarımından montajına her şeyiyle bana ait olan yeni ürünlerimle tanıştırmak istiyorum!

Bir süredir çekimlerden kalan boş vakitlerimde bu işle uğraşıyordum... Artık sizin de fikrinizi almanın zamanı geldi bence! Çok heyecanlı ^_^

Drumroll please!!!


STACHE!

Önce kişisel favorim olan, yaptığımdan beri boynumdan çıkarmadığım bıyık kolyemle tanışın! Hipster'lığın şanındandır, bir moustache aksesuarınız olmalı! Uzun süre aradım ama canım yurdumda bu tarz bir şeye bir türlü denk gelemedim.. Ta ki kendim üretene kadar!


Pose like a sir!



Önce sadece kendim için üretiyordum... Sonra sevdiklerime hediye etmeye başladım... Arkadaşlarımın beğendiklerini görmek ve onların benim ürettiğim bir şeyi takıyor olmaları inanılmaz mutlu etti beni :) Ben de daha fazla tasarım yapmaya başladım :)

DRAMA QUEEN!


Bu kolyeyi özel olarak kendim için çizdim ve ürettim :) Kişi kendini bilmeli ama değil mi? ^_^ 

Her bir ürünümle birebir şebeklik yapmak suretiyle poz veriyorum, boyunda nasıl durduğunu da görmeniz için :)


Kameranın her zaman arkasında olmayı tercih eden biri olarak biraz fazla havalara girmişim meh :)

Efenim daha bir sürü ürün var elimde... Bir çok farklı renkte ve tasarımda bayılacağınızı düşündüğüm şeyler... Sadece kolye de değil elbette... Bir sürü sürpriz hazırladım size :) Henüz hepsini fotoğraflamadım ama elimde canavar şeyler mevcut, hepsini bir postaya sıkıştırmayayım dedim...

Bu tarz takılar, ürünler genelde yurtdışında oluyor, yabancı sitelerde satılıyor ve ben ürünün fiyatından fazla kargo parası vermeyi sevmiyorum açıkçası...  

Eğer beğendiyseniz, çok yakında gayet makul fiyatlara bu cicilerden siz de satın alabileceksiniz! ^_^ 

Veeeee son bir süprik olarak, bu postun altına yorum yazan 10. kişi eğer facebook ya da twitter'da da bu postanın linkini paylaşırsa, kendisine yukarıdaki kolyelerden birini hediye edicim! Paylaştığınız linki vermeyi de unutmayın! Yoksa saylanmaz he! :P

Eeeeee nasıl buldunuz yeni cicileri? Devamını görmek ister misiniz?


cheers


nora