Showing posts with label bebekle hayat. Show all posts
Showing posts with label bebekle hayat. Show all posts

Monday, 15 February 2016

Uzay'da Yeni Gelişmeler

Creative minds are rarely tidy!

Günler çok hızlı geçiyor! 

Neden?

Çünkü bizimki geçen hafta emeklemeyi öğrendi! :O

7 aylık olmasına 10 gün kala çözdü işi!

Zincirinden kurtulmuş bir mahkum gibi son 6 ayın acısını çıkarıyor :) Gece uykusundan bile uyanıp emekleyerek bir yerlere gitmeye çalışıyor... >.<

Haftalarca dizlerinin üstünde yaylandı, bir günde çözdü tam olarak ne yapması gerektiğini :)

Instagram hesabımı takip edenler oradan videolarını izleyebilir tostos oğlumun...


Bu halleri daha dün gibiyken, hangi ara büyüdün de pati pati gidiyorsun be çocuk!


Artık kendi kendine oturmak da bebek işi! ^_^ Gün içerisinde sürekli, ordan oraya gidip, o minik poposunu devirerek oturur pozisyona geçiyor... 


Tabii ki anası olduğumdan her hali, her hareketi dünyanın en sevimli şeyiymiş gibi geliyor bana :)


Çirkin ördek yavrum benim!


Şimdilik son gelişmeler böyle... Bakalım daha ne maceralar bekliyor bizi!

Ben çok anlamıyorum ama duyan erken emeklemiş diyor, tecrübeli anneler nedir bunun ortalaması? Sizinkiler ne zaman emekledi/yürüdü?



peace


nora

Wednesday, 27 January 2016

İlk Vukuat



Yukarıda suretini gördüğünüz Chucky bugün kaşla göz arasında telefonuma salya banyosu yaptırarak ilk vukuatını gerçekleştirmiş oldu ^_^

Tam da kulaklık girişine, gerekli miktarda tükürüğünü özenle akıttığı için telefonum sanki kulaklık takmışım gibi davranmaya başladı. Bu ne demek? Görüntü var, ses yok! :O

Hemen pirinç kabına tıktık telefonu, 6-7 saat kaldı orda ve ta-taaam! Düzeldi!

Hep duyuyorduk, görüyorduk ama ilk defa işimiz düştü, cidden de işe yarıyormuş pirinç!



Uzay şu anda her gördüğünü istisnasız eline alıp ağzına sokma safhasında, sanırım daha da yorucu günler bizi bekliyor! Hele bir de emeklemeye başlayınca direkt Lulu'nun tasmasını takayım boynuna diyorum ;)

Tecbüreli anneler kıs kıs gülüyosunuz di mi şimdi bana, "you have no idea" bakışları, gülüşleri bunlar, biliyorum!

Peace

Nora

posted from Bloggeroid

Tuesday, 19 January 2016

Para Üstünü Almayan Var Mı?


Biz yürüteç diye aldık ama içine Uzay'ı koyunca bildiğin dolmuşçu oldu çocuk ^_^

Seçme şansım olsaydı, çocuk büyütürken internetin olmamasını tercih ederdim sanırım. Her konuda birbirine tamamen zıt görüşlerin ısrarla savunulduğu bir mekan internet.

Yürüteç diye aratıyorsun, "Asla kullanmayın!" ile "Yürüteç olmasaydı ne yapardım?" arasında yüzlerce birbirinden farklı görüş karşısında tırnak kemirmeye başlıyorsun.

Emzik konusu da aynı şekilde mesela.

Böyle durumlarda, bizim zamanımızda nasıldı? diye soruyorum kendime. Eğer kendi çocukluğumda varsa, tamamdır. Sonuçta normal bir insan olarak büyüdüğüme göre sorun yok.

Ben bu aletin adını "Anneye Özgürlük" koydum.

En azından tuvalete gidebileceğim artık.

Ve tabii ki bütün gün çocuğu bunun üzerinde tutmayacağım, merak etmeyin her şeyin en iyisini bilen anneler.

Relax.

Yarın 6 Aylık oluyor bizim tostos. Ve evet gerçekten de "ne çabuk büyüyorlar!" 

Adam gibi 1-2 kare dışında fotoğrafını çekemedim oğlumun. Sanırım büyüyünce kızacak bana. Yarın 6. ayın şerefine bir kaç kare çekmek istiyorum aslında. 

Bol bol video çekiyorum doğduğundan beri. Belki bir gün montajlarım. Dönüp aylar önceki videoları izlemek daha keyifli geliyor.

Üstelik ne yalan söyleyeyim, hani şu yenidoğan bebekleri ecüş bücüş şekilden şekle sokup kollarını kafasının altında toplayıp fotoğraflarını çekiyorsunuz ya, bana çok itici geliyor o kareler. Son 3-5 yıldır moda oldu, her bebeğin bu tarz fotoğrafı var, birbirinden ayırt bile edilmiyorlar. Bebek fotoğrafçısı arkadaşlar kızmasın, siz mesleğinizi yapıyorsunuz, arz-talep meselesi, belki ben de o alanda fotoğrafçılık yapsaydım, ben de çekerdim. Sadece kendi bebeğimi o tarz doğallıktan uzak pozlarda sevmediğimi farkettim anne olunca. Bizim çocukluğumuzda fotoğraf stüdyosuna gidip garip fonlarda fotoğraflarımızı çektirmişler ya hani anne-babalarımız, yıllar sonra kendi çocuklarımız da bu fotoğraflara bakıp gülecekler gibime geliyor.

Bak ben de bu konuda ukalalık yaptım taze anne olarak.

Çünkü annelik müessesesi bilmiş olmayı gerektirir.  Öğrenin bunları ;)

Cheers.


nora



Thursday, 14 January 2016

Uzay'da Bugün



Bugün de böyle geçti.


Uzay dönmeyi öğrendiğinden beri koltukta oturmak haram oldu. Ailecek yerde sürünüyoruz.

Hangi anne-babayla konuşsam "Ayy dur bu daha iyi günleriniz" diyor :/ Doğumdan 6. aya kadar her ay için böyle dediler. 

Bence aslında gittikçe zorlaşmıyor olay, her ayın farklı zorlukları var, insanlar atlattıkları evreleri unutuyorlar gibime geliyor.

Mesela ben gaz sancısı dönemi geçtiği için çok mutluyum. 2. aydan 4. aya kadar her gece, istisnasız 19.00-21.00 arası non-stop ağlama. Kabus gibiydi gerçekten. Bazı günler sabaha kadar.

Şimdi ise farklı zorlukları var, bir an bile yalnız bırakamıyorsun, aman onu ağzına atar, aman ordan düşer vs. Bir yandan artık iletişimde olduğumuz için çok keyifli bir yandan da yok dişi kaşınıyor bugün çok huysuz, yok 5. ay atak dönemi bilmem ne derken günler geçiyor işte. 



Bu aralar genel olarak yerdeyiz. Tabiri caizse "kıçım çıktı" ama olsun.

Televizyonun karşısına seriyorum bir çarşaf, bi yanımda Uzay, bir yanımda Netflix oohhh keyif.. Tabi bi bölüm diziyi izlemem 36 saat sürebiliyor bazen ama olsun buna da şükür :)

Özetle yorucu ama keyifli bir dönemdeyiz.

Paşazadenin emekleme çabaları hızla devam ediyor, 

Bakalım mobil versiyonu nasıl olacak ^_^



Ailecek yerdeyiz derken tabii ki kedi-köpek kim varsa birlikte sürünüyoruz! 

Eksik kalırlar mı hiç? ^_^



peace


nora

Wednesday, 6 January 2016

Kanyon

Atmosfer henüz çok değişmeden bir an önce paylaşayım istiyorum.

Yeni yıl zamanı yolunuz Kanyon'a düştü mü?

Benim Aralık ayında bir kaç kez düştü.

Sanırım şimdiye kadar gördüğüm en iyi yeni yıl süslemesini Kanyon yapmıştı. Gerçekten masalsı bir ortam yaratmışlar.


İstisnasız herkes en alt kattaki yapay karlarla kaplanmış mini göletin etrafında fotoğraf çektiriyordu.

Hatta eşim kahve almaya gittiğinde oğlumla beklerken, bir ömrümüze yetecek kadar selfie çeken insan gördük diyebilirim :)


Instagram hesabımı takip edenleriniz bu fotoğrafı görmüşlerdir zaten :) Minik kutup ayısıyla soğuk demiyoruz geziyoruz.. Tabii bu fotoğrafı çektiğimde gerçek kar henüz yağmamıştı, biraz o yüzden de alışveriş merkezini o halde görünce büyüleniyordu insan.


Fotoğraflar maalesef cep telefonuyla çekildi, 8 kiloluk bir tostosla gezdiğimden Marky'mi yanıma almayı aklımdan bile geçirmiyorum bu aralar ^_^


Aslında ilk gittiğimde bu alanda buz pateni sahası vardı, çekmemişim onu. Sonradan gittiğimde tasarım pazarı kurulmuştu. Noramore olarak belki Uzy büyüyünce biz de orda yer alırız ilerleyen senelerde ;)



Efendim buraya kadar Kanyon tanıtımı gibi oldu farkındayım. Ancak benim bu blogda para / hediye vs. karşılığı yazı yazmadığımı eski takipçiler bilir. Yeni gelenler için de belirtmiş olayım, kendi markam olan Noramore dışında reklam almıyorum ^_^ Eğer bir mekanı, bir ürünü anlatıyorsam tamamen babamın hayrına, gerçekten beğendiğim ve tavsiye etmek istediğim için yazıyorum. Bu da burda dursun.

Zaten birazdan bahsedeceğim konu ile bunun bir tanıtım yazısı olmadığı çıkacak ortaya...

Yıllardır, en sevdiğim alışveriş merkezi olarak Kanyon'u söylerim. Ferah, havadar, şık, sakin olduğu için diğer AVM'lerden çok seviyordum. Ta ki, bir bebek sahibi olana kadar.

İnanır mısınız bilmem ama Kanyon'un otoparkına bebek arabasıyla inmeniz imkansız. 

Asansör ilk kata kadar var.

Yürüyen merdivenin ise ilk kattan itibaren önüne kocaman demir duba koymuşlar, hani alışveriş arabalarını çalmayalım diye koyarlar ya, ondan. 

Doğal olarak otopark katlarına bebek arabasıyla inemiyorsunuz. 

Çok saçma di mi?

Bence de.

Diyelim ki insan değil, Zeyna'sınız; bi kolunuzla çocuğu sırtladınız, diğer kolunuzla da bebek arabasını yüklenip bir şekilde dubayı atlattınız ve geçtiniz. (Ki bence mümkün değil geçemezsiniz)

Peki ya engelliler???

Onlar ne yapacak?

İstanbul'un göbeğinde, Levent'te bir alışveriş merkezi bunu yapıyorsa...

Bence korkunç bir şey, üstelik tasarımıyla da övünen bir mekan bu konuyu düşünmemiş olabilir mi? 

Hoş, asansör olan yerlerde de sağlıklı, gencecik insanlardan biz bebeklilere ve engellilere sıra gelmiyor o ayrı konu... Ben Uzay gelene kadar, hamileliğim de dahil olmak üzere, asansör kullanmak nedir bilmiyordum, çoğu yerin asansörünün nerde olduğunu bile bilmem. Gerçekten anlayamıyorum bu insanları.

Bugünkü yazı da böyle tatsız bitsin.

Belki okuyan biri olur da, dank eder.

peace

nora