Showing posts with label nora jartan. Show all posts
Showing posts with label nora jartan. Show all posts

Wednesday, 23 January 2019

Kanada'dan kalıcı oturum izni almak (Express Entry)

Kanada'ya taşınmak istiyorsunuz ancak nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz... Öyleyse doğru yerdesiniz :P

Yaşadığınız ülkeyi bir anda terk edip, bambaşka bir kültürün içine yerleşmek elbette kolay iş değil. Özellikle de işin başında, binbir çeşit evrak toplamak, form doldurmak vs. bir hayli yıldırıcı oluyor, yalan yok. Ama inanın, gözünüzde büyüttüğünüz kadar zor bir iş de değil. Kara kara düşünüp, nereden nasıl başlayacağınıza karar veremiyorsanız, beni takip edin derim :)

Buraya gelirken her bir adımı kendi kendime attığım için, neler hissettiğinizi çok iyi anlıyorum. Ve bu süreçte ben yabancı dilim olduğu için şanslıydım, bir çok farklı kaynaktan destek alıp, forumlarda sabahlayabiliyordum. Ama maalesef neredeyse sıfır denecek kadar az Türkçe bilgi var bu konuda internette. Olanlar da zaten danışmanlık firmalarının reklamları tadında işler.

'Ben bu oyunu bozarım!' diyorum ve bu işe el atıyorum arkadaşlar :)

Kanada göçmenlik sistemi 'Express Entry' ile ilgili ilk olarak bilmeniz gerekenleri kabaca anlattığım videom YouTube kanalımda yayında!

Videoyu beğenip, kanala üye olmayı unutmayın lütfen... Çok uğraştım çünkü :)

Zaten yeterince ilgi görmezse devamını yapmayı düşünmüyorum... Full-time iş, çocuk, hayvanlar derken,zaman dediğimiz şey altından değerli oluyor... Eğer kimsenin işine yaramayacaksa pek bir anlamı yok açıkçası.

Neyse efendim, her bir karesini ellerimle çizdiğim (beaver dahil), ilk etapta kafanızı da çok fazla karıştırmadan gerekli bilgileri verdiğim Express Entry videomda, Bilal'e anlatır gibi anlattım :)

Afıyet olsun!





Ayrıca bakınız:

Kanada Öğrenci Vizesi Başvurusu

Kanada'da kış


Cheers,


Nora

Tuesday, 18 April 2017

Eski fotoğrafçı, yeni gazeteci.



Bir kez daha mezun oluyorum arkadaşlar :)

Büyük konuşmak istemiyorum ama yalvarırım bu son olsun ^_^

Yalan söyleyemem, sanırım şimdiye kadar en keyif aldığım eğitim bu sonuncusu oldu. Yurtdışında eğitim deyince ilk başta gözüm korkmuştu ama sanırım hakkını verebildim. 

Sheridan College'ta Journalism New Media eğitimi aldım. İnanılmaz yoğun ancak bir o kadar da harika bir deneyimdi. "Tam benlik bir bölüm" idi hatta :)

Bölüme ilk başladığımızda hocalarımız "Artık birer gazetecisiniz!" dediğinde pek de inanasım gelmemişti ama şimdi bakıyorum da, ciddi şekilde donanımlı hissediyorum bu halimi eskiye göre.



Elbette bunda bu bölümün eğitiminin çoğunun gerçekten "sahada" geçmesinin de etkisi var. Sınıflara tıkılmak, Test / Quiz yapmak yerine, gerçekten ekipmanları yüklenip kendimizi sokaklara atıp, haber peşinde koşmamızın etkisi var. 

Bu hafta okul bitiyor.

Stresini, yoğunluğunu özlemeyeceğim belki ama onun dışındaki her şeyi çok arayacağım gibi geliyor.

Neyse biraz dinlenmeyi hakettim. :)

Hoş, 1 Mayıs'ta stajım başlıyor ^_^ Çok da dinlenecek fırsatım olmayacak ama.. Gerçi iş bile bu okul kadar yoğun olamaz diye düşünüyorum... 

The Weather Network 'te yapacağım stajımı, çok heyecanlıyım o konuda da.. 

Bakalım nasıl olacak...


*fingerscrossed*


^_^


peace 


nora



Wednesday, 22 February 2017

YouTube 'u Yeniden Keşfetmek

Kanalıma hoşgeldiniz :)

Belki yıllardır düşünüyorum adam akıllı bir Youtube kanalı açmayı, süper ilginç(!) hayatımı bir de oradan paylaşmayı...

Ancak ister tembellik deyin, ister yoğunluk bir türlü girişmemiştim bu işe...

Ta ki Kanada'ya taşınıp, Journalism New Media okumaya başlayana kadar. Bölümümün adında "New Media" geçtiğinden, daha doğrusu geleneksel gazetecilik çoktan öldüğünden, okulda sırf Youtube ile ilgili bir dersim var desem inanır mısınız?

Dersin adı "Entrepreneurial Journalism", tabii ki tek ilgilendiği şey Youtube değil, ancak hocamızın sınıfımıza özel bir kanal açtırması yetmiyormuş gibi, ona düzenli bir şekilde video sağlayamamız gereken ödevler veriyor her hafta... Yukarıdaki ders adına tıklayarak abone olabilirsiniz :)

Az önce ödevlerimden birini yükleyince, buradan da paylaşayım istedim:



Sınıfımızın kanalına buradan: Entrepreneurial Journalism

Benim kişisel kanalıma da şuradan: Nora Jartan 

 Abone olabilirsiniz!

Spoiler: Kişisel kanalımda Kanada'dan hazırlayacağım VLOG serisi için çekimler yapıyorum, şimdiden takibe alın derim ;)


Cheers!

nora


Wednesday, 30 December 2015

MUTLU YILLAR!



Yılbaşı bebesi Uzay, mutlu yıllar diler!


Hepimizin böyle saf, masum ve naif bakışlar atabileceği bir yıl olsun.

Geçen yıl çok şiştik.

#bitartık2015


Her yıl olduğu gibi, bu yıl da gaza gelip kendime "yeni yıl hedefleri" belirleyeceğim elbette :)

Bunların bir kısmını ilk haftalarda gaza gelip yarım yamalak da olsa gerçekleştirirken, büyük bir kısmı içinse kılımı dahi kıpırdatmayacağım ^_^

Artık birbirimizi kandırmanın bir anlamı yok! :D

Bu hedeflerden sizi ilgilendiren bir tanesi var ki... KESİN BECEREMEYECEĞİM :)

Olsun, yine de hedef olarak koyayım, ne demişler;

Aim for the moon
Even if you miss
You'll land among the stars

Efendim, amacım 2016'da her gün (ama her allahın günü!) bloguma minik de olsa bir posta girmek!

"Ya bıragghhh!" dediğinizi duyar gibiyim ^____^

Hepinizi utandırıcam!

Görürsünüz!


İYİ SENELER!


nora

Wednesday, 6 May 2015

Öylesine.


Bunaltıcı bir Çarşamba.

Bir sürü işin altında gün ağırlaştıkça kendime kaçamak yapacak bahaneler yaratıyorum.

Ya dondurma yiyecektim, ya da buraya yazacaktım.

Baskülde 80'i gördüğümden ve haftaya doktor randevum olduğundan, dondurma seçeneğini elemek zorunda kaldım :/

Yukarıdaki fotoğrafı Brenizer tekniğiyle çektim. Keşke üşenmesem de anlatsam nasıl çekildiğini :) Aslında çok basit. Özetle, tek bir kare yaratmak için tüm ayarlarınız sabit kalırken (tüm değerleriniz ve özellikle focus'unuz manuelde kalmalı) , makinenizi aşağı, yukarı, sağa sola oynatarak birden fazla fotoğraf çekiyorsunuz. Sonra onları birleştiriyorsunuz. Böylelikle alan derinliği muazzam bir geniş açı fotoğrafınız oluyor. Harika şeyler çekilebilir bu teknikle. İlk fırsatta portrelerim üzerinde deneyeceğim.

Belki sizin için minik bir tutorial da hazırlarım :)

Cheers.

nora

Friday, 20 February 2015

Kar Tatili!

Sanırım her yerin bembeyaz olmasını, kar yağmasını sevmeyen çok az kişi var.

İşte ben o az kişiden biriyimdir.

Herkes bir sabah uyandığında, bembeyaz bir manzarayla karşılaşmayı sevse de, ben o manzarayı görünce mutsuz oluyorum.

Tabii ki böyle hissetmemde bu soğukta sokakta kalmak zorunda kalan insan/hayvan her türlü canlıyı düşünüp vicdan azabı çekmenin de etkisi var.

Ama bu sene bana bir haller oldu sevgili seyirciler :)

Zannediyorum hormonların da etkisiyle, bir çok insan için kabusa dönüşen kar beni inanılmaz mutlu etti!

Ve kendime izin verdim, bu yıl kar yüzünden mutsuz olmayacağım!

( Yanlış anlaşılmasın, tabii ki bahçede baktığım kedüşleri sağlama aldım, ekstra korunaklı sığınma alanlarına her gün sıcak su torbalarıyla destekler, açık büfe mamalar, hatta onlara özel pişen tavuklar vs. yaptıktan sonra)

Ve geçen gün bahçenin tamamı kar altında kalınca ailecek keyif yaptık!

Zeus zaten tam bir kar köpüşü... İnanılmaz mutlu oluyor... Lulu ilk başta hoşlanmamıştı ama baktı biricik aşkı Zeus çok mutlu, onun da korkusu geçti :) Sissy'yi zaten önceki yıllardan hatırlarsınız, kar manyağı bir kedüş... Karnımda da bebiş, tam bir aile keyfi oldu...

Kısa bir video çekmiştik o gün, ben de iMovie'nin yardımıyla montajladım basitçe...

The Tanguns Gururla Sunar ^_^

NOT: Hiçbir kıyafetime artık giremediğimden rezil bir haldeyim, bir de hamile halimle hasta olmayayım diye ne bulduysam geçirmişim üstüme lütfen tipsizliğimi görmezden geliniz :)



Enjoy!

nora

Tuesday, 5 August 2014

Hastane Ko(r)kusu









Çocukluğum hastane kokuyor.

Burnunuzun direğini sızlatan ağır bir kokusu vardı o zamanlar hastanelerin.

Şimdilerde otelden hallice çoğu klinik.

Bu fotoğrafları çektiğimde aslında koku falan yoktu etrafta.

Yine de sızladı burnumun direği yok yere.

Elbette kimseye hoş duygular çağrıştırmaz hastaneler ama ben fena bıkmışım o amonyak kokusundan, buz gibi metal aletlerin insanı olduğundan daha da huzursuz eden dokunuşlarından; -aman aman acıdığından değil de rahatsızlık hissi verdiği için- nefret ettiğim kocaman iğnelerden.

Sanki mikroplar öyle kokuyormuş gibi.

Sanki sağlam gitsem hasta olacakmışım gibi.

Artık büyüdüm ya, hiç iyi bakmıyorum aslında kendime.
Kapısından bile geçmiyorum hastanelerin.
Bir dolgum var aylar önce düşen, onu bile yaptırmaya gitmiyorum, öyle bıkmışım hastanelerden. 

Yarın öbür gün çocuk yapacak olsam, evde doğurmak istiyorum.

O derece.


N.


Friday, 17 January 2014

Winter Mood!

Sanırım çoook uzun bir süredir kendim için fotoğraf çekmiyordum.

Çok sevdiğiniz bir şey işiniz olduğunda, keyif kısmını unutabiliyorsunuz. :/

Ee ofisten çıkacak fırsat da bulamadığıma göre, kendimi çekeyim madem dedim...

Veee ortaya "Winter Mood" adlı foto çıktı ^_^


Bir sonraki fotoğraf, sayın seyirciler, iş, aile, çoluk çocuk... Her ne sebeple olursa olsun, koşturmaktan bunalan gönül tostlarına gelsin....




peace.


nora

Tuesday, 2 April 2013

norajartan.com yayında!

So-nun-da!!!

Aylardır erteliyoruz, aylardır uğraşıyoruz kociyle...

Dün gece artık elini yüzünü düzelttik benim portfolio sitesinin...

Her yaptığım işi koymadım açıkçası, fotoğrafları eleme kısmı biraz sancılı oldu ama benim içime sindi...

Linkini vermeye utanıyorum diyordum ya hani :) Artık özgürce paylaşabilirim sanırım :)




Sitede sağ üstteki menüden kategorilere ulaşabilir, işlerin tamamına göz atabilirsiniz :)

Üstte ortada görünen minik oka tıklarsanız üst menü gidiyor ve fotoğraflara tam ekranımsı bakmış oluyorsunuz ^_^ Alt ortadaki minik ok ile de fotoğraf listesini "thumb" olarak görüntüleyebilirsiniz!

Nasıl olmuş?



cheers

nora

Wednesday, 20 June 2012

Campus Galatasaray!



Hola millet!!!

Hani geçenlerde "beni çok heyecanlandıran ama henüz açıklayamayacağım bir proje"den bahsediyordum ya? Hah! İşte o proje artık bitti ve ben gururla sunuyorum sizlere... ^_^

Bir kaç gün içerisinde mezunu olacağım caaanım okulumun bir "oyun kulübü" var dünya tatlısı Aslan Evrim hocamın liderliğinde... Ve bu kulüp sadece oturup oyun oynamıyor düşünülenin aksine!

Bu yıl arı gibi çalışıp okulumuzun kuruluşunun 20. yılı şerefine, sıfırdan bir oyun yaratıyorlar !!! Özetlemem gerekirse, oyun Galatasaray Üniversitesi kampüsünde geçiyor ve dört kişiyle oynanıyor... Amacınız öğrencilerinizi mezun etmek!!! Süper fikir değil mi? ^_^

Oyunun içerisinde bir de Galatasaray Lisesi versiyonu mevcut... :)

Ben de bu süpersonik projenin fotoğraf kısmından sorumluyum ^_^ Oyunun içerisindeki kartların üzerinde yer alan sahneleri geçtiğimiz aylarda dişimizi tırnağımıza takarak ve çoook eğlenerek çektik... Yani kutunun içerisinde gördüğünüz tüm fotolar bana ait, ne güzel bir duygudur bu!



Oyunun lansmanı geçtiğimiz Cuma, Fransız Sarayı'nda, Fransız Büyükelçisi'nin bize özel verdiği davetle yapıldı. Bu vesileyle Fransız Sarayı'nı da ziyaret etmiş olduk ^_^

Bugünki Cumhuriyet Gazetesi'nde de Mine Kırıkkanat yazısında yer vermiş oyunumuza. Üstelik benim adım da GSU mezunu fotoğrafçı olarak geçiyor... ^_^ *ağızkulaklarda**şımar**şımar**sırıt* Okumak isterseniz buyrun efendim, buraya tıkkkk!!!

Dün ise oyunun tanıtım fotoğraflarını çekmekle meşguldum... Çok zor şartlar altında çalıştığımı belirtmeliyim (=^_^=) Bakınız;


Şımarık Nana aman vermedi bütün gün ^_^

Campus Galatasaray çok yakında piyasada olacak. İnanır mısınız ben de henüz hiç oynamadım =) Tüm kartları ezbere biliyorum ama! hehehe =)

Açıkçası tam da mezun olduğum yıl, böyle bir projede benim de tuzumun bulunması inanılmaz hoşuma gitti... Bir iz bırakmış gibi hissediyorum kendimi =)

Tamam tamam çok şımardım...^O^ Susmadan önce son kez, başta hocam Aslan Evrim olmak üzere emeği geçen herkese buradan da kocaman bir teşekkür edeyim!!!




cheers!


nora





NOT: Bu arada torunlarım, mezuniyet, balo gibi konularda yazacaklarım var, arayı açmadan onlar için de bir posta hazırlayacağım!


Wednesday, 6 May 2009

nora is still here. :O

Dün akşama doğru uyanınca bu gece zıbaramadım doğal olarak. Şimdi uyusam bile kalkamam sabah derse... Ben en iyisi hiç uyumayım :D


Bi de sınavlara son dakikada çalışmak var... Bu 2 psikolojik durum anlatılmaz, yaşanır... Şimdi ben bilmiyo muyum, yarın uyumadan gidince okula mal gibi dolanıcam etrafta, ne dersten bişi anlicam, ne de günden?... Biliyorum... Sanki farkında değil miyiz ödevi son güne bırakınca yetişmicek??.. Farkındayım.. Ama işte sen hayatın boyunca düzenli tertipli bir insan olmuşsan, bunu anlayamazsın.. Ben de anlatamam... Anlatmaya bile üşenirim açıkçası... Gerçek tembel benim gibi olmalı işte.


Can sıkıntısı insana neler yaptırıyor... Bu boya kalemlerini bulmam hiç iyi olmadı :D İçimdeki "CinAli"yi durduramıyorum :D
Şimdi ben uyumicam(!) ya bu gece 35423654183754 tane post girersem şaşırmayın, anlaştık ?
Hadi bakalım...
nora.