Showing posts with label pazartesi sendromu. Show all posts
Showing posts with label pazartesi sendromu. Show all posts

Sunday, 10 January 2016

Herkesin Pazartesi'si Kendine



Çok büyük ihtimalle siz bu yazıyı okuduğunuzda sendromların vazgeçilmez günü Pazartesi olmuş olacak.

Evet, Pazartesi diye bir gerçek var ve siz ondan nefret ediyorsunuz.

Beyaz yakaların kabusu olarak da bilinen Pazartesi'nin stresi Pazar gününden başlıyor kabul edin...

Halbuki Cumartesi ne güzeldi, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi ne yapacağınızı şaşırmıştınız :) Hatta Cuma akşamı iş çıkışı nasıl da bir "ohhh beee!" demiştiniz, hatırlasanıza?

Ne çabuk geçti haftasonu?

Been there, done that.

Siz çalışanlar için Cuma-Pazartesi arası yaşanan duygu iniş çıkışları neyse, benim gibi evde oturup el kadar bebesine bakan anneler için her gün bu durumun hızlandırılmış versiyonu!

Sabahın köründe başlayan mesaimiz, gün içerisindeki yüksek stres ve tempo sebebiyle akşama doğru yerini aşırı yorgunluğa bırakıyor. Yani bu durumda sabahtan akşama kadar bebekle geçen zamanı Pazartesi-Cuma arası mesainiz gibi düşünün.

Akşam olunca enerjinizin son damlasıyla saatleri saymaya başlıyorsunuz. Tıpkı siz çalışanların trafikte dakikaları saydığı gibi.

Ve sonunda yavrunuz uyuduğunda, ki bu sizin Cuma akşamı ruh halinize denk geliyor, bir ohh çekiyorsunuz... Sizin Cumartesiniz gibi biz de, gün içerisinde aklımıza gelip de yapamadığımız her şeyi bi anda yapmaya çalışıyoruz. Çocuğun uyuduğu saatleri nasıl değerlendireceğimizi şaşırıyoruz!

Evi mi toparlasam? Kaç gündür duş almadım, banyoya mı girsem? Şu tırnaklarımı artık keseyim! Ayy mutfağa gireyim en iyisi... Benim dizi noldu ya? Ne zamandır bi film izlemedim... Dur iki dakika Lulu'yla oynayayım... Offf saat kaç oldu, bir kaç saate uyanacak bu çocuk?!

Ve bizim Pazartesi'miz hiçbir şey yapamadan geldi bile.

Uykumuzu bile tam alamadık. :/

Her gün böyle.

Üstelik sizin işyerinde en azından molalarınız, öğle tatiliniz var. Tamam cennet değil belki işyeriniz ama en azından istediğiniz an kahvenizi de içebiliyorsunuz :)

O yüzden hiç şikayet etmeyin.

Bırakın müdürünüz söylensin, "deadline"lar sıkıştırsın, mail kutunuz dolsun taşsın...

Söylemesi kolay ama stres yapmayın!

Çünkü işler bitmez. O proje biter, yenisi gelir. Hepsi de eminim çok acil "finalize" edilmelidir.

Hiçbiri sizden, huzurunuzdan, akıl sağlığınızdan önemli değil.


O ZAMAN DANS!



RENK!




peace :)


nora


Monday, 9 April 2012

Pazartesi sendromuna gel.

Fiber internet teknolojisinin olduğu bir yılda yaşayıp, eve çekilen kablonun bir kaç blok ötemizde fareler tarafından 10 günde bir kemirildiği bir ironide yaşıyoruz bu sıralar.

İnternetimiz bir varmış, bir yokmuş kampanyasında, Turkcell Superonline ise dağa kaçmış.

Evden çalışan biri olarak belirtmeliyim ki, sadece Facebook'ta oyun oynamak gibi bir şımarıklıktan bahsetmiyorum... Ciddi ciddi ihtiyacım var. I need you like a rap video needs a hot chick. Period.

"A-ha buraya yazıyorum" derler ya, ben gerçekten de yazıyorum buraya; çıldırmamıza az kaldı!


Bir de yüzyıl süren kış mevsiminin üstüne yeni yeni havalar ısınmaya başlıyordu ki, bugün dünyanın en gri, en uyuz yağmurlu gününü geçirdik...

Bir de üstüne bu akşam sınavım olunca... 6'da çıkıp rezalet köprü trafiğini çekince... Ggggrrrrrrr....!!!

Şimdi normalde böyle bir durumda cep telefonunun internetini sadece acil işler için kullanıyoruz. Ama evrende bir kırılma yaratayım, cigolayt, megolayt gıdım gıdım saydığımız internetimizi tamamen fuzuli bir şekilde buraya içimi dökmek için kullanayım dedim. Belki teknolojiden yana şansımız döner.

Neyse efendim, görselsiz post olmasın diye dün çektiğim bir kaç kareyi de bu postaya çaktım =) Benim içim fena kararmış vaziyette belki sizin içiniz açılır ^_^

StudioNora'nın kapıları hafiften aralanmaya başladı... Royal Family'den bahsediyordum ya bir önceki postada... :) İşte devamı :

Sir Koci & Nana Hatun
Sir Koci & Sissy Hanım

(En en en yukarıdaki fotoğrafta da Akın'ın kızkardeşini görüyorsunuz)


İşte böyle.

Oh yazdım rahatladım :) Bugünlerde bloguma dönüş yaptım galiba :) Zırt pırt yazmak geliyor içimden ^_^

Eeee sizin Pazartesi'niz nasıl geçti? İyi geçen bir Pazartesi duymaya ihtiyacım var da!!!


Cheers.



nora