Thursday, 15 October 2009

C is for CAPPY !



Var ya.

Sizden korkulur.

Zaten çok kalabalık olmaya başladınız, hep bir ağızdan birşeyler isteyince, imkansız gibi görünen bile gerçek oluyor.

CAPPY ARTIK BİZİMLE KALIYOR!

Zaten isteyen de olmamıştı benim tek gözlü canavarımı. Siz de tüm izleyicilerim (izleyicilerim derken?)birleşip paso "keşke senle kalabilse" diye düşündüğünüz için, mucize gerçekleşti :D

MuMuK efendi bastı bağrına Cappy Hanım'ı :D Biz de şoklardayız :D Ama itiraf etmeliyim, Cappy'nin o sakin yapısı sayesinde kabul edebildi MuMuk... İlk günler bir araya getirmeye çalıştığımızda MuMuK'un salladığı patilere karşı oyun zannedip göbeğini açması... MuMuK taaruzdayken kaçmak yerine öylece durup masum masum bakması... Ve tabi ki hiçbir şekilde MuMuK'a tıslamayıp, vurmaya çalışmaması... Aferin benim kızıma. Anasının kızı. (!wtf?)


Tabi çok kolay olmadı... Ama beklediğimiz kadar zor da değildi. Hızlı gerçekleşti açıkçası... Günlerce kapalı kapılar arkasından birbirlerinin kokularına alıştılar sanırım. Bir süre sonra o kapıların kapalı olmasına sinir oldular tabiki :D Biz de hayli zorlanıyorduk, "eaaahhh açalım artık yahu" olduk.

Neyse efenim, uzun lafın kısası, şu anki durumumuz şöyle; bir odadan diğerine koşan bir kedi görüyorsunuz... arkasından bir tane daha ! sonra o arkadaki kedi diğer bir odaya koşuyor, diğeri de peşinden ! Bildiğin cilveleşiyorlar artık :D MuMuK efendinin tıslamaları yok denecek kadar azaldı... Öteki kuduruk zaten hayatından memnun :D


Önce pek yüz vermedi MuMuK, ayrı odalarda takıldılar kapıların açık olmasına karşın... Ama artık biri nerde uyuyorsa diğeri de o odada... :D Hala kucak kucağa yatmıyolar belki ama, birbirlerinden de pek ayrılamıyolar :D

Henüz kaynaşmamışlarken boyut farkını görmeniz için çekmiştim güya :D

ama sonra yanyana çekebileceğimi farkettim :D

hem de birden çok kez...

hem de hayal edemeyeceğimiz kadar samimi pozlarda ! ( benim tipsizliğime takılmayınız ltf)






Yaaaa işte böyle...
Ummadık taş baş yardı, bir bebişin daha yeni bi yuvası oldu...
Ama nora residence'ın kontenjanı artık tamamen doldu !
NO VACANCY
diye yazdırayım neon ışıklarla ben en iyisi.
peace.
nora.

Somebody stop me ! Aion madness !


Geçen gün ciciler cicisi Hesicimin pek muhterem kocası sağolsun, benim gibi eşeğin aklına karpuz kabuğunu soktu !


-Aion...

- n'aion?

- Yeni oyun yaa.. aaaaa bilmiyo musun? :O

-yooo....

-bir sonraki sahne-

ertesi gün, nora D&R'da...

-bir sonraki sahne-

aynı günün akşamı, nora bilgisayara yapışmış... :S

Madem öyle, ben de karakterimin resmini gireyim de çatlayanlar çatlasın :D


BU HESIONKA !!!!



BU DA LOREATHAN !!!
ehueheuheueh :D
Bir karakter de Fransız serverında açtım... hem de Asmodian tarafında :D Yaşasın kötülük !!! Onun tipi de çılgın oldu:



cheers
nora

Friday, 9 October 2009

Welcome aboard!


10 Ekim 2009, saat: 05.15 am

Az önce Zan aradı ve aylardır beklediğimiz haber geldi.... !!!!!!

Deniz'cim Rüzgar'ı dünyaya getirmiş. İkisinin de sağlıkları yerindeymiş.

Bu saatte daha güzel bir haber olamazdı herhalde?


Tebrikleeeeeeeerrrr !!!!!!!!

*dance*

Thursday, 8 October 2009

Cappy report I




Evet, kızımızın geçici ismi Cappy. Capitol'ün yakınında bulduğum için. Ne kadar yaratıcıyım.





Bebişimizle geçen 2 gün boyunca fark ettik ki, bu yavru bayağı aç. Mamaya değil ama, bildiğin sevgiye, şevkate aç. 1 dakikalığına bile kucağınızdan indiremiyorsunuz. Hemen söylenmeye başlıyor. Bir yolunu bulup çıkıyor üstünüze zaten. Sürekli bir temas halindeyiz. Bakınız :


Pirelerden kurtulduk, karnımız tok, sıcacık güvenli ellerdeyiz... Çok mutluyuz anlayacağınız... Ve bu yüzden non-stop bir mırrlama sözkonusu. Hiç susmuyor; uyurken, uyanıkken, yemek yerken, oynarken... Mırrlamaya devam...



Az önce ailecek veterinerimiza gittik. MuMuK'un da aşısı vardı zaten, dedik Cappy'yi de alalım bir daha muayene ettirelim. ( ilk götürdüğümde benim doktorum yoktu o yüzden içim çok rahat etmemişti)
Gözle ilgili olarak, doktor enfeksiyon kapmaması için -ilerde- ameliyatla kapatılabileceğini söyledi. Dikiceklermiş. Ama şu an çok küçükmüş bu ameliyat için. Zaten şimdi antibiotik falan kullandığımız için ve evde olduğumuz için enfeksiyon riskimiz yok. Bu ilerisi için bir öneriydi.
Onun dışında sağlığımız gayet iyi. Haftaya karnemizi de alıcaz -bugün bilgisayarda bir problem vardı da- ve yeni yuvamızı aramaya devam edicez.
MuMuşkomun da tırnaklarını kestirdik, yavruya bir zarar vermesin diye. Ama hala ikisini bir araya getiremiyoruz... Tıssslamalar, pati atıp kaçmalar... Yavruyu kucağımızda tutup gösterebiliyoruz sadece MuMuk efendiye... O bile yetiyor bizimkini sinirlendirmeye... Cappy'ninse dünyadan haberi yok, öyle bakıyor canavar oğluma...

Sevgisini göstermekten hiç çekinmeyen bir bebek bu daha... N'olur siz de çekinmeyin. Etrafınıza şöyle bir sorun, soruşturun. Bu özel yavruya "gözü" gibi bakabilecek birileri varsa, lütfen bana haber verin.
peace.
nora.

Tuesday, 6 October 2009

Yine....


Okuldan eve dönerken, Capitol'ün yanındaki caddede (evet evet o vızır vızır araba geçen caddede) bu güzelliği görünce, yanından yürüyüp geçemedim... Ne kadar kötü bir huyum var di mi? Yüzlerce insan dönüp bakmadan hayatlarına devam ederken, ben yapamadım...


Yavrunun problemi sadece aç olması değildi, tek gözünü kaybetmiş :( Ama bu onu daha az güzel ya da daha az sevimli yapmıyor... henüz 2 aylık kadar ve inanılmaz sevgi dolu... Elinizi uzattığınızda bir mırlaması var.... yan odadan duyabilirsiniz...


Hemen aldım veterinere götürdüm önce... Bir kaç göz damla vs. yazdı, pire damlası aşı falan ilk müdahaleyi yaptı.. Şimdi geldik evdeyiz.


Evde yetişkin bir kedim olduğu için, ayrı odalarda tutuyoruz şu an... Daha önceki denemelerimden MuMuk'un evde başka bir kedi istemediğini hatırlarsınız...


Ama bu yavru için hayat inanın daha zor... Ne yazık ki tek gözünün olmayışı, onu evlatlık vermek için karşımda bir engel olucak biliyorum... Üstelik artık çevremde hayvan sahibi olmayan kimse de kalmadı...


1 hafta düzenli ilaçlarını vericem, ama bu arada eve alışırsa bu bebek için dışarıda bir hayat normalden daha da zor olucak...


Eğer çevrenizde bu konuda bana yardımcı olabilecek, bahçeli bir evde yaşayan, kedi seven/bakan birileri varsa lütfen haber verin...


Bebiş de ben de çok çaresiziz..... :(


Ve evet, onları görüp de görmemezlikten gelemiyorum.


Yanlarından yürüyüp geçemiyorum...
:(

Monday, 5 October 2009

mmmm...yummy...mmmm

Best way to celebrate anything is....a....
CHEESECAKE !

Yup he is 3+1 = 31 yrs old now ^^
peace
nora

Sunday, 4 October 2009

Family Portrait


İyi ki doğdun da benim oldun.
Mutlu yıllar bitanem.
nora.

T'as mangé quoi? ^^


Little Candy Thief
Yükleyen Biertijd. - Diğer komik videolarını izle.

C'est super-jolie, hein?

:D:D:D

I've been Hesionized !!!


Hesi and I, we both grabbed our hubbies and had an awesome chit-chat saturday night :D Along with the beers and the chicken food... mmmhhmmm...
---------------------
Korkutucu bir şekilde biraz fazla ortak yönümüz var ailecek Hesi ve Loreathan çiftiyle :D Grafik tasarım, fotoğraf, WoW, blog vs derken kaç saat oturduk kimbilir :D Kocacımla klon çiftimizi bulduk gibi geldi :D:D:D




"Bir klonu çok sevdim !!! O beni hiç sevmiyor !!!"



Hah bu lafı söylemek için yer arıyodum yıllardır, sonunda oldu :D Ehuheehue :D

Tabi ki Hesilicious boş gelmemiş, bi sürü hediye getirmiş bana :D Ben de rahat durmamıştım gerçi hemen bi psycho project hazırlamıştım Hesi ve eşi Loreathan'a özel :D Ama bi gecede bitmediği için hem buluşmaya geç kaldım; hem de fotosunu çekmeden verdim hediyeyi sahiplerine ehuehe :D Tabi hediye vermek de güzel şey ama ALMAK DAHA GÜZEEELLL :P Hele bir de tarzıma bu kadar yakın süper şeyler üreten Hesi'nin elinden :D


Ay neyse, uzatmayalım...


Yanlarına gittiğimde piercing alışverişindeydiler...


Sonra geçtik oturduk ve hediyelerimi teslim aldım :D:D:D Başımdaki muh-te-şem tasarımı bütün gece çıkarmadım valla :D Ba-yıl-dım!

Sonra Loreathan'la bizim çocukları kapıştırdık... Preciousss ezdi geçti benimkini :(

O azıcık ışıkta Preciousss harikalar yaratırken, benim Canan psycodelic fotolar çekti :(
Bendeki hayal kırıklığı:

Ve sinir :
Ama sonra yine hediyelerim sayesinde mutluluk ehueh :DSonra benim kocacım da katıldı aramıza ve muhabbet üstüne bira, bira üstüne muhabbet.... Çok güzel bir geceydi vallahi...
En kısa zamanda yeni bir organizasyonla karşınıza çıkıcaz sevgili Hesionka ve Loreathan, ona göre !!! :D
peace.
nora.

Tuesday, 29 September 2009

Miss Tail / Bayan Kuyruk

Remember Mabel?

She has a huge tail now ^^
*jealous*



Mabel'i hatırlıyor musunuz?
Kocaman kuyruklu zilli bir hatun oldu kendisi :D
MouMouQue'a gıcık oldum, ne olurdu sanki ırkçılık yapmasaydı? Ne güzel bizim bebişimiz olucaktı bu zilli :D
peace.
nora.

Saturday, 26 September 2009

After the meeting....


The meeting was quite loud. My beautiful boy MouMouQue behaved so well but Alice didn't like MMQ at all ^^ So as to prevent any unwanted scene to occur, we kept them in different rooms :D It wasn't so hard for us. Not for them, either. They both enjoyed being spoiled ^^

----------------------------------------------------



Herşey sakin başladı... MouMouQue'a adam gibi anlattım.. Dedim bak kuzenin o senin... Mabel'le anlaşamadın ama Alice'i seversin dedim... Sen de kediden çok köpeğe benziyosun didim... Dinledi hak verdi bana oğlum.

Ama o zilli Alice yok mu !!!! Önce MouMouQue'u getirdiği hediyelerle kandırdı... (Fotolarda gördüğünüz tasma ve cici evimize bayıldık! ) Benim oğlum da saftirik, gördü bu kuduruk prensesi, "mmmrrrrrrrrrrrghhhhkkk" diye yanına koşuyo... Koklayacak, teşekkür edicek falan. O bıcır bıcır şirinlik yapan zillinin içindeki canavarın ortaya çıkmasıyla Mumuk topuk !!!! ( Grrrrrrrrr rhhaaaavvvv rrhaaavvv rahhhvv!!!!! o küçücük hayvandan nasıl öyle korkunç bi havlama çıkıosa)
Alice Hanım'a salonu tahsis ettik, evin kalan kısmı da MouMouQue'un kontrolünde kaldı.
İlk tanışma anındaki acı tablo dışında, 2 gün boyunca, bir kez de Alice hanım kapının aralığından bi anda fırlayıp oğlumu kovaladı o kadar. Onun dışında çok da bir problem olmadı açıkçası.

Ha birbirlerini deli merak ettiler, seslerini duyunca havlamalar, tıssslamalar oldu, olmadı değil. Ama hiç de zor geçmedi bu ziyaret günleri... Evde 3 kişi de olunca 2 yavrucak da hiç yalnız kalmadı ve bol bol şımartıldı...



Bol bol gezdik Alice Hatunla... Kadıköy'e götürdüm güya Modaya yürüyüp orda oynayacaktık ama bu hatun pek köpek gibi değil, çok yürüyünce sıkılıyo, yoruluyo, kucak istiyo :D Biz de en son oturduk barlar sokağında dışardaki masalardan birine oynadık, uyuduk vs.

Ha bir de yanımda Alice'i gören (özellikle hatunlar) direk gelip mıncırıyolar bizimkini... O da halinden pek memnun, kimseyi yabancılamıyo maşallah...

Ama tam bir ev kuşu Alice... Apartmana gelince bile heyecanlanıyo :D Hemen saldırıyo kapıya, içeri girmek istiyo :D
Bir de normalde kendi evinde sağa sola kaçıran Alice hanım, benim evimde sadece balkona gitti ve orda gördü ihtiyacını :D Ablam sinir oldu tabi :D

İşte "The Meeting" durum raporu böyle arkadaşlar...


Bol bol fotolar çektim tabi ki, onlara bir gözatalım...


MouMouQue in da house !

MMQ gettin' curious about what is goin' on behind the door.


Alice takin a nap with her favorite buddy ^^

MMQ yawnin after takin a nap...





...and going back home :,(



peace.



nora

Tuesday, 15 September 2009

The Meeting


My sister's visiting us tomorrow early in the morning. She'll stay for 2 days. Of course, she's bringing her sweetest girl Alice. MouMouque is gonna meet his cousin. I'm scared already.
------------------------
Yarın sabah ablam geliyo. Biricik kızı Alice'i de getiriyo tabi. 2 gün kalıcaklar. MouMouQue kuzeniyle tanışcak ilk kez. Ben şimdiden tırsmaya başladım bile. Biri köpek, biri kedi. Biri kadın biri erkek. Sizce bu boyutta herhangi bir şekilde anlaşabilme ihtimalleri var mı? Sağdaki anketi doldurun lütfen...
peace.
nora.

Saturday, 12 September 2009

Bat Sleeve Blouse Tutorial


As I promised. This site has really cool tutorials. You must check it out!
Stay tuned.
nora.

Friday, 11 September 2009

Bahçeşehir Barınağı Acil Yardım !

Salıncakta 2 kişi 'nin blogunda gördüm az önce... O da zannediyorum İdil hanımın blogunda görmüş. Sinirimden, öfkemden, üzüntümden günlerdir ne diyeceğimi bilemediğim için yazmadım buraya. Ama şu an acil yardıma ihtiyaç var sel nedeniyle tabir-i caizse "telef" olmuş yavrular için...

Para istemiyorlar, Yedikule barınağına taşınan hayvanlar için mama yardımı istiyorlar. Kangurum 'daki kampanya sayfasından sadece kredi kartınızla alıcaksınız, onlar ücretsiz teslim ediyorlarmış.

İnsanlar kurtarabildikleri yavruları kucaklarında taşıyor, tabiki belediye yardım etmiyormuş. Şaşırmadım. Bir gün bu ülkenin başındakiler yüzünden katil olursam siz de şaşırmayın.

N'olur yardım edin bu savunmasız yavrulara. Yardım için link : KANGURUM

Maddi gücü olmayanlar da lütfen en azından duyurabildikleri kadar duyursunlar bu haberi.

Haberin yürek dayanmayan fotoğrafları için İdil Hanım'ın linki : idiluzun.blogspot.com

Pause.

Thursday, 10 September 2009

Oh yeah.

Aslında bir kaç gün önce yaptım bu yarasa kollu bluzu ama fotoğrafları aktarmaya üşeniyodum :D Tutorial'ın linkini bulamadım :( Ama bulunca söz giricem buraya... Le Monde kumaşımın da sonuna geldim sayılır... Yarın üşenmesem de Kadıköy pazarına gidebilsem... :(

Another DIY project... Unfortunately, I lost the link of the tutorial but as soon as I find it, I'll post it here... My favorite fabric "Le Monde" -which I also used as inner lining in my previous messenger bag- is almost out :/ I'd better move my butt and go to the bazaar tomorrow... but no promises... :P


Bu aralar çektiğim diğer fotoğraflardan bir demet sunayım.. can sıkıntısına iyi gelir...
Some other photos I've taken lately...
Kocamın haşin bakışları... :P
Such a harsh look from hubby ^^

Uuuuuu sexy :P

Ve tabiki MuMuşko.... Kimse ondan daha haşin olamaz...
And of course... MouMouQue... Nobody's harsher than him...


Take care y'all...
nora.

DIRTY

Things are gettin' dirty around here.
peace.
nora.

Monday, 7 September 2009

WoW Machinima.


Meet Legs.
Cranius'la birlikte harika machinimalar yaratıyorlar. Benim favorim "Don't make me get my main". Oyunu bilenlere ziyafet, bilmeyenlere işkence olabilir, uyarayım.
Mekan: asla bitmeyen gankleriyle meşhur STV... Retri Pala'nın stormuyla her seferinde indirmesinde ayrı koptum, büyük finalde ayrı :D Bu arada bu arkadaşlar oldukça başarılı işler yapıyolar.. Bu video da bu yılki BlizzCon'da gösterilmiş...
NoLifer okuyucularıma ufak bir armağan olsun.
nora.

Sunday, 6 September 2009

I liked homework better when it was called coloring.




I kinda missed winter.
Not the homeworks I'm supposed to do, though.
-----------------------------
Kışı özledim gibi.
Paso yapmam gereken ödevleri özlemedim ama.
Olsun. Yine de açılsın okul. Sıkıldım.

nora


Friday, 4 September 2009

a-ha !


Tam giricem WoW'a daily questlerimi falan yapıcam... ZINK! İçses:

"Ay ferulagocuğum beni mimlemişti de ben kaytarmıştım da.. amaneeyyy"

Ayıp ayıp.

Hemen otur yaz.
Bu aralar bayağı bir dolaştı blog dünyasında bu mim. O tipsiz görselle nasıl bu kadar başarılı oldu anlamadım :D Ama ben zaten Ajdar'ın da nasıl meşhur olduğunu anlayamayanlardanım. Şaka maka, bi o kaldı Popstar furyasından günümüze. O da bizim ayıbımız olsun.

Efendim Ferulagocuğum, bana hoş da bir iltifat ederek, daha önce aynısı Loreathan'dan geldiğinde kaytarma cevaplar verdiğim ödülü yollamış bana. :D Sıkıysa yazma :D Bu sayede Loreathan'ın da bana layık gördüğü ödülü adam akıllı yazmış oluyorum... 1 taşla 2 blogger :P

Nora hakkında 7 ilginç şey : (kime göre neye göre??)


1- Kendimi bildim bileli tırnaklarımı yiyorum. Bir defasında sağ elimin başparmağının tırnağını düşürmeyi bile başardım, ortasını oyarak. İğrenç bir şey biliyorum. Koparıp koparıp tükürüyorum ama. Mide hala sağlam o yüzden. Psikolojik bir derinlik aramayın; diyorum ya, kendimi bildim bileli. Huy işte. Arada bir uzatmayı başarıyorum. Özel günlerde falan. Mesela düğünüm için baya bi kasmıştım.


2 - Şimdiye kadar 2 adet piercing topu yuttum dilimdeki piercing yüzünden.. Nasıl oluyor anlamıyorum. Kimi dava ediceğimi de bilmiyorum. Çok çaresizim.


3- Küfretmeyi çok seviyorum. Ama artık hiç etmiyorum. Küfrün/argonun bir dili inanılmaz zenginleştirdiğini, ifadeyi güçlendirdiğini düşünüyorum. Ama hiç etmiyorum. Öyle ayıp kelimeler var ki, çok komik geliyor. Hatta çoğu oldukça zekice. Ama kullanmıyorum. Farklı bir dil öğrenirken her zaman önce argo ilgimi çekiyor. Farklı dilllerde küfür ediyorum. Küfür gibi gelmiyor ama onlar ( @!s%^?!! )


4- Bazen ölümden çok korkuyorum. "Artık var olmayacağım" düşüncesine katlanamıyorum. Zınk diye ölmekten daha çok korkuyorum. Dramatik, uzun soluklu bir yok olma şekli bulmalıyım kendime.


5- Tembelim. Sorumsuzum. Zaman zaman ukalayım.


6- Küfelik sarhoş dahi olsam, gerekirse anında ayılırım. Bu sebeptendir, ne zaman dışarı çıkıp zil zurna olsak, taksiye her zaman yolu ben tarif ederim. ( genelde karşının taksileri anadolu yakasını bilmediğinden, adım adım tarif etmek gerekiyo) Ve bu kendimle en gurur duyduğum özelliğimdir.(omg what a loser?) Her türlü ortamda sıkılmadan anlatırım bunu. Tekrar, tekrar.


7- Kocamla tanıştıktan tam 1 gün sonra evlenme kararı aldık. Fakat bu karar alındıktan 2 yıl sonra ancak evlenebildik.


Vallahi kendimi anlatmak konusunda pek başarısızımdır... Elimden geleni yaptım bu sefer :D Umarım ödüllerinize layık olabilmişimdir...


\m/>.<\m/


rock on !
nora.

Wednesday, 2 September 2009

DIY hat project



I'm finally back from Ankara. Dad's doing ok. Back to normal now.



I've come across with this very easy tutorial to sew a hat. It took me less than 10 mins to create. Enjoy.


------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ankara'dan döndüm. Durumlar fena değil.

Yine threadbanger... Yine basit bir tutorial... Ve voila !!! Tutorial'da bi tişörtten yapmış ama ben hiçbir tişörtüme kıyamadığım için en sevdiğim kumaşımdan yaptım :D 10 dk sürmedi valla yaratması... Bu arada kumaş; tabiki kadıköy salı pazarından ^^
Gecenin bi yarısı, tipsizlik hat safhada.
cheers
nora