Saturday, 6 August 2011

Fingerscrossed for NANA.

Her yaz tatiline "ohhh 3 ay bir o yana yuvarlanacağım, bir bu yana" felsefesiyle giriyorum ama yıl içerisinde kimlerin ahını alıyorsam, okulların kapanmasıyla benim de koşturmam başlıyor...

İkiyüzlülük etmeyeyim, koşturmayı iyi bir şey olarak da görüyorum, nerde hareket orda bereket falan... Ama bu yıl biraz abarttım galiba! ^_^

Neyse efenim, bu gece içimi dökmek için gelmedim, çok daha önemli bir mevzu için burdayım; Nana'mla ilgili bir şeyler yazmak istedim.
Yarın sabah, yani aslında yaklaşık 6-7 saat sonra huysuz kızımı kısırlaştırmak üzere veterinere götüreceğiz. En sevmediğim şey de bu işte, sapasağlam kediyi kendi ellerinle teslim ediyorsun.. :( Ama sahip olduğumuz şartlarda aksi mümkün olmadığından bunu yapmak zorundayız.

Bu kısırlaştırma konusu üzerine yıllardır kara kara düşünmekteyim. Keşke insan ırkı hayvanlara olması gerektiği gibi davransa, eziyet etmese, sahip çıksa da ben de oturup kendi kendime "sokaklarda her gün yüzlerce bebek acı içinde can verirken ben tutup da evimdeki çocuklarımın çoğalmasına izin vermemeliyim..." gibi cümleler kurmasam. Şu anki koşullarımızda 4 kedi ile zaten maksimum noktadayız. Eğer illa ki bu rakamı çoğaltmak istiyorsak yeni bebekler dünyaya getireceğimize sokaktaki bebeklerden birinin hayatını kurtarmayı tercih ediyoruz.

Bu kadar net. Aksi herhangi bir argüman bu fikrimizden daha güçlü değil.

Hal böyle olunca işin bir de sağlık boyutu var. Kısırlaştırmadığınız dişi evcil hayvanınız doğum da yapmıyorsa rahim ve meme kanseri ve benzeri hastalıklara davetiye çıkarıyorsunuz. Üstelik %80lerde gezen bir ortalamayla...

Kızgınlığı bastıran hormon iğnelerinin ne kadar zararlı olduklarından bahsetmiyorum bile...
Sonuç olarak, güzel kızım yarın ameliyat olacak.  Huysuz kızım pek mıymıntı olduğundan korkuyorum ben de. Gözüme uyku girmeyecek gibi. :(

Bu arada ilk fotoyu geçen gün çektim, ikinci fotoyu ise ailemize katıldıktan kısa bir süre sonra çekmiştim... Yaklaşık 8 aydır bizimle Nanachan... Bebeğim çok güzel toparlandı, eskisi gibi çiroz değil, kilosu normale döndü daha da önemlisi psikolojisi düzeldi... Artık ne yaşadıysa sokaklarda yavrum, ilk aylarda çok zorladı bizi... Adam gibi sevemiyorduk bile, dokundurmuyordu... Son bir aydır travmayı tamamen atlattı diyebilirim, artık sadece koynumda uyuyor  ^_^  Yanımdan 5 saniye bile ayrılmayan bir tortor makinesine döndü !!! O boş, anlamsız bakışlar gitti, yerine şapşirik bakışlar geldi... Öyle mesuduz ki =)




Yarın için bize bol şans dilemeyi unutmayın.



peace


nora