Friday, 5 August 2016

Yeni Hayat



Kanada topraklarına ayak basalı tam 14 gün olmuş.

Normal şartlarda henüz yola çıkmamış olacaktık. 

Fakat normal namına bir şey kalmadığı için memlekette, apar topar kalktık geldik.

Öyle ki, getireceklerimizi hızlıca ayırıp, geri kalan her şeyi öylece bırakarak.

Yangından kaçar gibi.

Kimseye veda edemeden...




Oğlumun doğum günüydü 20 Temmuz.

Oğlumun, ilk doğum günüydü.

Çok büyük planlarım yoktu belki, taşınma telaşındaydık, ama en azından bir pasta kesip, iki fotoğraf çekecektim. 

Meraklı elleriyle saldıracaktı oğlum pastasına. Bir yandan fotoğraflarını çekip, diğer yandan onun o komik hallerini izleyecektim. Gözlerim dolarak...

OHAL ilanını izledik televizyondan onun yerine. Tırnaklarımızı kemirerek.

Her şeyimiz bu denli hazırken, maddi-manevi yurtdışına taşınmaya bu kadar odaklanmışken, her gün başka bir aksiyona uyanıyorduk vesselam.

Yüzüp de kuyruğuna geldiğimiz bu noktada risk alamadık.

Eşyası da, evi de sizin olsundu... 

Biz oğlumuza en güzel hediyeyi giderek verdik.

Pastasını da seneye keseriz.






peace



nora








6 yorum:

Seda said...

Ben seni görmek isterdim gitmeden. Uzay'ı görmek isterdim. Üzüldüm göremeden gittin diye. Özlemiştim de çok. Konuşacak şeyler vardı...
Yazılarını bekliyoruz artık biz seni okuyacağız kuzum :) musmutlu ve huzurlu olun oralarda. Sizi seviyorum. Görüşmek ümidiyle...

pelin arin said...

iyi ki doğdun uzay :) bundan sonra en güzel pastaları yiyin doğumgününde, verebileceğiniz en güzel ilk yaş hediyesini vermişsiniz nora, varsın pasta eksik olsun..

bol şans yeni hayatınızda..

ardasav said...

Merhaba,

Durumun vehametini blogunuzda oldukça iyi yansıtmışsınız. Ancak benim merak ettiğim Kanada'ya başvuru sürecini nasıl geçirdiğiniz. Sonuçta şuanda kimse elini kolunu sallaya sallaya, bir anda karar vererek Kanada'yı bırakın herhangi bir ülkeye yerleşemiyor. Bu süreci, Kanada'da nasıl oturma vizesi aldığınızı anlatabilrseniz sevinirim.

Teşekkürler.

ardasav said...

Merhaba,

Durumun vehametini blogunuzda oldukça iyi yansıtmışsınız. Ancak benim merak ettiğim Kanada'ya başvuru sürecini nasıl geçirdiğiniz. Sonuçta şuanda kimse elini kolunu sallaya sallaya, bir anda karar vererek Kanada'yı bırakın herhangi bir ülkeye yerleşemiyor. Bu süreci, Kanada'da nasıl oturma vizesi aldığınızı anlatabilrseniz sevinirim.

Teşekkürler.

pınar said...

Doğum günü kutlu olsun Uzay'cığın...
Bir an kediler?? Peki ya köpecik?? diye endişe ettim, böyle bir durumda ben kedimi nasıl bırakırdım, bilemedim. Sonra iki tane kedi çantası gördüm, hafifçe gülümsedim. Ama köpecik? O ne oldu, kabul süreci nasıldı? Dilerim her şey iyi olur, dilerim bunu yazacak fırsat olur.
Bol şans.

Macrop said...

Biz de sizin gibi ardimizda birakip gelmistik Manchester'a. Tam 5 sene olmus. Sebepler tamamen ayni. Tam da sizin gibi bir blog tutmaya baslamistim o zamanlar. http://macrop-changinglife.blogspot.co.uk/ Onceleri kendime not gibiydi.. Sonra pesimizden gelenlere ekmek kirintisi oldu. Beyin gocunun son yolculari olarak umarim aradiginiz huzuru bulursunuz.