Wednesday, 24 September 2008

Moumouque Agenda....



This little monster might look like a cutie but i'm tellin ya, he's acting like a gremlin at night :/

His latest issues:

* somehow managing to zip down the cover of my wedding dress and sit inside.

* trying to bite our feet during our sleep ( ouch!! that really hurts ! )

* tearing off the other living beings in the house such as plants.
* trying to cover up his meal so that nobody else (!) touches it which results in spilling out and which simply makes me go insane.



A bit of an old photo in which he's still a baby ^^ At the background we see a familiar face.. guess who ? :D




What the?????!!!! :D
Well.... beyond all.... I know no matter what he does he's forgiven with one little purrrrrrrrr....... :D

Tuesday, 23 September 2008

Cücü Moments:






- Quest-ce que vous avez fait cet été?


- éditeur !


- Cücü bi kahve alır mısıığğnnn ???


- Yazın Bodrum'a gittim !





- Arrghhh quatrième olmasına şaşmamalı ............


:D :D :D

Sunday, 21 September 2008

here we go again....




Incredibly boring summer days are officially over for me... Incredibly boring school days are on the way..... Tomorrow's the first day @ school ...




It's already been 2 f**king years !!! still can't believe it..... Only 4 more years left ^^ huh.....

Friday, 19 September 2008

-_-


Böyle bir yetenekten hala haberi olmayanlarla bunu paylaşmamak terbiyesizliktir.
Erwin Olaf benim yeryüzündeki favori fotograf sanatçım. Onun "yarattıkları" tapılası görseller...



"Royal Blood" serisinden birkaç örnek :




"Grief" serisinden birkaç örnek :





"Hope" serisinden...


peace.
nora.

Sunday, 14 September 2008

For the horde / For the Naaru ?


manipulated by me

Oyundan arkadaşlarla buluştuk bu Pazar Beşiktaş dolaylarında... ayy pardon.. Dark Portal dolaylarında... =)



manipulated by Akın

Saturday, 6 September 2008

HoneyMoonniversary Highlights

Bu yıl ilkini kutladığımız "Balayıldönümü"müz dolayısıyla güncemi çok boşladım, farkındayım. Ancak kendimi bir sürü fotograf girerek affettirmeyi planlıyorum.

Balayımızı erteleye erteleye sonunda yıldönümümüzle birleştirip gerçekleştirdik. Fena da olmadı hani.....

Antalya / Alanya bölgesinde kurulmuş Goldcity adlı şehirdeydik... Cidden burası bir resort ya da otel değil... Dev bir alana kurulmuş a'dan z'ye herşeye sahip bir yerleşke... 1 hafta konakladığımız "oda" demeye dilimin varmadığı "ev"imizde 12 kat aşşağıdaki marketten alışveriş edip, tv izlerken buz gibi biralarımızı içmeye pek bir alıştık... Bünyesinde zannediorum 8 farklı bar/pub vs. i olan bu mekanda en çok hoşuma giden şey, ilk defa gece dışarı çıkarken "aman bu topuklularla çıkmim, eziyet olur" gibi cümlelere fırsat vermemesiydi... Ne de olsa bara asansörle gitmek gibi bir kutsal güce teslim etmiştim kendimi...

Yaptığımız çoğu aktiviteye kendimizi kaptırdığımızdan herşeyin fotografını çekmemişiz ama olanları hemen aktarıyorum.......







12. kattaki odamızdan gündüz ve gece görünüm...















------------------------------------------

Akın'ın aksiyon halleri... (yorumsuz)








-------------------------------------------

Trambolin ftw !!!!



Bir Superman'in yükselişi...

Ve bir Superman'in aynı hızla düşüşü...
------------------------------------------------------------






------------------------------------------------------------

Ve....... 18 / 08 /08 ........
Champaigne ftw !!!



Kocacığımın bana akşam yemeği sürprizi...... :

Her güzel şey gibi bu yılki balayıldönümümüz de bitti nidalarıyla aranızdan şimdilik ayrılıyorum.....





Peace.
nora.

Monday, 4 August 2008

LMAO


Weekend Blast



Oldukça rahat bir hayatımız var aslında... Elle tutulur problemlerimiz ya da tasalarımız yok... Kesinlikle mutsuz değiliz...

Ancak bazen öyle bir eğlenirsiniz ki, neredeyse mükemmel olan hayatınızda "o gün" diğerleri arasında delicesine parlar. İşte geçtiğimiz haftasonu, biz öyle bir eğlendik ki...

--------------------------------------------------------------




İzmir'den Hande ile Ati geldi... Ortalama eğlence potansiyeli doğrudan artış gösterdi doğal olarak... Pizza eşliğinde biraz dedikodu, biraz memleketin durumu ve ölümüne geyik yaptık cumartesi gün boyunca... Akşam olunca tıpkı eski günlerdeki gibi minik popolarımız zar zor evden dışarı attık.. Doğru Taksim'e....





Hasretimizi miller ve efes ice şişelerinin dibinde ufaktan giderdik açıkhava bi yerlere oturup... Bu konverzasyonun sonunda ne alkole ne de muhabbete doyamadığımızı farkedip, hava da yavaştan karardığına göre, şöyle canlı müzik olan bi yerlere gitmenin şart olduğuna karar verdik.. Tıpkı eski günlerdeki gibi ... :D



Bu foto bir binanın üst katından çkeilmedi... Sahip olabileceğimiz en büyük tripodun Ati olduğunun ispatı :D



Eski kırıklar birarada ^^
---------------------------------------------------------

Saat henüz canlı müzik için oldukça erkenken ve biz çoktan çakır-keyif olmuşken, nereye gidioz sorusu gündeme geldi.. Ben yine her zamanki gibi, Old City'yi önerdim =) Bilmeyenlere not: İstiklal üstünde, bulması kolay, her zaman güzel gruplar çıkaran bütçeye uygun rocker mekan...

İdi. Meğer ben bu piyasalardan uzaklaşalı Old City Comedy Club'a dönüşmüş :S Büyük bir önyargı doğdu tabi hemen içimizde.. Ama o saatte zaten çok fazla alternatifimiz olmadığından, girmeye karar verdik...

Ve asıl eğlence o zaman başladı... Sahnedeki doğaç show'unu yapan ekip, Yersiz Oyuncular. Bizler de, içkilerimizi yudumlarken bi yandan bu spontane gösterinin bi parçası olduk... Böyle keyifli bir şey daha yok...











Şiddetle tavsiye ediyoruz.. Ailecek hastası olduk... Bundan sonra İstanbul'a gelen her misafiri bu aktiviteye götürücez...

EE tabi, bu son 2 fotografı görünce... İnsan bi yerde elindeki içkiyi bitirip bi sonrakini istememeli dio... :) Resmen nasıl içtiysek, yamulduk :D




Muahahahahahaha ^^
----------------------------------------------------------

Aynı gecenin devamında mekanda Nevermind adlı grup çıktı... Hala bıkmadan usanmadan Athena, Duman ve Kurban şarkılarını aralara sıkıştırmalarını saymazsak, geri kalan parçalarda çok iyilerdi ve inanılmaz eğlendirdiler... Özellikle basçı arkadaşı ağzımız açık izledik bi ara...










Ve bütün bunlardan ve sayamadığımız kadar bira + votkadan sonra eve dönmeyi başardık...
Peace.
Nora.