Thursday, 19 April 2012

Bienvenue au monde, Ardan.


Eşimin kardeşi a.k.a görümcem ( ne itici bir kelime yahu ) yakışıklı bir melek dünyaya getirdi bu Pazartesi. 


Sıfır kilometre bir hayatın başladığı anda orda olmak cidden harikaydı.

Hayatı boyunca hep güzelliklerle karşılaşsın kuzucuk.

Buraya da yazmak istedim, yıllar sonra kendisine bu postayı gösterebilmek için ^_^

"Bak yavrucum hayatının ilk fotolarını ben çektim" diye de artizlik yapmayı planlıyorum =)



peace.

nora


Saturday, 14 April 2012

Mezuniyete beş kala.



Aslında 5 değil, sadece 2 ay kaldı ama lafın gelişi işte ^_^

Cuma günü cüppeleri giyip yıllıklar için fotoğraf çektirdik... Paraflaşları suratımıza yapıştıran fotoğrafçıların gazabına uğradıktan sonra, bizim kızlarla cüppeleri yürütüp dışarıda bir kaç poz kendimizi çektik tabii ki! İyi ki Marky'yi götürmüşüm!


Benim için tahmin edersiniz ki mezun olmak hayatımın en önemli olaylarından biri olacak! İlk üniversitemi bıraktıktan sonra 6 yıllık Galatasaray'a girince hiç bitmeyecek zannediyordum =) 

Hala inanamıyorum, sonuçta ömrümde o veya bu şekilde öğrenci olmadığım bir dönemim yok =) Ama dün cüppeyi giyince biraz daha gerçek geldi sanki ^_^ Bu sefer de insanı garip bir hüzün kaplıyor ^o^


Açeydim gollarımı bitme diyeydim!!!

Fakat itiraf etmeliyim ki artık cidden fenalık geldi okumaktan =) Hele belli bir yaştan sonra hiiiiiç çekilmiyor!

Ha bu arada neden kepin yok kafanda derseniz, efendim bizim Amerikan özentiliğinden uzak frankofon okulumuzda kep takılmıyorMUŞ! Bence dünyanın en saçma şeyi... Hepimiz Hogwarts'tan mezun olan dev Harry Potter'lar gibiyiz! Üstelik 6 yıl dirsek çürüttüğün okuldan ayrılmak üzereyken o kepi fırlatmak ne de zevkli olurdu... Bence boğaza atarız kepleri diye vermiyorlar :P

Sanırım en çok canım okulumun boğaz kenarındaki kantinini ve manzarasını özlicim! Tabii sevdiğim insanları da! Ama onlarla bir şekilde irtibat içinde olacağımdan boğaz manzarası karşısında yaptığım keyifler listemin başında olacak bence!

Siz neleri özlüyorsunuz mezun olduğunuz okulunuza dair? Okul arkadaşlarınızla hala görüşüyor musunuz?


Friday, 13 April 2012

Flashback Friday!

Hellooo!

Yine ben.

Tıpkı bir blogger gibi sık sık yazıyorum farkında mısınız? =) Lütfen kayıtlara geçsin!

Zevzekliği bir tarafa bırakıp, yeni bölümümden bahsetmek istiyorum!

FLASHBACK FRIDAY!

Eğer tembelliğim engel olmazsa; bundan böyle (her hafta olmasa da) sık sık, Cuma günlerine özel, geçmiş günlerimden dem vuran, eski günlerimi yad eden postalar hazırlamak istiyorum müsadenizle ^_^ Daha doğrusu bir en fazla iki fotoğrafla geçmişten günümüze hede hödö blah blah... =) TRT'ye bağlamayayım şimdi =) You got the point.

Ve ilki ile karşınızdayım!

Çok da eski günlere gitmiyoruz aslında ilk postada... 5 yıl kadar öncesine ışınlanıyoruz; 18.08.2007.



52 kilo olduğum günler ^_^ Hey gidi!

Öhömm.. Neyse o konuya girmeyelim ;)

Düğünden sonra yakın arkadaşlarımızla bu halde bir bara atmıştık kendimizi :) Çooook da eğlenmiştik tipimden de anlaşılacağı üzere ^_^ 

O gün için kuzum GUTU ve eşi teee İzmir'den gelmişti :) 

Bir de bardan çıkmaya kalktığımızda kapıdaki bodyguardların kapıyı kapatıp bahşiş istediklerini, yüklü bir miktar verene dek de açmadıklarını hatırlıyorum! O gün zaten "pastanın kesmemesiyle" başlayan bir kabustu bizim için! 

------------

Eeee nasıl bu bölüm tutar mı sevgili izleyiciler? Devam edeyim mi Flashback Friday olayına? Hımmm???


peace.


nora


Monday, 9 April 2012

Pazartesi sendromuna gel.

Fiber internet teknolojisinin olduğu bir yılda yaşayıp, eve çekilen kablonun bir kaç blok ötemizde fareler tarafından 10 günde bir kemirildiği bir ironide yaşıyoruz bu sıralar.

İnternetimiz bir varmış, bir yokmuş kampanyasında, Turkcell Superonline ise dağa kaçmış.

Evden çalışan biri olarak belirtmeliyim ki, sadece Facebook'ta oyun oynamak gibi bir şımarıklıktan bahsetmiyorum... Ciddi ciddi ihtiyacım var. I need you like a rap video needs a hot chick. Period.

"A-ha buraya yazıyorum" derler ya, ben gerçekten de yazıyorum buraya; çıldırmamıza az kaldı!


Bir de yüzyıl süren kış mevsiminin üstüne yeni yeni havalar ısınmaya başlıyordu ki, bugün dünyanın en gri, en uyuz yağmurlu gününü geçirdik...

Bir de üstüne bu akşam sınavım olunca... 6'da çıkıp rezalet köprü trafiğini çekince... Ggggrrrrrrr....!!!

Şimdi normalde böyle bir durumda cep telefonunun internetini sadece acil işler için kullanıyoruz. Ama evrende bir kırılma yaratayım, cigolayt, megolayt gıdım gıdım saydığımız internetimizi tamamen fuzuli bir şekilde buraya içimi dökmek için kullanayım dedim. Belki teknolojiden yana şansımız döner.

Neyse efendim, görselsiz post olmasın diye dün çektiğim bir kaç kareyi de bu postaya çaktım =) Benim içim fena kararmış vaziyette belki sizin içiniz açılır ^_^

StudioNora'nın kapıları hafiften aralanmaya başladı... Royal Family'den bahsediyordum ya bir önceki postada... :) İşte devamı :

Sir Koci & Nana Hatun
Sir Koci & Sissy Hanım

(En en en yukarıdaki fotoğrafta da Akın'ın kızkardeşini görüyorsunuz)


İşte böyle.

Oh yazdım rahatladım :) Bugünlerde bloguma dönüş yaptım galiba :) Zırt pırt yazmak geliyor içimden ^_^

Eeee sizin Pazartesi'niz nasıl geçti? İyi geçen bir Pazartesi duymaya ihtiyacım var da!!!


Cheers.



nora 


Wednesday, 4 April 2012

Royal Family.

Benim çocuklarımın hepsi birer asilzade! 


Bakınız Şekil A.


Mumuk Efendi

Cappy Sultan

Sissy Hanım

Nana Hatun

Bi de aramıza son katılan

Sushi Hanım Kız


Gördüğünüz gibi hepsi birer paşa torunu, hepsinden asalet akıyor...

Tabii biri hariç!!!



Her sarayın bir de soytarısı olmalı ama değil mi? ^_^




Pawz.


nora

Tuesday, 27 March 2012

KAOS: Örümcek Ağı Gala + Afişler


Ayağımın tozuyla, galadan kocinin telefonla çektiği pozumla karşınızdayım ^_^ ( Arkamdaki posterin fotoları da bana ait, onu da belirtelim :P ) Ve bunun gazıyla sizleri daha fazla bekletmeden paylaşmak istedim bu heyecanı ^_^

Gala Hillside Etiler'de yapıldı ve çok keyifliydi! Filmde emeği geçen bir çok insan ve Tabir-i caizse "basın ordusu" da ordaydı diğer davetlilerle birlikte... Tıklım tıklımdı diyebilirim!

Televizyonda da görürsünüz ama ben önceden söyleyeyim, Rojda resmen göz kamaştırıyordu! Zaten sette ve afiş çekimlerinde de cidden beğendiğim güzellik, bu gece aşmıştı diyebilirim! Elbisesine ba-yıl-dım! Saçı, makyajı kıyafeti, her şeyiyle Oscar törenine layık bir görüntüydü.. Kendisine de bunu ısrarla belirttim bu gece! ^_^

Neyse çok uzatmayayım =)

Bir de fotoğraf çekimlerini yaptığım afişlerin sözünü vermiştim son postada, onları da hemen koyalım:






30 Mart'ta, yani bu Cuma vizyona giriyor film! Biz bu gece izledik, filmin ilk 10-15 dakikası içinde bi yerlerde beni de görüceksiniz mihihihihi ^_^ (Sesimi dublajladılar ama benim sesim zannetmeyin) Ha bi de kamera fazladan bi 150 kilo koyuyo, onu da görmezden gelin lütfen! =) Benim çektiğim bir kaç sahne de filmde mevcut bu arada, o da ayrı bir gurur oldu benim için! Film bitiminde isimlerin aktığı jenerikte de adımı (Nora Jartan) bir kaç yerde göreceksiniz! Öyle bitti diye hemen ayaklanmayın pliz! :P

Filme gidecekler yorum kısmında parmak kaldırsın, belki minnak bir sürprizim olabilir!!!

cheers.

nora

Saturday, 24 March 2012

Bi Nora vardı n'oldu ona?


Benim bir blogum vardı değil mi?

Unutmadım unutmadım... Eskiden tembellikten güncelleyemezdim, şimdiyse yoğunluktan yazamaz oldum... :/

Ne var ne yok bir yerinden dalıp anlatmaya çalışayım bakalım...


30 Mart'ta vizyona girecek olan Kaos Örümcek Ağı filminin set arkası fotoğraflarını çektikten sonra afiş çekimlerini de Gökhan Mumcu, Rojda Demirer ve Cemal Hünal'la birlikte gerçekleştirdik. Birazdan o afişlere özel bir posta hazırlayacağım :) Stay tuned.


Bir de billboard ve diğer tanıtım mecralarında kullanılmak üzere ayrı bir çekim gerçekleştirdik bir kaç hafta önce Stuntmax Team ile birlikte... Bu çocukların yapamayacağı şey yok! Uçuyorlar, dövüyorlar, dayak yiyorlar, atlıyorlar, zıplıyorlar... Onlarla çalışmak ayrı bir zevkli!

Geçtiğimiz günlere bir de Hayko Cepkin çekimi sığdırdım  ^_^ Bomba fotolar var... Paylaşmak için sabırsızlanıyorum!


Ha bir de bu aralar televizyonda TTNET Vitamin paketlerinin bir reklam dizisi dönüyor görmüşsünüzdür... O kampanyanın ve onun dışında yakında yine televizyonda göreceğiniz DAP Yapı'nın tango temalı reklam filminin ilan ve tanıtım fotoğraflarını da çektim. Yani bu aralar non-stop çekiyorum anlayacağınız :)

Tüm bu işlerden örnekleri (bu sefer gerçekten çok yakında) websiteme koyacağım ^_^ Söz! -_^

---------------

Bu kadar işin arasında bir de evimizi taşıdık biz!!! :O Ayrı bir yorgunluk, ayrı bir heyecan! Sonunda "müstakil" bir yaşam modülüne geçtik =) Zaten evin popülasyonu sebebiyle ( son rakamlara göre 5 kedi bir köpek) apartman dairesi zorluyordu bizi.. Eski evimi çok sevsem de artık zamanı gelmişti... ^_^

Taşındığımız ilk gün travmadan travmaya girseler de, artık alıştılar, Dobikler yeni evin keyfini çıkarıyorlar...

Like A Sir!

Cici evin en sevdiğim köşesi olmaya aday ^_^

Tabii dobiklerden bana fırsat kalırsa! =)


---------------

Ve bu arada okulun bitmesine 2 buçuk ay kaldı!!! Hala inanamıyorum! İçimden bir his kırmızı karlar yağacak, dünyanın sonu gelecek ve mezun olamayacaksın diyor! Eğer bunlar olmazsa 30 yaşıma çok az kala mezun olmuş olacağım hehehe ^_^ *wink**wink*


Şimdilik bu kadar gönül tostları! 

Eeee siz neler yaptınız ben ortalarda yokken?



Thursday, 16 February 2012

Duydunuz mu?






Canım arkadaşım Hesişkom'un biz muffinlerine son bombasını duydunuz mu???


En sağlam müşterilerinden biri olmayı düşünüyorum şahsen!!! Yıllardır ağlar dururum "bizde niye yogh?" diye ^_^ Her şeye üşendiğim gibi yurtdışından getirtmeye de üşeniyordum tahmin edersiniz ki ^_^

Bildiğin hizmet ayağımıza geldi yahu! Bu yaz sokakta rengarenk saçlar göreceğiz bence! =O_O= O çok kıskandığımız Hesionka pembesi de dahil!

Gökkuşağının her rengini denemeye hazırım ben!

Kozmoz by Hesionka ile ilgili daha fazla bilgi için:


cheers.

nora

Friday, 16 December 2011

Kaos: Örümcek Ağı Set Arkası Fotolar.

Arayı çok da açmayalım ^_^

Bugünlerde çekimleri devam eden aksiyon filmi Kaos: Örümcek Ağı'nın set arkası fotoğraflarını çektiğimden bahsetmiştim...

Nur Acar Tangün Photography'yi takip edenler çoktan gördüler örneklerini ama blogda yayınlamadan da olmaz!

Cem Gül'ün yönetmenliğini yaptığı filmde Gökhan Mumcu, Rojda Demirer ve Cemal Hünal başrollerde.


Gerisi fotoroman:














Tahmin edersiniz ki elimde bunlar gibi tonlarca fotoğraf var :) Hepsini bir postaya sığdırmak imkansız... Daha bol bol yazı çıkar bu set arkası fotolardan ;) İlla ki biraz daha fazlasını görmek istiyorsanız da sizi Nur Acar Tangün Facebook sayfasına alalım ^_^

Bu arada film sağlam aksiyon! Ben merakla bekliyorum açıkçası... 9 Mart 2012'de vizyona girecek...

Aaa! Bu arada, eğer sayın yönetmenim montajda atmazsa(!) filmde ben de minnacık bir rolde oynuyorum ^_^ Ama uyarayım, minnacık diyorum, pek bir şey beklemeyin! ;)

Eeee fotoğrafları gördükten sonra siz de merak ediyor musunuz artık? ^_^

Cheers.

nora

Friday, 9 December 2011

Ortaya karışık.

Yazacak çok şey var ama tahmin edersiniz ki bunları yazacak adam yok ;) Biriktikçe birikiyor, biriktikçe bayatlıyor, bayatladıkça yazasım gelmiyor.


( En sevdiğim fotolarımdan biri olan bu eseri canım yeğenim Berk'im çekmişti! )


O yüzden bir yerinden başlamak lazım diyerek bodoslama giriyorum =)
13 Ağustos'ta Nana'mın ameliyatından sonraki kontrolleri için gittiğimiz veterinerimize sığınmış bir dobiş bulduk. Kendisi 5-6 yaşlarında bir "Golden Retriever". Bir pet shoptan dolarlar sayılarak alınmış elbette. Ama bu kendisini sokakta bulmasına engel olmamış belli ki.

Neyse efendim, uzatmayayım, artık dilimde tüy bitti bazı şeyleri anlatmaktan. 

Çok uslu, "otur-kalk" gibi basit komutları bilen dünya tatlısı bir şey. 

Getirdik eve :D

Kedilerle zerre sıkıntı yaşatmadı bize. Hatta bizim zilli kedüşler baya bi patakladı Zeus'u ^_^

İlk haftalarda sahibini çok aradık, tüm ilanlara baktık, telefon ettik vs. ama bir şey çıkmadı.

Geçenlerde geçmişe dönük bir ilan buldum, aradım, %100 emin olmasak da detaylar tutuyordu ancak adam geri istemedi :S Zaten bahçede bakıyormuş da, aylardır kayıp olunca ümidi kesmiş de... falan.

Twitter'dan takip edenler biliyorlardı zaten ama sonunda bloguma da yazayım dedim.. Zeus da artık kocaman ailemizin bir üyesi ^_^
Kedi bakımı konusunda uzmanlaştıktan sonra köpek bakmak çok garip geldi bana :) Zeus hiç zor bir köpek değil, tuvalet eğitimi vs. her şeyi var, ama yine de kedüşlere göre o kadar pis ki :D Sürekli horlayan, geğiren, pırt yapan 40 kiloluk bir şey :D 

Ama o kadar saftirik ki, insan yine de kızamıyor hiçbir şeyine :) 

Zaten bizim kuduruk kedilerin yanında Zeus evin en uslu adamı oldu =) 




Köpek bakmanın en zor kısmından bahsederken herkes "ayyy günde en az 2 kere gezdirceksin, dert yaaa!" falan der. Size bir sır vereyim mi; işin en zevkli kısmı o gezmeler aslında!

Zeus sayesinde 2 yıldır oturduğum sitede hiç tanımadığım kadar çok insan tanıdım, her gün istesem de istemesem de yürüdüm, temiz hava aldım...

Çok şapşirik bir oğlumuz oldu işte velhasıl... Bizi bu ev bir süre daha idare eder ama böyle gidersek seneye bir şatoya taşınmamız gerekebilir :D


Efendim bir diğer mevzu da, benim vize sınavlarım... :( Aslında sınıf arkadaşlarımın vizeleri bitti ama ben geçen hafta belimi YİNE sakatlayıp hastanelik olunca 2 sınavıma giremedim ve bu hafta onlara girmem lazım.. Pöf!

Böyle daraldığım zamanlarda okuldaki son yılım olduğunu hatırlatıyorum kendime ve sıkıyorum dişimi... Ama o kadar bıktım ki okumaktan! :D Neyse ki 30'umdan önce, (29'umda) mezun olacağım eğer kırmızı karlar falan yağmazsa !


Neeeeeexxxxtttt! Bu aralar çekimleri devam eden bir aksiyon filminin sahne arkası fotoğraflarını çekiyorum fırsat buldukça... Çok keyifli bir iş ve elimde canavar pozlar var... Beni bıraksalar sette sabahlayabilirim o derece keyif aldığım bir iş... Ama bununla ilgili ayrı bir posta hazırlamalıyım. Stay tuned.


Aslında her yıl nerdeyse Kasım ayından başlar yeni yıl ruhu beni sarmaya ama bu yıl bir türlü giremedim havaya :(  Maddi-manevi bir sürü ıvır zıvır var kafamda... Kemiriyorum kendimi biraz bu aralar... Hani hep üstüste gelir ya aksilikler, şanssızlıklar, hah o dönemden geçiyoruz işte ailecek biz de... 

Neyse, sevmiyorum burda ağlak postalar yazmayı... 

Siz ne durumdasınız görüşmeyeli? Yeni yıl ruhuna girebildiniz mi?

cheers.

nora



Monday, 31 October 2011

Gıcık Pazartesi.

Pazar ertesi gıcıklığını ya da popüler deyimle "sendromu"nu yaşayanlara ithafen bu posta.

Hiç şikayet etmeyin!!! Tam bir "tabula rasa" kafayla sınava gidiyorum ben şimdi, halinize şükredin lütfen!!!

Ha inatla keyifsizseniz, sabah sabah keyfinizi yerine getirecek bir foto koyayım hemen...

Karşınızda Nanik!!!

(telefondan posta bu kadar oluyor)