Showing posts with label Sissy. Show all posts
Showing posts with label Sissy. Show all posts

Tuesday, 9 February 2016

Bekleme yapma, devam et! ;)


Beni affedebiliyy misiniz?? Hem payam var benim amca *puppy eyes*

Yazamadım bir türlü.

Ha diyeceksiniz ki ne oldu da yazamadın?

Bir sorun bakalım niye yazamadım? 

Hayır yazmadın da n'aptın?

Sekiz milyon iki yüz elli.... Sen bu parayı n'aaptın???

^_^

Açıklamam bu kadar :)

Neyse, döndüm.

Dilerseniz hiçbir şey olmamış gibi kaldığımız yerden devam edelim ;) 


Ne deysin, olmaz mı amca? 

Böyle zamanlarda aramız açılmasın diye şuralardan buralardan takip edebilirsiniz:

Nora Jartan: Twitter, Instagram

^_^

peace


nora

Tuesday, 26 January 2016

What's up?

Sissy


İnanın üşendiğimden değil...

Hayatımda 2016'nın ilk ayını dolduracak kadar bile aksiyon olmamasından yazamıyorum :)

Şikayetçi miyim? Hayır! Keyfimiz yerinde, her gün birbirinin aynısı ama keyifli olduktan sonra varsın aynısı olsun!

Sağlığımız da yerinde, salgın grip henüz bize uğramadı çok şükür...

Kedüşler dışarısı soğuk olduğu için pek çıkmıyorlar, enerjilerini evde atmaya çalışıyorlar.. Ev hafiften tımarhane kıvamına geliyor.. Kırılan, dökülen devrilen bitmiyor bu durumda :) Bi tısslamalar, bi yer kapmacılık, bi vayy sen benim yerime nasıl yatarsıncılık... ^_^

Amaaan ne yapayım, o kadar da olsun..

Hiçbiri canımızdan kıymetli değil ya...

Cappy

Geçen gün Zeyno 9 yıllık evlilik tarihimizin ilk duvar saatini hediye etti doğum günüm vesilesiyle :) Bu kadar yıldır evliyiz, karı-koca inanılmaz evcimeniz ama iş evi dekore etmeye gelince dünyanın en pinti iki insanına dönüşüyoruz :) 

Mobilyaya para harcamak istemiyoruz tamam, hayvanlar sağolsunlar 2 haftada pişman ediyorlar yeni bir şey aldığımıza... Ama en beceremediğimiz şey, duvarlar... Sonuçta kedilerin ya da Lulu'nun duvara bi zararı yok.. Hep "Dur ben bu duvar için şöyle bi illüstrasyon yapacağım, onu bastırırız" ile "ay dur ben bu duvar için şöyle fotoğraflar çekeceğim, onları bastırırız.." kafası yüzünden... 9 yılda kaç tane ev değiştirdik, duvarlar hep tabula rasa...

Nasıl özeniyorum başka insanlarda görünce.. Hayır bi de birimiz tasarımcı, diğeri fotoğrafçı yani... Duvarda bir santim boşluk olmamalı bu durumda evde bence :)

Terzi yine kendi söküğünü dikemiyor sayın seyirciler...

Neyse görümceden gelen bu hediyeyle ilk adımı atmış olduk :) Bugün astım saati, gaza geldim, bir sürü çerçeve alıp, salonu saçma sapan fotoğraflarla donatacağğumm ^_^

Fikir vermek isteyen varsa lütfen çekinmesin!


Cheers


nora


Sunday, 10 January 2016

Herkesin Pazartesi'si Kendine



Çok büyük ihtimalle siz bu yazıyı okuduğunuzda sendromların vazgeçilmez günü Pazartesi olmuş olacak.

Evet, Pazartesi diye bir gerçek var ve siz ondan nefret ediyorsunuz.

Beyaz yakaların kabusu olarak da bilinen Pazartesi'nin stresi Pazar gününden başlıyor kabul edin...

Halbuki Cumartesi ne güzeldi, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi ne yapacağınızı şaşırmıştınız :) Hatta Cuma akşamı iş çıkışı nasıl da bir "ohhh beee!" demiştiniz, hatırlasanıza?

Ne çabuk geçti haftasonu?

Been there, done that.

Siz çalışanlar için Cuma-Pazartesi arası yaşanan duygu iniş çıkışları neyse, benim gibi evde oturup el kadar bebesine bakan anneler için her gün bu durumun hızlandırılmış versiyonu!

Sabahın köründe başlayan mesaimiz, gün içerisindeki yüksek stres ve tempo sebebiyle akşama doğru yerini aşırı yorgunluğa bırakıyor. Yani bu durumda sabahtan akşama kadar bebekle geçen zamanı Pazartesi-Cuma arası mesainiz gibi düşünün.

Akşam olunca enerjinizin son damlasıyla saatleri saymaya başlıyorsunuz. Tıpkı siz çalışanların trafikte dakikaları saydığı gibi.

Ve sonunda yavrunuz uyuduğunda, ki bu sizin Cuma akşamı ruh halinize denk geliyor, bir ohh çekiyorsunuz... Sizin Cumartesiniz gibi biz de, gün içerisinde aklımıza gelip de yapamadığımız her şeyi bi anda yapmaya çalışıyoruz. Çocuğun uyuduğu saatleri nasıl değerlendireceğimizi şaşırıyoruz!

Evi mi toparlasam? Kaç gündür duş almadım, banyoya mı girsem? Şu tırnaklarımı artık keseyim! Ayy mutfağa gireyim en iyisi... Benim dizi noldu ya? Ne zamandır bi film izlemedim... Dur iki dakika Lulu'yla oynayayım... Offf saat kaç oldu, bir kaç saate uyanacak bu çocuk?!

Ve bizim Pazartesi'miz hiçbir şey yapamadan geldi bile.

Uykumuzu bile tam alamadık. :/

Her gün böyle.

Üstelik sizin işyerinde en azından molalarınız, öğle tatiliniz var. Tamam cennet değil belki işyeriniz ama en azından istediğiniz an kahvenizi de içebiliyorsunuz :)

O yüzden hiç şikayet etmeyin.

Bırakın müdürünüz söylensin, "deadline"lar sıkıştırsın, mail kutunuz dolsun taşsın...

Söylemesi kolay ama stres yapmayın!

Çünkü işler bitmez. O proje biter, yenisi gelir. Hepsi de eminim çok acil "finalize" edilmelidir.

Hiçbiri sizden, huzurunuzdan, akıl sağlığınızdan önemli değil.


O ZAMAN DANS!



RENK!




peace :)


nora


Friday, 20 February 2015

Kar Tatili!

Sanırım her yerin bembeyaz olmasını, kar yağmasını sevmeyen çok az kişi var.

İşte ben o az kişiden biriyimdir.

Herkes bir sabah uyandığında, bembeyaz bir manzarayla karşılaşmayı sevse de, ben o manzarayı görünce mutsuz oluyorum.

Tabii ki böyle hissetmemde bu soğukta sokakta kalmak zorunda kalan insan/hayvan her türlü canlıyı düşünüp vicdan azabı çekmenin de etkisi var.

Ama bu sene bana bir haller oldu sevgili seyirciler :)

Zannediyorum hormonların da etkisiyle, bir çok insan için kabusa dönüşen kar beni inanılmaz mutlu etti!

Ve kendime izin verdim, bu yıl kar yüzünden mutsuz olmayacağım!

( Yanlış anlaşılmasın, tabii ki bahçede baktığım kedüşleri sağlama aldım, ekstra korunaklı sığınma alanlarına her gün sıcak su torbalarıyla destekler, açık büfe mamalar, hatta onlara özel pişen tavuklar vs. yaptıktan sonra)

Ve geçen gün bahçenin tamamı kar altında kalınca ailecek keyif yaptık!

Zeus zaten tam bir kar köpüşü... İnanılmaz mutlu oluyor... Lulu ilk başta hoşlanmamıştı ama baktı biricik aşkı Zeus çok mutlu, onun da korkusu geçti :) Sissy'yi zaten önceki yıllardan hatırlarsınız, kar manyağı bir kedüş... Karnımda da bebiş, tam bir aile keyfi oldu...

Kısa bir video çekmiştik o gün, ben de iMovie'nin yardımıyla montajladım basitçe...

The Tanguns Gururla Sunar ^_^

NOT: Hiçbir kıyafetime artık giremediğimden rezil bir haldeyim, bir de hamile halimle hasta olmayayım diye ne bulduysam geçirmişim üstüme lütfen tipsizliğimi görmezden geliniz :)



Enjoy!

nora

Tuesday, 16 December 2014

Kuduruk Popolar Yeni Sezon


Yeni sezonda yine macera bizi bekliyor!!! =)






GoPro Hero 4 Test sürüşleri bunlar aslında... Shhh.... ;)



peace.



nora

Sunday, 23 February 2014

Pazar Postası!

Heya!

İç karartan bir hava, yarının Pazartesi olduğu gerçeğinin sinir bozuculuğu derken bugün pek de keyfi olmayanlara ithafen;

Crazy Cat Lady'niz gururla sunar!!!



"Based on a true story" olduğunu belirtmemde fayda var! Tam bir tavuk manyağı Sissy Hanım!

Bilgisayar başında bir şeyler karalarken bi baktım bu çıktı ^_^

Ha bu çıktı derken öyle yarım saatte çıktı zannetmeyin, baya bi uğraşmam gerekti, arka plandaki ıncık gıncık ne varsa hepsi dahil elceğizlerimle çizdim :)

Ve artık sadece muhteşem çizimler yapan insanlara değil, Cin Ali çizenlere bile ciddi bir saygı duyuyorum! :) Ne zor şeymiş!!!

Bu arada çizimi bitirdikten sonra Sissy'min şu fotosuna rastlamam da ayrı komik! :)


Evde ne zaman tavuk pişse aynı vukuatı yaşıyoruz... :)

Fırsat buldukça bizim kudurukların maceralarını çizeyim diyorum...

Ne dersiniz?


peace.


nora

Friday, 22 November 2013

Kaç olduk?

Etrafımdakilerin bana en sık sordukları soru:

"Evdeki pati sayısı kaç oldu şimdi?"

Mumuk The Kuduruk

İki basamaklı rakamlara geçtiğimizden beri bu soruyu hep geçiştiriyorum, ya da *politically correct* cevaplar vermeye çalışıyorum. ;)



Niye kasıyorsam?

3. kediden sonra zaten "manyak" gözüyle bakmaya başlamıştı herkes bize... ^_^

İşin aslı şu; hani siz bir hamur işi yaparken alabildiğine un koyuyorsunuz ya, heh biz de işte evimiz alabildiğince sokaktaki muhtaç durumdakilere açıyoruz kapımızı. ^_^

Ama artık bahçeli bir evde oturuyor olduğumuzdan, eskisi kadar zor olmuyor... Çoğu evi otel gibi kullanıyor zaten. Mesela Sushi zillisi artık sadece yemek yemek için uğruyor, iki sevdirip kaçıyor. Bazı günler gelmiyor bile...

Torunlardan sadece Avatar eve bağlı çıktı... O da garip bir bağlılık... Üst kapının önünde "Açın şu kapıyyyaaaaa!" diye ağlar, açarız, koşarak çıkar... Hooop dışardan alt kapıya dolanır, "Bu kapıyı da açıııııaaaannn!"... Ta ki bizi hayattan soğutana dek, bu şekilde bütün kapıların önünde isyandadır kendisi...

Son ütücü - Avatar ^_^

Cappy-licious

Bu kadar çok evcil hayvanla yaşamak elbette herkese göre bir şey değil... Tek bir hayvanın bile size nasıl bir sorumluluk yüklediğini düşünün... Bildiğin mesai harcıyoruz eşimle... Benim stüdyom evimin alt katı olduğundan, yani işim gereği kendileriyle daha çok haşır neşir oluyorum :) Ama zorlukları yok dersem yalan olur.

Doğal ortamında Sissy :)

En büyük sıkıntı tabii ki, temizlik! O_O Aslında çocuklarımı bahçeye salmadan önce sadece tüy problemimiz vardı... Onlar döküyorlardı, ben temizliyordum. Sonuçta kedi gerçekten de temiz bir hayvanat türü :) Şimdiyse tüy sorununa ek olarak, özellikle kışın, bir de çamur sorunumuz eklendi :) Hadi köpüşlerin patisini siliyorum dışardan girdiklerinde falan ama sıkıysa kedüşlerinkini sil :) Herhalde denesem hastanelik ederler beni ahahah ^_^ Zaten 10 küsür kedinin günde 1586 kez eve girip çıktığını düşünürseniz, matematiksel olarak da mümkün değil bu yöntem :) (Hala tam kedüş sayısını söylemiyorum yalnız ;)) 

Nana, nam-ı diğer Nanik!

O sebeple daha kolay olan, evin ortasında duran vileda yöntemini kullanıyorum :) Her bir kedüş eve giriş yaptığında "Kakılmıştır benim adım...!" anlayacağınız... :)

Mumuk'un pencere Qeyfi ^_^

Bir de bu kudurukları bırakıp bir yere gidememek gibi bir durum var tabii ki... Eğer şehir dışına gidilmesi gerekiyorsa eyvah! Birimizin evde kalması şart... Tatil falan? Zaten mümkün değil!

Sushi & Zeus

Sadece kedüşler varken yine de bir kaç gün bırakabiliyorduk da, Zeus'la Lulu'yu evde bırakıp gitmek diye bir alternatifimiz yok :)

Lulu & Zebuşka

Dışarı çıkan bir kedinizin olmasının bir diğer güzelliği (!) de, size olan sevgisini gösterme biçimi olarak, hediyeler getirmesidir... :/


Ben ki, bu eve taşınmadan önce böcek görsem tavana zıplardım, artık tam bir Amazon kadını oldum diyebilirim... Yukarıda görmüş olduğunuz gibi zavallılar bizim kedilerin kadrajına girdikleri an, işleri bitiyor... " Annecim sen bize çok iyi bakıyorsun, al ben de sana bunu avladım!" hediyesiymiş bunlar... Bence düşünmeleri yeter, gerçekten getirmeseler de olur!!! >.<



Aslında bu yazı daha çooook uzun sürer ama ben biraz yoruldum, şu Nanik gibi serileyim biraz koltuğa diyorum :) 

Siz de bu arada tahmin edin bakalım, evde kaç kişi olduk biz en son?

^_^

peace

nora


Wednesday, 16 January 2013

Busy bee!

Hola!

Şu an ne yapıyorum biliyor musunuz?

Ertelenen yarınki çekim işi için mutluluk dansı yapıyorum :)

Çekim Studio Nora'da yapılacak, ve şu an orası benim stüdyomdan atölyeme dönüşmüş durumda :)

Toplamaya çok üşeniyordum, bir sürü de paket hazırlamam lazım zaten.. :)

Oooohh süper oldu, şu an çayımı alıp bloglayacağıma, sağı solu topluyor olacaktım ki beni tanıyanlar bu konularda ne kadar üşengeç bir insan olduğumu bilir ^_^


Geçtiğimiz günlerde yağan karla ilgili tweet atmak, ne bileyim instagramda kahve fincanımızın kadraja girdiği pencere önü pozlar paylaşmak hepimizin göreviydi. :} 

Biz Sissy kızımla bir değişiklik yapıp kendimizi attık bahçeye =) 

Bu kadar güzel olunur diyorum! Evimizin en zeki kızıdır kendisi, dolayısıyla hep bi belaya bulaşmayı da başarır!


Sissy a.k.a Hover Cat ^o^

Zilli Sissy'm nasıl deli deli oynadı görmeniz lazımdı =) Kendisi hakkında bir meme yapmamı bile sağladı kuduruk!


Daha bir sürü canavar fotolar var, bi elden geçireyim onları da paylaşicim! ^_^


Bu arada kolyesine kavuşan paylaşıyor! Ben de inanılmaz mutlu oluyorum insanlarının boynunda benim elimden çıkan cicileri gördükçe!

Üretmek, ürettiğinin beğenilmesi, böyle bir şımartılma olamaz! ^_^





Trust Me I'm A Blogger en sevilenlerden :) 

Yeni yeni ürünler üzerinde çalışıyorum, çok yakında yepisyeni ciciler giricim! Azıcık sabır!

Bu arada Trust Me I'm A Blogger ve Batman kolyeler tükenmek üzere, son adetler! Kapanın elinde kalacak!

Farkındayım bu aralar sürekli bunlar hakkında konuşuyorum ama dedim ya, beni cidden heyecanlandıran bir proje.. İlgi görüyor olması da ayrı bir heyecan katıyor :) Bozuk plak gibi sadece bununla ilgili konuşmak, düşünmek geliyor içimden eheheh :)

Bu konuyla ilgili spamlerime katlanan sizlere ve başta Gutu'm, Hesi'm, Nes'im olmak üzere her türlü desteğini gösteren canım arkadaşlarıma buradan da teşekkür etmeliyim. Unuttuğum birileri varsa, ne olur kusuruma bakmasın, internet trafiğim o kadar yoğunlaştı ki, kafa oldu pelte! ^_^

Ha! Bir de bugün dünyalar cicisi Yeliz'in Dünyası'ndan paketim geldiiii!!! Şu an paylaşmicim çünkü kendisini ürünlerin çekiminde giymek istiyorum ^_^ Hani Mars'a falan gitmiş olabilirsiniz, gezegenimizden binlerce ışık yılı uzaktaysanız son yıllarda duymamış olabilirsiniz, aksi taktirde bu güzelliklerden bihaber olmanızı anlayamayacağım, Style Butik rocks!!!


Şimdilik bu kadar, folks!


cheers


nora



Saturday, 22 September 2012

Ehliyet Macerası!






Bir kaç ay önce ehliyet kursuna yazılmıştım yüzyıllık inadı bırakıp çünkü artık özellikle çekime gitmek/gelmek işkence olmaya başlamıştı sırtımdaki yüklerle vs. Kursun derslerine gidememiştim, etrafımdaki herkes de "amaaaaaaan son gece bi bak eski sorulara geçersin yeaaa çogh kolaaay!" dediği için de teorik dersleri çok ciddiye almamıştım açıkçası... Ta ki son gece gerçekten de sorulara bakana kadar... Ben zannediyorum "Arabanın ön panelindeki simit şeklinde olan, tekerlekleri döndürmeye yarayan alet nedir?" gibi sorular olacak, ben de totomla gülerek "meh mehh tireksiyon tabii ki!" diye yanıtlayacağım... Anaaaammm son gece bi gördüm soruları dedim ehliyet kursuna yazılacağıma Urduca kursuna yazılsaymışım!

Hayatım boyunca bir otomobil ile aramdaki en samimi ilişki en fazla sağ koltukta oturup radyo kanalını değiştirmek olduğundan mıdır nedir, tutuştum son gece... Youtube'dan motorla ilgili dersleri dinliyorum notlar alıyorum... Gece olmuş 3, ben olmuşum krank mili, piston, buji.... 

Bi ara sıkıldım, moralim düzelsin diye, ilk yardım testini çözeyim dedim... Çözmez olaydım! Fark ettim ki eğer başınıza bir iş gelecekse, dua edin yanınızdaki ben olmayayım!!! Bi şekilde kolunuz falan kırılsa benim sayemde bitkisel hayata girebilirmişsiniz, o kadar söyleyeyim!

Eeee trafik bölümüne ne demeli? 30 senelik yaya tecrübem var! Bravo bana! Kırmızıda durulup yeşilde geçildiğini öğrenmişim bi tek! 

Gecenin sonunda "ben bu kafayla bu yaşa kadar iyi gelmişim" dedim... =)

Bir saatlik bir uykuyla gittim sınava... 

Mezuniyetin ardından herhalde beni bir daha çocuğunu yolcu eder gibi sınava bırakmayacağını sanan koci götürdü tabii ki beni =) Hatta sınav bitene kadar oturup okulun bahçesinde de bekledi =) Umut dünyası işte, bu şoförlük günleri bitsin diye son çırpınışlar onunki de... ^____^

Sınavdan çıktım, bişiler yaptım orası kesin ama hala o "çogh kolay yeeaaaa!" diyen insanlara olan sinirim geçmemiş...

Neyse çok uzattım...

Düne kadar diyordum ki Ekim sonu bi daha girerim artık napalım...

Neyse ki gerek kalmadı =) Geçmişim çok şükür hepsinden... :) Aralarında çok zor sorular olsa da her bölümden 70 almak yetiyormuş... ( Motoru 90'la geçmişim yalnız, nasıl azim yaptıysam son gece! )  ^_^

Ama benden size tavsiye, sınavı o kadar da hafife almayın! En azından bi 3-5 gün çalışın ya da kursun derslerine gidin ki benim döktüğüm terleri dökmeyin! =)

Bu aralar da direksiyon derslerine gidiyorum bakalım, haftaya da onun sınavı var :S İnşallah beceririm! Araba kullanmak da inanılmaz zevkliymiş yahu! Şimdilik doksan yaşında nineler gibi olsam da sevdim açıkçası bu işi!

Ancak fark ettim ki yaş büyüdükçe insanın canı kıymete biniyor, eskiden olsa deli cesareti olurdu, kendime gereğinden fazla güvenirdim ama şimdi biraz çekiniyorum doğrusu... :/ Bol pratikle rampaların ustası olmayı planlıyorum, hele şu ehliyeti bir alayım! ^O^

Var mı aranızda benim gibi anlamsızca bu ehliyet alma işini erteleyen? Hımmm?



cheers.


nora



Monday, 9 April 2012

Pazartesi sendromuna gel.

Fiber internet teknolojisinin olduğu bir yılda yaşayıp, eve çekilen kablonun bir kaç blok ötemizde fareler tarafından 10 günde bir kemirildiği bir ironide yaşıyoruz bu sıralar.

İnternetimiz bir varmış, bir yokmuş kampanyasında, Turkcell Superonline ise dağa kaçmış.

Evden çalışan biri olarak belirtmeliyim ki, sadece Facebook'ta oyun oynamak gibi bir şımarıklıktan bahsetmiyorum... Ciddi ciddi ihtiyacım var. I need you like a rap video needs a hot chick. Period.

"A-ha buraya yazıyorum" derler ya, ben gerçekten de yazıyorum buraya; çıldırmamıza az kaldı!


Bir de yüzyıl süren kış mevsiminin üstüne yeni yeni havalar ısınmaya başlıyordu ki, bugün dünyanın en gri, en uyuz yağmurlu gününü geçirdik...

Bir de üstüne bu akşam sınavım olunca... 6'da çıkıp rezalet köprü trafiğini çekince... Ggggrrrrrrr....!!!

Şimdi normalde böyle bir durumda cep telefonunun internetini sadece acil işler için kullanıyoruz. Ama evrende bir kırılma yaratayım, cigolayt, megolayt gıdım gıdım saydığımız internetimizi tamamen fuzuli bir şekilde buraya içimi dökmek için kullanayım dedim. Belki teknolojiden yana şansımız döner.

Neyse efendim, görselsiz post olmasın diye dün çektiğim bir kaç kareyi de bu postaya çaktım =) Benim içim fena kararmış vaziyette belki sizin içiniz açılır ^_^

StudioNora'nın kapıları hafiften aralanmaya başladı... Royal Family'den bahsediyordum ya bir önceki postada... :) İşte devamı :

Sir Koci & Nana Hatun
Sir Koci & Sissy Hanım

(En en en yukarıdaki fotoğrafta da Akın'ın kızkardeşini görüyorsunuz)


İşte böyle.

Oh yazdım rahatladım :) Bugünlerde bloguma dönüş yaptım galiba :) Zırt pırt yazmak geliyor içimden ^_^

Eeee sizin Pazartesi'niz nasıl geçti? İyi geçen bir Pazartesi duymaya ihtiyacım var da!!!


Cheers.



nora 


Wednesday, 4 April 2012

Royal Family.

Benim çocuklarımın hepsi birer asilzade! 


Bakınız Şekil A.


Mumuk Efendi

Cappy Sultan

Sissy Hanım

Nana Hatun

Bi de aramıza son katılan

Sushi Hanım Kız


Gördüğünüz gibi hepsi birer paşa torunu, hepsinden asalet akıyor...

Tabii biri hariç!!!



Her sarayın bir de soytarısı olmalı ama değil mi? ^_^




Pawz.


nora

Monday, 27 June 2011

My babies have a message for you.





And get busted.


and


So that you can 


at the weekend. ^_^



peace.


nora