Showing posts with label Crazy Cat Lady. Show all posts
Showing posts with label Crazy Cat Lady. Show all posts

Sunday, 29 September 2024

Kisisel tarihim, naber?

Wow!

Sene olmus 2024, blogger mi kaldi, degil mi arkadaslar? 

Valla kalmis, ben dunyanin obur ucunda yaslanirken, blogum da burada oylece duruyormus. 

YouTube'a yeni video yukleyince 'blogger'da paylas' sekmesini gorunce, tiklayiverdim!

Eee gelmisken iki laf etmeden cikmayayim madem :) 

Kanada'ya tasinali, 8 yili gecti, ben 40'larima geldim, vatandaslik alindi, Turkce dagarcigim biraz bozuldu, ingilizcem umuyorum ki daha iyi bi yere geldi... Pandemi oldu, once Sissy'm sonra Cappy'm bu diyari terk etti (hala konusamiyorum bu konuda hickiriklara bogulmadan), tum algimiz degisti ama 3 senenin sonunda hicbir sey olmamis gibi davranmaya karar verdik kollektif olarak... 

Ama son bomba update'im (Turkcem bozuldu dedim size): 7 yildir basamaklarini tirmandigim corporate isimden bu Mayis ayinda ayrildim ve kendi sirketimi kurdum :))) 


Manyak miyim ben niye cillop gibi 9-5 isimi biraktim da yine yeni bir maceraya atildim? 

Eee biraz. 

Kisisel istatistigime dayanarak soyleyebilirim ki, benim hikayem full bu tarz riskler almak uzerine kurulu, bilen bilir, ve simdiye kadar oyle ya da boyle hep ileri gittim (en azindan bana oyle geliyor). 

Ya Turkce yazmayali cok uzun zaman olmus, ne desem kotu ceviri gibi duruyor! Neyse zaten kimsenin okuyacagini sanmiyorum bu postu, blogger'daki tek online kisi ben olabilirim su an :) 

Neyse efendim, 9-5 dedim ama aslinda gece gunduz kopek gibi calistigim isimden ayrilinca (insert burnout here) hayatta zevk aldigim bazi seylere de ayiracak vaktim oldu. 

Mesela YouTube kanalim. 

Iyi haber: YouTube'a fulltime dondum, her Persembe yeni video yayinliyorum. 

Kotu haber: Videolarim ingilicce :) Ve gocmenlikle falan uzaktan yakindan ilgisi yok. 

Hatta yillar icinde bir cok insana cidden faydasi oldugunu bildigim Express Entry / Kanada'ya nasil tasinilir vs. videolarimi arsivledim, artik maalesef yayinda degiller. 

10k + izlenmeleri vardi bazilarinin ama cok uzun zamandir gocmenlik sistemini takip etmiyorum dolayisiyla, verdigim bilgilerin guncelliginden asla emin olamiyordum, kimseyi de boyle hayati bir konuda yanlis yonlendirmek istemem, o yuzden o videolari kaldirmak bir nevi sorumlu bir davranisti. 

Ustelik artik bu noktada yillarin verdigi producer / director deneyimimle, o videolar - her ne kadar cok daha genc gorunsem de - genel olarak 'cringe' geliyordu bana :)

Neyse, simdi video / content creation uzerine icerik uretiyorum, amacim yine ayni: insanlara bildigim her seyi ogretmek! 

Sifirdan Premiere Pro, Photoshop, After Effects ve CapCut ogrenmek isteyenler icin videolar cekiyorum, yeni baslayanlar icin cok faydali olacagini dusunuyorum:



Buraya bir daha ne zaman donerim bilmiyorum ama hala ugrayanlariniz varsa cok merak ediyorum bi comment atin please :) 


Hadi optum!

N.






Tuesday, 16 December 2014

Kuduruk Popolar Yeni Sezon


Yeni sezonda yine macera bizi bekliyor!!! =)






GoPro Hero 4 Test sürüşleri bunlar aslında... Shhh.... ;)



peace.



nora

Friday, 17 October 2014

Delirmemek için...

Hem gündemi takip edip, hem de akli dengemizi koruyabilmemiz için, günde en az 2 doz kedüş/kopiş fotolarına bakmamız lazım.

Bu da benim kamu sağlığına bir katkım olsun!

Bizim evin yeni nesil kuduruklarından ortaya karışık...!

Afiyet Olsun!








Mutlu Haftasonları y'all!

peace

nora







Sunday, 23 February 2014

Pazar Postası!

Heya!

İç karartan bir hava, yarının Pazartesi olduğu gerçeğinin sinir bozuculuğu derken bugün pek de keyfi olmayanlara ithafen;

Crazy Cat Lady'niz gururla sunar!!!



"Based on a true story" olduğunu belirtmemde fayda var! Tam bir tavuk manyağı Sissy Hanım!

Bilgisayar başında bir şeyler karalarken bi baktım bu çıktı ^_^

Ha bu çıktı derken öyle yarım saatte çıktı zannetmeyin, baya bi uğraşmam gerekti, arka plandaki ıncık gıncık ne varsa hepsi dahil elceğizlerimle çizdim :)

Ve artık sadece muhteşem çizimler yapan insanlara değil, Cin Ali çizenlere bile ciddi bir saygı duyuyorum! :) Ne zor şeymiş!!!

Bu arada çizimi bitirdikten sonra Sissy'min şu fotosuna rastlamam da ayrı komik! :)


Evde ne zaman tavuk pişse aynı vukuatı yaşıyoruz... :)

Fırsat buldukça bizim kudurukların maceralarını çizeyim diyorum...

Ne dersiniz?


peace.


nora

Friday, 17 January 2014

Winter Mood!

Sanırım çoook uzun bir süredir kendim için fotoğraf çekmiyordum.

Çok sevdiğiniz bir şey işiniz olduğunda, keyif kısmını unutabiliyorsunuz. :/

Ee ofisten çıkacak fırsat da bulamadığıma göre, kendimi çekeyim madem dedim...

Veee ortaya "Winter Mood" adlı foto çıktı ^_^


Bir sonraki fotoğraf, sayın seyirciler, iş, aile, çoluk çocuk... Her ne sebeple olursa olsun, koşturmaktan bunalan gönül tostlarına gelsin....




peace.


nora

Wednesday, 6 February 2013

Meet Zuzu.

Son günlerde blogu iyice dükkana çevirdim, farkındayım :)

Ama ürünler sayesinde zırt pırt bloga girince, yazasım da daha çok geliyor. Ürünler beni daha iyi bir blogger yaptı.

Yes.

Güne Zuzu'mla başlayın diye gecenin bu saatinde gevelemek geldi içimden.

Zuzu'yla resmi olarak tanışmadınız. Tanıştırayım.

Kendisi bir Ağustos gecesi eşimin kullandığı arabanın önüne atlıyor. Gece ağzından kanlar gelerek eşimin kucağında acı içinde bağıran kediyi görünce kapıda, neler hissettiğimi anlatamam. Gerçekten beceremem anlatmayı, sanmıyorum.


24 saat açık veterineri Kadıköy'de bulup apar topar gidiyoruz.

Kimse umutlu konuşmuyor.

Üzerinden iki tekerlek geçmiş, umutlu olunacak bir durum olduğunu ben de düşünmüyorum. Karı-koca şoktayız.

O gece orada kalıyor, ilk müdahalesi yapılıyor, iç kanama için enjeksiyon, nefesi için oksijen veriyorlar vs.

Ertesi gün kendi veterinerimizi arayıp anlatıyoruz durumu. Görmemiz lazım diyorlar haklı olarak.

Zaten gece götürdüğümüz kliniğe gittiğimizde dünyadan bihaber insanlar karşılıyorlar bizi. Sorduğumuz sorulara cevap bile veremiyorlar. Yaptıkları işlemleri yazılı olarak istiyoruz ki kendi veterinerimize bilgi olsun, ama bunu bile yarım ağız, salla pati bir şekilde veriyorlar bize.

Borcumuzu ödeyip, kaçıyoruz oradan. Doğruca kendi veterinerlerimize gidiyoruz.



Orada gerekli müdahaleler yapılıyor, röntgeni çekiliyor vs.

Sonra biraz zor bir dönem bizi bekliyor.

Çünkü Zuzu felç kalıyor. Ama veterinerimiz daha ilk günden bize şunu söylüyor "Bu çocuk toparlar, 1-2 aya kalmaz tekrar yürür." 

Karşınızda ön patileriyle sürünerek ilerleyebilen, çişini kakasını bilinçsizce altına yapan ve bundan inanılmaz rahatsız olan bir hayvan var. Ama en azından nefes alışları düzeldi. Umutlanıyoruz. Yeter ki yaşasın, yürüse de yürümese de bakarız biz ona.

Her gün bize çok da yakın olmayan vetimize yolculuğa çıkıyoruz, eşim işten geliyor, arabadan dahi inmeden ben Zuzu'yla biniyorum ve gidiyoruz. Bir kaç saat orada kalıyoruz, tedavileri yapılıyor ve dönüyoruz.

Tam da Sushi'min doğum yaptığı dönem. Evin her yeri dolu. Ayakkabılığın olduğu evin girişinde minicik bir alan var. Orada bakıyoruz Zuzu'ya. Kimse gelmesin istiyoruz eve, oğlumuzun rahatı bozulmasın. Bir de "yuh artık, evin girişinde bile kedi mi bakıyorsunuz?" demesinler. Kendimiz de gülüyoruz halimize :)



Bir buçuk ay gibi komik bir sürede Zuzu yürümeye başlıyor. İnanılır gibi değil.

2-3 ay kadar sonra sadece kuyruğu çalışmıyor, ama onun dışında hiçbir sıkıntısı kalmıyor.

Çok kısa bir süre sonra kuyruk da tepki vermeye başlıyor.







Mucize demek isterdim ama değil.

Eğer eşim çarptıktan sonra basıp eve gelseydi ve o hayvan yolu sürünerek geçip, 2-3 ay kadar yol kenarında uzansaydı, ve tabii gökten yemeği düşseydi, kaka yaptığında mucizevi bir şekilde yara olmasın diye poposu temizlenseydi ve en önemlisi hiçbir tıbbi yardıma ihtiyaç duymaksızın kendi kendine iyileşseydi mucize olurdu, evet.

Çünkü bir hayvana arabayla çarptığınızda değil, onu alıp bir veterinere götürmediğinizde öldürüyorsunuz. Bilinçsizce çarpıyorsunuz ama bilerek öldürüyorsunuz. 

Ben bir taksinin bir yavru köpeğe çarpıp, aracından inip, arabasına bir şey oldu mu diye bakıp, hiçbir şey olmamış gibi binip gittiğini bile gördüm gözlerimle.

Şu anda Zuzu, 3 kilodan 5 kiloya çıkmış, sağlıklı, atletik ve kısırlaştırılmış bir erkek kedi. Deyim yerindeyse sapasağlam.

Geçenlerde zatürre olmayı başardı ve bizi yine biraz üzdü ama şu anda gayet iyi durumda. Tedavisi devam ediyor. Dışarı çıkması yasak.

Ve ben eşime hep aynı şeyi söylüyorum;


"Doğru arabanın önüne atlamış!"



peace

nora




Wednesday, 25 August 2010

New Series: Crazy Cat Lady


Now that Sissy has unpacked her stuff, we have 3 cats at home in total (still unbelievable when I say it out loud) so I thought I can simply call myself the Crazy Cat Lady =}

What can I say? The more the merrier?! Or wait... You can never have enough??

I dunno... Honestly, I don't care  ^_^

We are a big happy family, that's for sure =) And there's always something goin' on when you have those guys around so why not share them with you?  ^o^

To be continued...

nora