Thursday, 7 February 2013

Meet Zuzu.

Son günlerde blogu iyice dükkana çevirdim, farkındayım :)

Ama ürünler sayesinde zırt pırt bloga girince, yazasım da daha çok geliyor. Ürünler beni daha iyi bir blogger yaptı.

Yes.

Güne Zuzu'mla başlayın diye gecenin bu saatinde gevelemek geldi içimden.

Zuzu'yla resmi olarak tanışmadınız. Tanıştırayım.

Kendisi bir Ağustos gecesi eşimin kullandığı arabanın önüne atlıyor. Gece ağzından kanlar gelerek eşimin kucağında acı içinde bağıran kediyi görünce kapıda, neler hissettiğimi anlatamam. Gerçekten beceremem anlatmayı, sanmıyorum.


24 saat açık veterineri Kadıköy'de bulup apar topar gidiyoruz.

Kimse umutlu konuşmuyor.

Üzerinden iki tekerlek geçmiş, umutlu olunacak bir durum olduğunu ben de düşünmüyorum. Karı-koca şoktayız.

O gece orada kalıyor, ilk müdahalesi yapılıyor, iç kanama için enjeksiyon, nefesi için oksijen veriyorlar vs.

Ertesi gün kendi veterinerimizi arayıp anlatıyoruz durumu. Görmemiz lazım diyorlar haklı olarak.

Zaten gece götürdüğümüz kliniğe gittiğimizde dünyadan bihaber insanlar karşılıyorlar bizi. Sorduğumuz sorulara cevap bile veremiyorlar. Yaptıkları işlemleri yazılı olarak istiyoruz ki kendi veterinerimize bilgi olsun, ama bunu bile yarım ağız, salla pati bir şekilde veriyorlar bize.

Borcumuzu ödeyip, kaçıyoruz oradan. Doğruca kendi veterinerlerimize gidiyoruz.



Orada gerekli müdahaleler yapılıyor, röntgeni çekiliyor vs.

Sonra biraz zor bir dönem bizi bekliyor.

Çünkü Zuzu felç kalıyor. Ama veterinerimiz daha ilk günden bize şunu söylüyor "Bu çocuk toparlar, 1-2 aya kalmaz tekrar yürür." 

Karşınızda ön patileriyle sürünerek ilerleyebilen, çişini kakasını bilinçsizce altına yapan ve bundan inanılmaz rahatsız olan bir hayvan var. Ama en azından nefes alışları düzeldi. Umutlanıyoruz. Yeter ki yaşasın, yürüse de yürümese de bakarız biz ona.

Her gün bize çok da yakın olmayan vetimize yolculuğa çıkıyoruz, eşim işten geliyor, arabadan dahi inmeden ben Zuzu'yla biniyorum ve gidiyoruz. Bir kaç saat orada kalıyoruz, tedavileri yapılıyor ve dönüyoruz.

Tam da Sushi'min doğum yaptığı dönem. Evin her yeri dolu. Ayakkabılığın olduğu evin girişinde minicik bir alan var. Orada bakıyoruz Zuzu'ya. Kimse gelmesin istiyoruz eve, oğlumuzun rahatı bozulmasın. Bir de "yuh artık, evin girişinde bile kedi mi bakıyorsunuz?" demesinler. Kendimiz de gülüyoruz halimize :)



Bir buçuk ay gibi komik bir sürede Zuzu yürümeye başlıyor. İnanılır gibi değil.

2-3 ay kadar sonra sadece kuyruğu çalışmıyor, ama onun dışında hiçbir sıkıntısı kalmıyor.

Çok kısa bir süre sonra kuyruk da tepki vermeye başlıyor.







Mucize demek isterdim ama değil.

Eğer eşim çarptıktan sonra basıp eve gelseydi ve o hayvan yolu sürünerek geçip, 2-3 ay kadar yol kenarında uzansaydı, ve tabii gökten yemeği düşseydi, kaka yaptığında mucizevi bir şekilde yara olmasın diye poposu temizlenseydi ve en önemlisi hiçbir tıbbi yardıma ihtiyaç duymaksızın kendi kendine iyileşseydi mucize olurdu, evet.

Çünkü bir hayvana arabayla çarptığınızda değil, onu alıp bir veterinere götürmediğinizde öldürüyorsunuz. Bilinçsizce çarpıyorsunuz ama bilerek öldürüyorsunuz. 

Ben bir taksinin bir yavru köpeğe çarpıp, aracından inip, arabasına bir şey oldu mu diye bakıp, hiçbir şey olmamış gibi binip gittiğini bile gördüm gözlerimle.

Şu anda Zuzu, 3 kilodan 5 kiloya çıkmış, sağlıklı, atletik ve kısırlaştırılmış bir erkek kedi. Deyim yerindeyse sapasağlam.

Geçenlerde zatürre olmayı başardı ve bizi yine biraz üzdü ama şu anda gayet iyi durumda. Tedavisi devam ediyor. Dışarı çıkması yasak.

Ve ben eşime hep aynı şeyi söylüyorum;


"Doğru arabanın önüne atlamış!"



peace

nora




28 yorum:

zoitsa said...

O kadar tatlı bır oglan olmus kı zuzu.

ferulago said...

ağlayarak okudum resmen, gerçekten de doğru arabanın önüne atlamış

Zeynep said...

Sizin varlığınız onun için bir mucize, harikasınız :)

Pelin Ulca said...

ah bravo size:)ne mutlu zuzuya..

*SİMONE* said...

kesinlikle doğru arabanın önüne atlamış...

Madam Dö Gonç said...

Ne güzel insanlarsınız.

weba said...

Eşin ve sen nasıl meleklersiniz!
Zuzu da ne kadar şanslı.
Ofisteyim ve okurken gözlerim dolu.
Siz hep iyi olun Nora!

sparkling peach said...

nora, bu pisiciklerin dönüşümünü gördükçe gözlerim doluyor. ben de 4 sene önce dediğin gibi arka bacakları tutmayan bir kedicikle karşılaştım. gri olduğundan olsa gerek yol kenarında farkedemedim ve ne tesadüf ki tam kulaklığımda şarkı bittiği anda sesini duyup arkamı döndüm. arka bacaklarını sürüyerek bana doğru gelmeye çalıştı. tek gözü iltihaplı kör olmak üzere, tüylerinin yarısı dökülmüş, üzerinde bitler ve keneler vardı. orada yaşayan bir veteriner hanımla karşılaştım ve bana söylediği şey şu oldu: "at bunu zaten hastalıklı yaşamasına imkan yok." iyi ki onu dinlemedim ve kendi veterinerimize götürdüm. araba çarpmış, iç kanama iğnesiydi oydu buydu derken yapabileceklerimizi yaptık ancak hayvancağız o kadar uzun süre o halde yaşamış ki kalça kemiği yamuk bi şekilde kaynamıştı bile :/ ben bir süre kalçasındaki açık yarasına pansuman yaptım, her gün antibiyotiğini verdim, gözünü temizledim, damlasını damlattım ve bu yaşamaz denilen bebiş dört yıldır benimle. gözü iyileşti, ilk günlerde topallasa da sonradan koşmaya hoplayıp zıplamaya başladı :) dokunulduğunda kalçasında ufak bir yamukluk hissediliyor ancak hiç büyük bir sorunu kalmadı :) dünya tatlısı aşırı sevecen bir kedicikmiş. iyi ki benim karşıma çıkmış. iyi ki böyle kedicikler de senin karşına çıkıyor da sevgilerini gösterebilecekleri ve sevgilerini hakeden insanlarla yaşıyorlar :) çok uzun yazdım özür dilerim ama sana ve senin gibi insanlara çok teşekkür ediyorum :)insanlığa güvenim geri geliyor :)

yaprak said...

Tüylerim diken diken oldu.Şayet cennet diye bir yer varsa sen ve eşin ve o evin tüm patileri oranın en güzel yerini hakediyorsunuz Nora.Kocaman sarılmak istedim.Sarıldım say.O patilerin,ıslak burunların hepsini de öp benim yerime<3 !!!

Penguen'in Sepeti said...

Size sarılıp öpesim geldi :D

Normalde gittiğiniz klinik hangisi bilmiyorum ama eklediğim linkteki klinik 24 saat açık ve maddi hiçbir çıkarı hayvan sağlığının önünde tutmuyorlar...Evde 2 kedimiz var ve biz bunu sıkça deneyimliyoruz... Önceki kliniğimiz yavrularu karnında ölen kedimizi ameliyat edip elimizi verdiler...orada kalmadı bile evde uyandı kızcağızımız, ödediğimiz miktar bu sene ben doğum yaptım ve benim doğum masraflarımdan 200- 300 tl azdı :D Hani hayvanınki insanınkinden daha fazla olmalıdır neticede hayvandir mantığıyla bakmıyorum elbet olaya...Diğer kedimiz yaramazlık yapıp 4. kattan düştüğünde de linkini verdiğim kliniğe götürdük ve orada 1 gece kalmasına rağmen çok cüz-i bir miktar ödedik...çok isteselerdi de birşey demezdik fakat bu tavırları bize güven verdi...Zamanla gördük ki bir klinik mantığı kadar yardımsever mantığıyla çalışıyorlar...off ne çok yazdımmm bu arada Zuzuuuuuuu pek datlu....

Penguen'in Sepeti said...

Bu arada aynı yorum birden fazla gitmiş olabilir ..benim hatam değil google bu bir hata deyip durdu ...

Filizİ said...

Zuzu ne güzelmiş

Filizİ said...

Zuzu ne güzelmiş

Sweet Leaf said...

Oyyy. Gerçekten "doğru arabanın önüne atlamış" vallahi çok çok sevgi duydum size, elleriniz dert görmesin.

Aylin Katze said...

Harika bir anlatım olmuş. Cidden Zuzu için talihli bir talihsizlik olmuş. İçinizdeki merhamet, vicdan daim olsun..

Penguen'in Sepeti said...

http://www.facebook.com/pages/All-Animal-Veteriner-Klini%C4%9Fi/170994486250759?ref=ts&fref=ts

Lokum Hanim said...

Sen cok yakisiklisin MR. Zuzu :) altin kalbi nora ve ailesi <3

Nikki Twinkie said...

Çok iyi insanlar olmalısınız,en azından hayvanlara ve doğaya karşı ^.^ ah keşke benim de imkanım olsa da sokaklardan bir kedicik kurtarabilsem,şimdilik önlerine bir kap su koymakla yetiniyorum.

sibel said...

gerçekten harika insanlarsınız

mercan said...

ne demeli ..teşekkür etmeli size...

Acemi Terzi said...

Kurban olurum seni verene yavrum benimmmm agil agil agliyorum, Allah sizden yuz bin defa razi olsun, nasil guzel bir kedicik olmus nasil guzel...

Acemi Terzi said...

Kurban olurum seni verene yavrum benimmmm agil agil agliyorum, Allah sizden yuz bin defa razi olsun, nasil guzel bir kedicik olmus nasil guzel...

nora said...

@zoitsa Hep söylüyorum, sokaktaki en çirkin kediyi alın, iyi beslenme ve sevgiyle hepsi inanılmaz güzelleşiyor!

@ferulago Ah Ferucuğum, çok sanşlıyız ki tutundu hayata Zuzu'muz, aksini düşünmek bile istemiyorum :(

@Zeynep Çok teşekkürler :)

@Pelin Ulca çok sağolun :)

@Simone :) Di mi?

@Madam Dö Gonç Çok teşekkürler güzel sözleriniz için!

@weba Çok teşekkürler, maddi manevi kimi zaman zorlansak da gece yastığa başımızı koyduğumuzda rahat bir uyku çekebiliyoruz. Sizlerin bu güzel dilekleri sayesinde bir şekilde çözü buluyoruz, sağolun...

nora said...

@zoitsa Hep söylüyorum, sokaktaki en çirkin kediyi alın, iyi beslenme ve sevgiyle hepsi inanılmaz güzelleşiyor!

@ferulago Ah Ferucuğum, çok sanşlıyız ki tutundu hayata Zuzu'muz, aksini düşünmek bile istemiyorum :(

@Zeynep Çok teşekkürler :)

@Pelin Ulca çok sağolun :)

@Simone :) Di mi?

@Madam Dö Gonç Çok teşekkürler güzel sözleriniz için!

@weba Çok teşekkürler, maddi manevi kimi zaman zorlansak da gece yastığa başımızı koyduğumuzda rahat bir uyku çekebiliyoruz. Sizlerin bu güzel dilekleri sayesinde bir şekilde çözü buluyoruz, sağolun...

nora said...

@sparkling beach Ah ben de nasıl mutlu oluyorum sizler gibi insanları tanıdıkça! O at bunu diyen bir de veteriner olacak! Hayvanlara bir damla sevgi duymayan veteriner sayısı o kadar fazla ki! Çıldırıyorum bazen... Sokaktan bir bebeği aldığınızda evinize hele ki zor bir hayatı da olmuşsa, inanılmaz kıymet biliyorlar. Benim için kedinizin burnundan öpün lütfen!

@ yaprak Ah canım utandırma bizi :) Çok teşekkür ederiz, ne yapalım onlar mı bizi buluyor, biz mi onları bilemedim :) Hepsini öpüyorum, mıncırıyorum Yaprak Ablalarının yerine!

@penguen'in sepeti ahh biz de şimdiki vetimizi bulana kadar çok eziyet çektik. Sizin paylaştığınız yere hiç gitmedim, ama aklımızda bulunsun, çok sevindim hayvanlara yardım etmelerine. Çoğu yer ticari bakıyor, elbette para da kazanılacak, ama aslolan sağlık. Bunu ayırt edemeyen o kadar çok yer var ki :( Şimdiki veterinerimiz Etiler'de, Felis Vet. Kliniği, İsmet Bey ve Sevtap hanım hayatımda tanıdığım en iyi insanlar ve veteriner hekimler. Tartışmasız. Öyle ki eşim, "ben hasta olsam İsmet Bey'e gideceğim utanmasam!" diyor artık :) Ciddi bir hastalık (umarım hiç olmaz) veya komplike bir durum olduğunda şiddetle tavsiye edebilirim oraya gitmenizi. kendileri reklam yapmazlar, biz hasta sahipleri yaparız hep reklamlarını :)

@Filiz öyledir benim oğlum :)

@sweet leaf Çok sağolun, sizin bu pozitif duygularınız sayesinde hep güç buluyoruz ve bebiklerimiz de iyileşiyor, üzmüyorlar bizi :)

@Aylin Katze çok teşekkürler, harika bir ifade; talihli talihsizlik... :)

@Lokum hanım :) Üstündeki kir pas gidince, biraz da kilo alınca çıktı yakışıklılığı ortaya :)

@Nikki Twinkie Çok teşekkürler :) O verdiğiniz bir kap su ile, bizim yaptıklarımız arasında hiçbir fark yok inanın, hepimizin niyeti aynı. Ben şanslıyım ki eşim de bu konularda en az benim kadar duyarlı, imkanlarımızı zorlayabiliyoruz :)

nora said...

@acemi terzi çok teşekkürler! Ağlamayın lütfen, Zuzu'nun keyfi pek yerinde artık, hiçbir sıkıntısı yok! :)

buzdansiginak said...

ne kadar güzel bir çocuk olmuş :) sevgi her şeyi güzelleştiriyor demek ki. sizin gibi insanlara denk gelmesi ne büyük şans!

Tumtum said...

Ağlamamak elde değil,o duyguyu "bir şeyi çok sevenler" anlar sadece. Öğrenci halimle evimde 3 kediye bakıyorum, hepsine ayrı mama, ayrı şampuan, ayrı kum, ayrı yatak... Kendime göstermediğim ilgiyi onlara gösteriyorum, hekimimiz kızsa da "siz bu hayvanlara ne yaptınız, fazla şımartmışsınız, kendilerini insan sanıyorlar" dese de... Ben onlara verdiğim sevgiyi az bile buluyorum. Yeri geldi yüzümü tırmaladılar, kısırlaştılar, yatağımı çiş içinde bıraktılar, üşüttüler hekim hekim koştum, param yoktu ömrümde ilk defa insanlara yüz eğip borç istedim onlar için, onlar hasta oldu diye ben hastanelik oldum, sakinleştirici yedim... Bu kadar şeyi benim gibi sahibi varken yaşayan, dünyada sadece 50 cmlik yer kaplayan şu hayvanların, sahipsiz olanlarının başına gelenleri düşündükçe ağlamamak mümkün değil. Kedi sevmiyorum, yok kılı var, yok alerjim var diyen insanlara kızıyorum kendimce sonra da diyorum ki "Tüm kediler benim!"
Bir gün şans bana gülse, loto falan çıksa istiyorum... Çıksa da hepsini ben alsam evime :/