Showing posts with label blogger. Show all posts
Showing posts with label blogger. Show all posts

Tuesday, 9 February 2016

Bekleme yapma, devam et! ;)


Beni affedebiliyy misiniz?? Hem payam var benim amca *puppy eyes*

Yazamadım bir türlü.

Ha diyeceksiniz ki ne oldu da yazamadın?

Bir sorun bakalım niye yazamadım? 

Hayır yazmadın da n'aptın?

Sekiz milyon iki yüz elli.... Sen bu parayı n'aaptın???

^_^

Açıklamam bu kadar :)

Neyse, döndüm.

Dilerseniz hiçbir şey olmamış gibi kaldığımız yerden devam edelim ;) 


Ne deysin, olmaz mı amca? 

Böyle zamanlarda aramız açılmasın diye şuralardan buralardan takip edebilirsiniz:

Nora Jartan: Twitter, Instagram

^_^

peace


nora

Tuesday, 19 January 2016

Haşırt Tu Dı Blekbord!



Çok sağlam cortladım! ^_^

Bir gün kaçırınca gerisi çorap söküğü gibi geldi...

Haftasonları aksıyor yazma işi biraz.. Haftaiçi rutininde daha kolay bazı şeyler.

Olsun, bazı günler çifter çifter yazıp telafi ederiz. ;)

Bazen resmen rahat batmış da kendime iş çıkarmışım gibi hissediyorum ne yalan söyleyeyim ^_^

Hayır niye her gün diyorsun? Haftada 1 gün de?

İki günde bir yazıcam de?

Yok olmaz, durup dururken hayatı kendine zorlaştırmazsan hiçbir kıymeti yok.

Neyse.

İşte geldim burdayım.

Yakında çok süper bir yazı ile karşınızda olacağım hepiniz affediceksiniz beni.

Hepiniz derken?

Bi allahın kulu da merak edip sormadı bu kız her gün yazıcam dedi, kaç gündür niye yok diye?

O da sizin ayıbınız olsun!

^_^

peace

nora

Wednesday, 13 January 2016

Yazamamak.



Cicili bicili yazılar hazırlamıştım size.

Sosyal medyanın diğer mecralarında hışımla siyasi paylaşımlar yapsam da, bu blog kişisel hayatımdan pozitif paylaşımlar yaptığım, insanların okurken keyif almasını istediğim bir yer oldu hep.

Ama bu ülke içimizde olumlu ne varsa öldürüyor artık.

İnsan pozitif bir şey paylaşmaktan utanacak duruma gelir mi? 

Gelir.

Ne yazayım ben şimdi?

Her gün göz göre göre ölenleri mi anlatayım burda?

Çocuklar ölmesin diyeyim de terörist mi ilan edileyim bu yaştan sonra?

İstanbul'un göbeğinde patlayan bombanın bizi şaşırtmayacak kadar normalleşmesini mi yazayım?

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.

" Hala dünyayı istila etmeyen uzaylıların da allah belasını versin!"


peace


nora

Friday, 1 January 2016

Bir de burdan yakalım.



Fark ettim ki, ben bu işi başarmak istiyorsam, telefonumdan da bloguma yazı girebilmeliyim.

Daha önce defalarca saçma sapan uygulamalar indirmiştim ama hepsinde insanı yazı yazmaktan soğutan eksiklikler vardı.

Bir önceki yayını Blogaway uygulamasında yazdım örneğin. Her şey iyi hoş, basit bir uygulama..

Zaten çok fazla beklentim de yok ama kardeşim fotoğrafın etrafına o attığın çerçeve nedir ya?

Düşünsenize yazılımcısınız, koskoca blogger için bir uygulama yapmaya karar verdiniz, çok fazla rakibiniz yok belli ki binlerce insan indirecek ve siz para kazanacaksınız.

"Blogger'ın arayüzündeki halihazır özelliklerin 5'te 1'ini uygulamaya entegre etsek yeter abi!"

Eyvallah.

"Yani insanlar yazı girebilsin en önemlisi bu!"

Doğru.

"HA AMA GİRDİKLERİ FOTOĞRAFIN ETRAFINA İNCECİK Bİ ÇİZGİ ATMAYI UNUTMAYIN BEYLER! BU ÇOK MÜHİM!!!"

WTF??!!

Gıcık oldum vesselam. Üşenmedim gittim bilgisayardan fotoğrafı tekrar girdim.

Ama uygulamadan da soğudum haliyle :/

Bloggeroid adında başka bir tane indirdim. Bakalım bu nasıl gıcık edecek beni?

Sizin bu iş için tavsiye edebileceğiniz bir uygulama varsa alırım bi dal.

Cheers.

nora

Monday, 11 November 2013

1st World Problemz de Nora.

Heya millet!

Bu blogu hala takip eden var mı bilemiyorum ama bugün baktım Gutu'cum bloguna bir posta girmiş, hemen gaza geldim, eksik kalmayayım, ben de yazayım, benim neyim eksik dedim ve voila! Burdayım :)

Yalnız, sizin farkedemeyeceğiniz bir durum var. Bu yazıyı çok zor şartlarda yazıyorum arkadaşlar.

Çok ciddiyim.

Anlatayım.



Iphone'u terk edip, tam bir Android insanı olduğumdan mıdır nedir, Apple benden intikamını caaanım  bilgisayarımın bembeyaz, havalı mı havalı kablosuz klavyesini sebebini bulamayacağımız bir şekilde bozarak aldı. *1 dakikalık saygı duruşu*

Eee malum; bir Apple kablosuz klavye satın alacağıma iki çocuk okuturum mantığıyla, önce gittim Migros'tan bir paket sigara fiyatına plastiklerin yüz karası bir klavye satın aldım.

Güzelim iMac'in önünde kapkara plastik haliyle, harflerin at nalı büyüklüğündeki çirkinliğiyle, klavyeden çok daktilo hissi veren, üvey evlat gibi sırıtan yeni klavyeme içten içe gıcık olsam da, pintiliğimle gurur duyuyor, "sonuçta aynı işi görüyor?!" diyerek kendimi avutuyordum.

İLK SIKINTILAR

Önce kullandığım programların kısayollarıyla ilgili sorunlar baş gösterdi. Photoshop'un neredeyse tüm fonksiyonlarını kısayollarla kullandığımı düşünürseniz, bu sorun hayatımı bir anda alt üst edebilirdi. En kötüsü de, yeni klavyedeki CTRL tuşunun yeriydi.

Çok zor günler geçirdim dostlar. :(

İnsan bir şeyin değerini kaybedince anlarmış ya, hah ben onu, Apple klavyedeki ses tuşlarını kaybedince yaşadım.

meğer hayat onlarsız ne zormuş... ZÖPEEİİĞĞNNNKKK diye insanı sandalyesinden sıçratan bir video açtığınızda sesi kısamamanızın çaresizliğini düşünün...

VE BEKLENEN SON

Tüm bu sıkıntılara göğüs gerip, bu çirkinlik abidesine alışmaya başlamıştım ki; bir paket sigara fiyatındaki bu klavye bana neden bir paket sigara fiyatında olduğunu ispat etmek istercesine, bir hafta geçmeden zınk diye bozuldu... :/

SON ÇARE

Artık çaresizdim...

Evin bir köşesinde yer kaplayan asla kullanmayacağımızı düşündüğüm bembeyaz, kablolu, Apple marka bir klavyemiz daha vardı. Sorun kablolu olmasında değildi elbette, bilgisayar hayatına Commodore 64 ile başlayan biri olarak bunu dert etmezdim.

Bu klavyenin, daha büyük bir sorunu vardı.

(gerilim müziği arttır)

Kendisi bir F KLAVYEYDİ!!!

Evet gönül tostları, bu yazıyı size bir F klavyeden yazıyorum.

Ben bu yazıya başladığımda mevsimlerden bahar idi, şimdi kış oldu... Saçlarıma aklar düştü... Ben yaşlandım ama yazı bitmedi :(

Fakat 27 inch'in önünde nasıl görünüyor derseniz, yeni gelin gibi!!!


Sanırım önemli olan da bu???!!! ;)



Peace!



nora





NOT: Fotodaki Blogger broşu bir *noramore ürünüdür :) Reklamları izlediniz... ;)





Wednesday, 16 January 2013

Busy bee!

Hola!

Şu an ne yapıyorum biliyor musunuz?

Ertelenen yarınki çekim işi için mutluluk dansı yapıyorum :)

Çekim Studio Nora'da yapılacak, ve şu an orası benim stüdyomdan atölyeme dönüşmüş durumda :)

Toplamaya çok üşeniyordum, bir sürü de paket hazırlamam lazım zaten.. :)

Oooohh süper oldu, şu an çayımı alıp bloglayacağıma, sağı solu topluyor olacaktım ki beni tanıyanlar bu konularda ne kadar üşengeç bir insan olduğumu bilir ^_^


Geçtiğimiz günlerde yağan karla ilgili tweet atmak, ne bileyim instagramda kahve fincanımızın kadraja girdiği pencere önü pozlar paylaşmak hepimizin göreviydi. :} 

Biz Sissy kızımla bir değişiklik yapıp kendimizi attık bahçeye =) 

Bu kadar güzel olunur diyorum! Evimizin en zeki kızıdır kendisi, dolayısıyla hep bi belaya bulaşmayı da başarır!


Sissy a.k.a Hover Cat ^o^

Zilli Sissy'm nasıl deli deli oynadı görmeniz lazımdı =) Kendisi hakkında bir meme yapmamı bile sağladı kuduruk!


Daha bir sürü canavar fotolar var, bi elden geçireyim onları da paylaşicim! ^_^


Bu arada kolyesine kavuşan paylaşıyor! Ben de inanılmaz mutlu oluyorum insanlarının boynunda benim elimden çıkan cicileri gördükçe!

Üretmek, ürettiğinin beğenilmesi, böyle bir şımartılma olamaz! ^_^





Trust Me I'm A Blogger en sevilenlerden :) 

Yeni yeni ürünler üzerinde çalışıyorum, çok yakında yepisyeni ciciler giricim! Azıcık sabır!

Bu arada Trust Me I'm A Blogger ve Batman kolyeler tükenmek üzere, son adetler! Kapanın elinde kalacak!

Farkındayım bu aralar sürekli bunlar hakkında konuşuyorum ama dedim ya, beni cidden heyecanlandıran bir proje.. İlgi görüyor olması da ayrı bir heyecan katıyor :) Bozuk plak gibi sadece bununla ilgili konuşmak, düşünmek geliyor içimden eheheh :)

Bu konuyla ilgili spamlerime katlanan sizlere ve başta Gutu'm, Hesi'm, Nes'im olmak üzere her türlü desteğini gösteren canım arkadaşlarıma buradan da teşekkür etmeliyim. Unuttuğum birileri varsa, ne olur kusuruma bakmasın, internet trafiğim o kadar yoğunlaştı ki, kafa oldu pelte! ^_^

Ha! Bir de bugün dünyalar cicisi Yeliz'in Dünyası'ndan paketim geldiiii!!! Şu an paylaşmicim çünkü kendisini ürünlerin çekiminde giymek istiyorum ^_^ Hani Mars'a falan gitmiş olabilirsiniz, gezegenimizden binlerce ışık yılı uzaktaysanız son yıllarda duymamış olabilirsiniz, aksi taktirde bu güzelliklerden bihaber olmanızı anlayamayacağım, Style Butik rocks!!!


Şimdilik bu kadar, folks!


cheers


nora