Showing posts with label yeni yıl. Show all posts
Showing posts with label yeni yıl. Show all posts

Wednesday, 9 January 2019

Yeni yıl, eski ben.


Her sene olduğu gibi, bu yıl da, 'new year resolutions' kisvesi altında kendime bloga daha sık yazacağıma dair gerçekleşmeyeceğini hepimizin bildigi sözler verdim... Ve ilk postayı Ocak ayinin 9'unda ancak giriyorum :)

Her Aralık ayında, özellikle de yeni yıla girerken genelde müthiş bir pozitif enerji yumağına dönüşürüm. Ama bu yıl tatsızım. Caresiz dertler degil, zamanı gelince paylasirim da. (Kanada ile alakalı sanmayın, hatta iyi ki buradayım dediğim bir mesele.)

Amaan neyse, ilgi budalaligi yapmak icin yazmadım, sadece genel olarak, 'bitchy' bir tip olursam kisisel algılamayın, isyanım size degil hayata :)

Iste bu ruh halindeyken yukarıda fotografını gördüğünüz takvimi görünce mağazada, 'Hah!' dedim, 'Tam da ihtiyacım olan şey buydu!' :)

Instagram story'lerimde sık sık yapraklarını kopardikca paylaşıyorum, merak eden gelsin >>> @norawashere

Simdilik bu cephede anlatacak fazla bir şey yok, müthiş ilginç hayatımda bir seyler oldukça buraya ugrayacagim tabii ki, söz!


Cheers,


N.

Wednesday, 6 January 2016

Kanyon

Atmosfer henüz çok değişmeden bir an önce paylaşayım istiyorum.

Yeni yıl zamanı yolunuz Kanyon'a düştü mü?

Benim Aralık ayında bir kaç kez düştü.

Sanırım şimdiye kadar gördüğüm en iyi yeni yıl süslemesini Kanyon yapmıştı. Gerçekten masalsı bir ortam yaratmışlar.


İstisnasız herkes en alt kattaki yapay karlarla kaplanmış mini göletin etrafında fotoğraf çektiriyordu.

Hatta eşim kahve almaya gittiğinde oğlumla beklerken, bir ömrümüze yetecek kadar selfie çeken insan gördük diyebilirim :)


Instagram hesabımı takip edenleriniz bu fotoğrafı görmüşlerdir zaten :) Minik kutup ayısıyla soğuk demiyoruz geziyoruz.. Tabii bu fotoğrafı çektiğimde gerçek kar henüz yağmamıştı, biraz o yüzden de alışveriş merkezini o halde görünce büyüleniyordu insan.


Fotoğraflar maalesef cep telefonuyla çekildi, 8 kiloluk bir tostosla gezdiğimden Marky'mi yanıma almayı aklımdan bile geçirmiyorum bu aralar ^_^


Aslında ilk gittiğimde bu alanda buz pateni sahası vardı, çekmemişim onu. Sonradan gittiğimde tasarım pazarı kurulmuştu. Noramore olarak belki Uzy büyüyünce biz de orda yer alırız ilerleyen senelerde ;)



Efendim buraya kadar Kanyon tanıtımı gibi oldu farkındayım. Ancak benim bu blogda para / hediye vs. karşılığı yazı yazmadığımı eski takipçiler bilir. Yeni gelenler için de belirtmiş olayım, kendi markam olan Noramore dışında reklam almıyorum ^_^ Eğer bir mekanı, bir ürünü anlatıyorsam tamamen babamın hayrına, gerçekten beğendiğim ve tavsiye etmek istediğim için yazıyorum. Bu da burda dursun.

Zaten birazdan bahsedeceğim konu ile bunun bir tanıtım yazısı olmadığı çıkacak ortaya...

Yıllardır, en sevdiğim alışveriş merkezi olarak Kanyon'u söylerim. Ferah, havadar, şık, sakin olduğu için diğer AVM'lerden çok seviyordum. Ta ki, bir bebek sahibi olana kadar.

İnanır mısınız bilmem ama Kanyon'un otoparkına bebek arabasıyla inmeniz imkansız. 

Asansör ilk kata kadar var.

Yürüyen merdivenin ise ilk kattan itibaren önüne kocaman demir duba koymuşlar, hani alışveriş arabalarını çalmayalım diye koyarlar ya, ondan. 

Doğal olarak otopark katlarına bebek arabasıyla inemiyorsunuz. 

Çok saçma di mi?

Bence de.

Diyelim ki insan değil, Zeyna'sınız; bi kolunuzla çocuğu sırtladınız, diğer kolunuzla da bebek arabasını yüklenip bir şekilde dubayı atlattınız ve geçtiniz. (Ki bence mümkün değil geçemezsiniz)

Peki ya engelliler???

Onlar ne yapacak?

İstanbul'un göbeğinde, Levent'te bir alışveriş merkezi bunu yapıyorsa...

Bence korkunç bir şey, üstelik tasarımıyla da övünen bir mekan bu konuyu düşünmemiş olabilir mi? 

Hoş, asansör olan yerlerde de sağlıklı, gencecik insanlardan biz bebeklilere ve engellilere sıra gelmiyor o ayrı konu... Ben Uzay gelene kadar, hamileliğim de dahil olmak üzere, asansör kullanmak nedir bilmiyordum, çoğu yerin asansörünün nerde olduğunu bile bilmem. Gerçekten anlayamıyorum bu insanları.

Bugünkü yazı da böyle tatsız bitsin.

Belki okuyan biri olur da, dank eder.

peace

nora




Friday, 1 January 2016

İlk Günden Fiyasko!!!

Yılbaşı kombinim ^_^

Arkadaş tamam bu "her gün blog yazma" macerasını beceremeyeceğiz dedik de, ilk günden de kaçırılır mı? ^_^

Yılbaşı gecesi sabah 5'e kadar oturursan kaçırılır tabii!

Neyse, saat 12'yi henüz geçmemişcesine yazıcim...

Umarım hepinizin yılbaşı gecesi planladığınızdan da güzel geçmiştir.

Benimki tam da istediğim gibi geçti...

Sıcacık evimde, televizyon karşısında, ev yapımı rus salatası dahil muazzam bir sofra eşliğinde, eşim ve oğlumla birlikte keyif ötesi bir gece oldu.

Elbette 2 yılın üstüne içtiğim 1 kadeh beyaz şarabın da etkisiyle ;)

Benim yılbaşı anlayışım her zaman PTT olmuştur. En deli zamanlarımda bile " yılın 364 gecesi dışarı çıkabilirim ama yılbaşı gecesi asla!!!" derdim. Nitekim arada arkadaşların ısrarlarına dayanamayıp dışarı çıktığım 31 Aralık geceleri bu felsefemi ispatlamak istermişçesine berbat geçmiştir.

Dün gecenin bir diğer özelliği de elbette yavrumla ilk yılbaşımız olmasıydı. Sağolsun kendisi de bunu kutlamak için sanırım 23.30'a kadar uykuya direndi ^_^ Ama annesi "lan bu çocuk zaten az uyuyor, yeni yıla uyanık girerse b*ku yeriz!" anlayışına dayanarak üstün bir çabayla kendisini uyuttu :)

Maalesef çehresi oldukça değişen memleketimin televizyon kanallarında eskisi gibi yılbaşı programları olmadığı için biraz buruktuk. Hoş ülke bu haldeyken zerre eğlence programı olmamalı belki de. Ben artık kendi akıl sağlığım ve büyütmeye çalıştığım yavrucuğun etkilenmemesi için gündemle ilgili hiçbir şeyi takip etmiyorum. Son 2 yılda bir ömre yetecek kadar acı gördük ve görmeye devam ediyoruz ne de olsa.

TV8'de O Ses Türkiye izledik ailecek. ( Normalde biliyorsunuz hep belgesel :P ) Yılbaşı eğlencesi iştahımızı doyurdu, yalan yok.

Yine de gözler bir dansöz aradı tabii.

Bu kadar geç yatınca, ertesi gün sabahın köründe müthiş bir enerjiyle uyanan Uzay ponçiğine bakmak ise tam bir işkenceye dönüştü doğal olarak ^_^ Öğlene kadar yarı kapalı gözlerle ilgilenebildiğim oğlumu öğleden sonra babasına teslim edip yatağa yapışmamla, akşama kadar uyumuşum :)

Yeni yıla bir garip başladık bakalım :)

Sizler neler yaptınız yılbaşında? Keşke otursaydım evimde, ya da keşke çıkıp dağıtsaydım dediniz mi?

Peace.

nora

Wednesday, 30 December 2015

MUTLU YILLAR!



Yılbaşı bebesi Uzay, mutlu yıllar diler!


Hepimizin böyle saf, masum ve naif bakışlar atabileceği bir yıl olsun.

Geçen yıl çok şiştik.

#bitartık2015


Her yıl olduğu gibi, bu yıl da gaza gelip kendime "yeni yıl hedefleri" belirleyeceğim elbette :)

Bunların bir kısmını ilk haftalarda gaza gelip yarım yamalak da olsa gerçekleştirirken, büyük bir kısmı içinse kılımı dahi kıpırdatmayacağım ^_^

Artık birbirimizi kandırmanın bir anlamı yok! :D

Bu hedeflerden sizi ilgilendiren bir tanesi var ki... KESİN BECEREMEYECEĞİM :)

Olsun, yine de hedef olarak koyayım, ne demişler;

Aim for the moon
Even if you miss
You'll land among the stars

Efendim, amacım 2016'da her gün (ama her allahın günü!) bloguma minik de olsa bir posta girmek!

"Ya bıragghhh!" dediğinizi duyar gibiyim ^____^

Hepinizi utandırıcam!

Görürsünüz!


İYİ SENELER!


nora

Monday, 18 November 2013

Fav time of the year!



Bizim dükkan yeni yıla erken girdi :)

Bir an önce kendinize ve sevdiklerinize bu cicilerden alabilin diye!




Oldum olası Aralık ayına ve yılbaşı kutlamalarına etrafımdaki insanlardan çok daha fazla heves etmişimdir... Doğum günümün de 28 Aralık olmasının büyük payı var elbet. 

Ailem sağolsun hep katakulliye getirip doğum günümü yılbaşı gecesiyle birlikte kutladı ben eşek kadar olana dek. Ne zaman eşek kadar oldum, isyan bayrağını çektim :) 

Uzun zamandır doğum günü değil bildiğin doğum haftası kutluyorum... Çocukluk travması diyelim ve çok didiklemeyelim bu durumu isterseniz? ^_^ 

Hoş, geçen yıl 20li yaşlara veda ettiğim için "doğum günüm bir an önce gelsin" hevesinden uzak bir yıl oldu bu yıl benim için ama :)  

Öhömm.. Neyse oraları da kurcalamayalım... ;)




Bu yıl yine de yılbaşı ruhuna erken girdim diyebiliriz... Daha Kasım'ın ortasındayız ama ben çam ağacını kurup, evi ışıklarla donatmamak için zor tutuyorum kendimi :)

Komşular "Ne görgüsüzmüş arkadaş!" demesin diye, şimdilik kurmuyorum ışıkları, ağacı... :) Enerjimi onun yerine noramore'a yeni yıl konseptli ürünler tasarlamaya yönlendirdim ve voila! İşte bu koleksiyon çıktı ortaya...



Fırsat bulabilirsem, önümüzdeki haftalarda eklemeler de yapmayı düşünüyorum açıkçası, hızımı alamadım çiziyorum da çiziyorum ^_^ İpucu vermem gerekirse, broş tarzı eklemeler olacak bunlar ;)


Yeni Yıl Koleksiyonu için çok kısa bir de foto çekimi yaptık eşimle onca işimizin arasında, ciciler boynunuzda nasıl duracak görün istedim... 

Bir nevi "Ne giydim?" postası oldu, ben de yazayım ayrıntısıyla:

Kolye: www.noramore.com *kıps* 
Elbise: Görümceden arak 
Eldiven: Forever New
Bere: Paris'te bir sokak satıcısından ^_^

Yukarıdaki ürünleri ve daha fazlasını görmek istiyorsanız, sizi şöyle alalım:

www.noramore.com


peace!


nora